Her 24 Kasım’da 7 den 77’ye herkesin öğretmenlik mesleğinin kutsallığı hakkındaki görüşleri, mesajları kaplar her yeri. Devlet adamları, Millî Eğitim Bakanlığı yetkilileri, bakanlar sayfa sayfa öğretmenlik mesleği güzellemeleri yaparlar. Öğretmenler çok itibar etmezler konuşulanlara ve o günlerde verilen mesajlara. Çünkü hepsi lafta kalacaktır ve hepsi o güne has güzellemelerdir.

Yapılanı da es geçmemek adına 24 Kasım Öğretmenler Günü’ne ait gerçek olan birkaç icraatı bazı kurumlar başlatmıştır. Mesela PTT’nin kargo indirimi, THY’nin uçak bileti ve TCDD’nin tren bileti indirimi. Lakin öğretmeni memnun edecek, iyi ki öğretmenim detirtecek hiçbir somut icraat görülmez bugünde. Sadece süslü sözler ve bilindik övgüler.

Son Millî Eğitim Bakanımız Ziya Selçuk Bey’le birlikte öğretmenlik mesleğinin itibarının düzeltilmesine dair bir ümit belirdi eğitimcilerde. Eğitimci kimliği ile bakanlığa Ziya Hoca’nın gelmesi eğitim camiasında, “Mesleki itibarımız iade edilir, maaşlarımız nitelikli hâle gelir, eğitimin, eğitim yöneticilerinin, okul idarecilerinin birikmiş sorunları artık çözülür bu dönemde.” diye bir beklenti oluştu. Ve bu iki yıllık süreçte ihtimal azalsa da beklenti hâlen devam ediyor.

Bakan Bey’in il toplantılarında sosyal medya üzerinden yaptığı öğretmen buluşmalarında eğitimcilerle yakın diyalogları, eğitimcilere ve mesleğe yönelik övgü dolu sözleri, eğitimcilerle toplantı çıkışlarında selfie çektirmeleri ve öğretmenlere yönelik sıcak tavırları farklılık arz ediyor ve eğitim camiasına hâlen umut veriyor.

İki yıl önce büyük bir heyecanla açıklanan 2023 Eğitim Vizyonu’nun en önemli maddelerinden biri de Öğretmenlik Meslek Kanunu’ydu. 2023 Eğitim Vizyonu açıklandığında kulağa çok hoş gelmişti. Bakan Bey’in Öğretmenlik Meslek Kanunu, öğretmenlik mesleğinin ve eğitimimizin geleceği açısından büyük bir öneme sahip konuşmaları ilgi uyandırmıştı.

Öğretmenler arasındaki ayrım kaldırılacak, öğretmen mesleğinin saygınlığı artırılacak ve yasal bir düzenlemeyle öğretmenlik mesleği sağlam bir zemine kavuşturulacak, maaşlar lisans mezunu en düşük memur maaşı olmaktan kurtarılacaktı.

“Öğretmenliğin itibarı, öğretmenliğiyle gurur duyan bir bakan döneminde değil de ne zaman korunacak, ne zaman yasası çıkacak?” sorusu eğitim camiamızda çokça sorulur olmaya devam etmektedir.

“Öğretmenliğin itibarı, öğretmenliğiyle gurur duyan bir bakan döneminde değil de ne zaman korunacak, ne zaman yasası çıkacak?” sorusu eğitim camiamızda çokça sorulur olmaya devam etmektedir.

Öğretmen Görüşleri ve Bakanlıktan Beklentiler

Şuurlu Öğretmenler Derneği(ÖĞ-DER) Erzurum Şubesi yöneticileri olarak okullardaki idareci ve öğretmenleri ziyaret ediyor il ve ilçe idarecileri, okul müdürleri ve öğretmenlerin görüşlerini, sorunlarını ve çözüm önerilerini sık sık dinliyoruz. Bu ziyaretlerde çokça dile getirilen sorunlar ve çözüm önerilerini yazılı hâle getirerek dergi aracılığı ile Bakanlığımıza sunmak gerekirse özetle şunları yazabiliriz.

  1. 657 Sayılı DMK’dan kazanılan haklar baki kalmak kaydıyla öğretmenlik mesleğinin itibarını ve statüsünü artıracak şekilde Öğretmenlik Meslek Kanunu biran önce çıkarılmalıdır.
  2. İnsan mühendisliği yapan bir öğretmenin maaşı kamudaki bir mühendisin maaşına çıkarılması eşitlenmesi zorunluluktur. Lakin Türkiye’de yeni başlayan bir öğretmen lise mezunu bir bekçiden bile az ücretle çalışmaktadır. Mesleğe itibar kazandırılması konusunda bakanlığımız, maaşları iyileştirmekle işe başlamalıdır.
  3. Defalarca eğitimcilere söz verilen 3600 ek gösterge yürürlüğe konulmalıdır.
  4. Maaşlarda vergi kesintisi kaldırılmalıdır.
  5. Öğretmene şiddetin ve tehditin cezası kanunlarla ağırlaştırılmalı, yasal koruma getirilmelidir.
  6. Okul idareciliği kadro hâline getirilmeli, okul yöneticilerine 4 yıl sonra il içi ve dışı tayin hakkı mutlaka verilmelidir. Okul idarecilerinin maaş ve ücretleri iyileştirilmelidir.
  7. Eğitimcilerin meslekte ilerlemesini sağlayacak, eğitimcilere araştırma ve kendisini geliştirme imkânı kazandıracak kariyer sistemi mutlaka getirilmelidir.
  8. Eğitimcilere yönelik veli ve öğrencilerin iftirası had safhada. Mahkeme kapılarında cinsel istismar, FETÖ gibi konularda iftiraya uğramış, onlarca yıl hapis cezası almış çok sayıda eğitimciden bahsediliyor. FETÖ konusunda ve “Kadının beyanı esastır.” deyip ağızsız dilsiz istismar konusunda iftiraya uğrayan eğitimcilerle ilgili bakanlığımızca masa kurulmalı, adlî takip ve yardımlar yapılmalıdır. Eğitimciler iftiraya kurban verilmemelidir.
  9. Hangi temel mesleklerin sözleşmelisi, ücretlisi var ki bu kutsal öğretmenlik mesleği mensuplarına bu ayrım reva görülüyor? 100 bin civarında öğretmen açığı varken neden bu kadrolara atama yapılmıyor da hem öğretmenlerimizi hem de eğitim sistemimizi erozyona uğratan sözleşmeli, ücretli vs öğretmenlik modelleri hâlâ dayatılıyor?
  10. Ücretli öğretmenlik emek sömürüsüdür, eşit işe eşit ücret verilmesi gerekir. Ücretli öğretmenlik kalkmalı, vekil öğretmenlik gelmeli! Ücretli uygulaması ile 1000 TL ile öğretmenlik yapan eğitimciler üzerinden mesleğin saygınlığı azaltılıyor. Bu durum kaliteyi de düşürüyor. Ücretli öğretmenlere aşağılanmanın, hor görülmenin, mobbingin âlâsı yaşatılıyor.
  11. Ücretli öğretmenlere verilen sözler de tutulmadı. Kadro bir kere verildi. Bekleyen, açıkta kalan yüzlerce öğretmen var. İyileştirme sözü verildi, ders saati başına 1 lira zam yapıldı. Asgari ücretin altında yarım sigortayla çalışıyoruz deniliyor. Ücretli öğretmenlik insan hakları ihlali ve ayrımcılıktır. Öğretmenleri kadrolu – sözleşmeli – ücretli diye kategorilere ayırmak, aynı görevi yapan, aynı okul mezunu öğretmenlere farklı ücret ve hak uygulamaları Anayasamızın eşitlik ilkesine aykırıdır. 2021 atamasının 60 bine çıkması yönünde çok büyük istek ve beklenti var. Umarız gerçekleşir ama atama bekleyen genç öğretmenlerimiz, çok daha önemli olan kadro dağılımının adil olmasını bekliyor.
  12. Üniversiteyi başarı ile bitirmiş, KPSS’den geçerli notu almış öğretmen adaylarının mülakatta elenmeleri vicdanları yaralamaktadır.
  13. Özel sektörde emek veren öğretmenlerin özlük hakları düzeltilmeli. Devlet okulundan daha fazla performans gösteren özel okul öğretenlerinin düşük ücretlerle haftada 40-50 saat derse girmesinin önüne geçecek tedbirler alınmalıdır.
  14. Hiçbir şey olamazsam öğretmen olurum mantığı ile herkesin seçebildiği bir meslek olmamalı. Bu mesleğe yetenekli, istekli, başarılı ve yüksek puanlı gençlerin seçmesinin temini şart. Polislik ve askerlikte olduğu gibi ön mülakat sistemi oluşturulmalı. Okulunu okuyup mülakata almak yerine okumadan önce mülakata almak daha doğru olur diye düşünüyoruz.

Eğitimde değerlerine bağlı, dünya ile yarışabilecek nitelikli bir genç yetiştirebileceğimiz uzun vadeli eğitim sisteminin kurulduğu, eğitimin ve eğitimcilerin yıllardır süren sorunlarının çözülüp, mesleki itibarının kazandırıldığı, eğitim yöneticilerinin haklarının geri verildiği, okullarımızın öğrenci sayısına orantılı bir bütçeye sahip olduğu günleri görmek ümidiyle tüm eğitimcilerimize başarılar diliyoruz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz