Eğitimin özüne ilişkin açık yüreklilikle bir değerlendirme yapmak için zihin açıklığı gerekiyor. Bu gerekliliği temin için her eğitim-öğretim yılı başlangıcında yapılan dua; “Allah zihin açıklığı versin” oluyor. Bu dua kabul olunca, zihin açıklığının anahtarı olan; eleştirel düşünce kabiliyeti devreye giriyor. Bu kabiliyeti herkes için devreye alacak bir müfredata sahip miyiz? Maalesef sahip değiliz çünkü eleştirel düşünme becerisini hızlı test çözme kabiliyetinden daha önemsiz kabul eden bir eğitim sisteminin ese(i)riyiz.

Bir öğrencinin geleceği; yılsonunda yapılan birkaç saatlik sınav stresine mahkûm edilmemelidir. O halde; bilgi sorumlu kılmalıdır. Bunun için önce bilginin “hâl dili”ne dönüşmesi gerekiyor. Hâl dili, önce yeni bir bakış açısı, sonrasında davranış biçimini değiştirecek seçenekler sunar. Zorlamaz, ikna eder. çünkü, en önemli mesaj insanın kendisidir. Bu mesajı vererek öğrencilerin hayattan koparılmasına dur diyecek bir içerik aranıyor. Bu içeriği üretecek eğitim süreci, her bir öğrencinin kişisel özelliklerini göz önünde bulundurmalı ve potansiyelini açığa çıkarmalıdır.

Bu noktada öğrencilerin, ihtiyaç duydukları sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif alanlardaki etkinliklerin de müfredat gibi yıllık planlanması önem arz etmektedir. Bu ise ihtisaslaşmaya ve yeteneklerin geliştirilmesine verilecek önemle gerçekleşebilir. “Gaziantep’te gastronomi, Konya’da tarım, Ağrı’da hayvancılık, İzmir’de turizmcilik, Zonguldak’ta madencilik, Karadeniz Bölgesi’nde balıkçılık, Akdeniz Bölgesi’nde spor ve Marmara Bölgesi’nde teknoloji ve Ar-Ge liseleri gibi bölgesel özellikler dikkate alınarak” özel eğitim veren kurumlar açılmalıdır.

Eğitimcileri sadece alan bilgisine dayalı değil, farklı alanlarda yetkinliklerine kapı açacak bir biçimde yetiştirmeliyiz. Çünkü milenyum kuşağı; “anlatma, göster” diyor ve anlatan değil, yaşayan ve örnek olan rol-modeller bekliyor. Parçadan bütüne giden bir metotla ve bunu besleyecek bir multi-disipliner bir yaklaşımla yol alabilirsek, öğrencilerimizi hem zihin hem de yürek açıklığına kavuşturabiliriz. Zihin açıklığı, merkeziyetçi anlayışın dışında kalmayı başarabilen ve öğretmenlerine özerk bir alan açabilen kurumlarla karşılanabilir. Bu gerçekleri velilere açık yüreklilikle anlatabilecek kurumlar aranıyor?

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz