© Milli Şuur

Etik ya da ahlaki erdemler diyebileceğimiz moral değerler kimi zaman doğuştan kazanılırken kimi zaman da süreç içerisinde edinilen değerlerdir.
Doğuştan kazanıldığı ifade edilen bu kazanımlara karakter, tıynet veya şahsiyet de denilir. Bundan dolayıdır ki “kişi yedisinde ne ise yetmişinde de odur” denilmiştir. Başka bir ifade ile can çıkar huy çıkmaz tespiti de doğuştan edinilen birtakım değerlere işaret etmektedir.
Bunlar ne gibi değerlerdir diye düşündüğümüzde; dürüst, güvenilir, mert, cesur, munis ve benzeri müspet hasletler anlaşılabildiği gibi bilakis kaypak, sahtekâr, namert, korkak ve hırçın misali evsaf da anlaşılabilir…

Yukarıda saymaya çalıştığımız temel karakteristik özelliklerin bilahare değişikliğe uğraması çok zor, hatta imkânsız olabilir. Ancak süreç içerisinde zamanla şartlara ve ortama göre takınılması gereken bir takım insani ve vicdani değerler ciddi bir eğitim ve sosyal çevre ile mümkündür. İşte sözün burasında başta aile olmak üzere arkadaş çevresi, okul ortamı, sosyal çevre ve medya oldukça önemli rol oynar…

Ailenin etkisi
Öncelikle aile ortamına baktığımızda çalışan ebeveynin gerekli ihtimamı evladına gösteremediği diğer ailelerin de bir yerde çocuklarına yetmediği aşikârdır. Zira çocuklar anne baba ile hemhal olmaktan ziyade iletişim kurdukları akran ve arkadaşlarıyla birlikte olmayı seçmektedirler. Bu noktada ev içerisindeki her bir birey kendi iç dünyasına kapanıp ama oyun oynamakta, ama birileriyle yazışmaktadır. Çoğu zaman anne babayı dinlemedikleri için duymamaktadırlar.

Aile içerisinde başka bir problem ise farklı yaşlarda birkaç çocuk varsa ve bunlar da farklı okul, dershane ve başka ortamlarda bulunup da değişik zamanlarda eve girip çıkıyorlar ve ayrı sofralarda yemek yiyorlarsa aile fertlerinin evin otel gibi kullanılması dışında bir araya gelmesi de imkânsızlaşıyor .
Arkadaş ve akran grubuna gelince bunlar son zamanlarda aileden daha etkin bir iz bırakarak, çocukları daha çok olumsuz yönde sürüklemektedir. Zaten birçok çocuk arkadaş ve akranlarını aile bireylerine tercih etmektedir ki, böylesi bir durumun da moral değerleri negatif anlamda tesir altında bıraktığı apaçıktır…

Çocuklarımız at yarışında mı?
Okul ortamına gelince, çocukların adeta bir at yarışına sokulmuş gibi günübirlik, hazır, ucunda menfaat gözetilen birtakım sınavlara kanalize edildiğinden dolayı dününden bihaber ve geleceğinden endişeli bir insan profili karşımıza çıkmaktadır.
Adı milli eğitim de olsa okullarımızda nerdeyse tamamen öğretim yapılarak, eğitim mütemadiyen ıskalanmıştır. Öyle ki, öğrenci nerede, ne zaman ve ne şekilde davranacağını kestirememektedir. Bu sebepten dolayıdır ki alabildiğine patavatsız, gailesiz, sorumsuz ve kişiliği oturmamış bir yapıyla karşılaşıyoruz.

Bilgi Kirliliği
Korkunç bir bilgi kirliliğiyle karşı karşıya kalan bu kalabalık öğrenci kitlesi zamanla yaşadığı gibi inanmaya başlayarak; “böyle de olabiliyormuş” noktasına gelebilmektedir…
Sosyal paylaşım ağları ve çevreye gelince, de etik durum çok daha vahimdir. Çünkü piyasa maskelerini takan münafıklarla dolmuş taşıyor…
Hiç kimsenin asıl çevresini göstermediği; çıkarını, keyfini ve zevkini öncelediği günlerde yaşıyoruz maalesef…
Bütün bu hengâmelerde ahlaki erdemlerle donanıp da bunları bulunduğu ortamlarda toplumsal genel ilkelere uygun bir şekilde sürdürebilmek o kadar zorlaşmıştır ki, bunun için kişiler “saldım çayıra Mevlam kayıra” havasına bürünmüş gözükmektedir…
Bütün ayrıntılarıyla ortada olan akıbetin hayırlı olması elbette ki dileğimizdir. Fakat böyle bir gidişattan iyi bir sonuç beklemek de beyhude olsa gerek…
Çözüm bağlamında anne babaları da evladıyla birlikte yetiştirecek eğitim kurumlarımızın dini, tarihi ve kültürel arka planımıza uygun bir şekilde millileşmesi kaçınılmazdır. Ya değilse? matlup olan yarınlarımızı teslim edeceğimiz bir nesli yetiştirmemiz muhaldir.
Oysaki kâinatın en büyük mucizesi hayatımızın kullanma kılavuzu olan Kur’an’ı Kerim gibi bir kaynağımız ve Resulullah (s.a.v.) gibi bir modelimiz vardır ki buna rağmen ahlaki değerler noktasında bir çürümüşlük ve çöküntü yaşıyor olmamızın izahını yapamayız, nitekim yapamıyoruz da…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz