Uzmanlar, günümüzde hemen her konuda yapılan “aşırı değerlendirmeler” ile konuların tartışılmasının “toplumsal zihni esir aldığı”nı vurguluyor. Bu noktada eğitimcilerin, kendi yönetim mantığının zihni modelini sorgulama zamanı geldi.
Hem bu esaretten çıkış adına hem de gelişmelere hazırlık adına, kurum içinde bir “atölye” kurulması önerilmektedir. Zamanın iplerini elimizden kaçırmadan, yeni gündeme sahip olmak adına kurulacak her atölye, beş önemli alanda, metotlu çalışmaları sistemli biçimde masaya yatırmalıdır.
İlk olarak, “literütür taraması” yapılmalıdır. Dünya genelinde yönettiğimiz kurumun bulunduğu alanla ilgili haberler, tematik çalışmalar taranmalıdır. Bu noktada sektördeki uzmanların, akademik çalışma yapanların, araştırmacıların açık bilgileri derlenmelidir.
İkinci olarak; alandaki eğilim, fırsat ve tehlike analizleri yapılmalıdır. Literatür Analizi’nde sektörle ilgili belirlenen eğilimlerin ne gibi “fırsat” ve “tehlikeler” oluşturabileceği masaya yatırılarak alternatifler ve öngörüler geliştirilmelidir.
Üçüncü olarak; konunun imkân ve kısıtları belirlenerek ilgili kurumun “yapısal ve ekonomik özellikleri” analiz edilmelidir. Dünya genelindeki konjonktürel etkiler, ülke özelindeki yönetim düzenlemeleri ve kurumun donanım yeterliliği karşılaştırılmalıdır.
Dördüncü olarak; iş birliklerini ele almak önem taşır. Kamu açısından teşvikler, rakipler açısından rekabet perspektifi geliştirilir. Siyasi irade, bürokrasi, medya ve sivil inisiyatifler boyutunda etki oluşturma çabaları güçlendirilir. Bu konuda sadece yöneticilerin değil, yönetimde bulunanların da iş birliklerinde etkili olması sağlanmalıdır.
Beşinci olarak; izleyici değer, beklenti ve davranışları izlemelidir. Kurum ölçeğinde kalite-fiyat-maliyet denge raporları sonrası gelir/gider ve kâr/fayda analizleri ile karşılaştırmalı, üstünlükler netleştirmelidir.
Atölyeler; kalite, marka ve itibar konularında yönetim mantığının zihnî modelinin yeniden sorguladığı yer olmalıdır. Böylece “yol haritası” belirginleşecek, bireyler “kendini yeniden üretmesini bilen” bireylere dönüşerek “yetkinlik geliştirme” yaklaşımına sahip olacaktır.
İşin esasını etkileyen atölye metodu ile oluşacak “yol haritası ve yetkinlikler” sayesinde, hayatı yönlendirmek ve farkındalığı artırmak kolaylaşacaktır. Zira “Akıllı adam aklını kullanır, daha akıllı adam başkalarının da aklını kullanır.”