Geçtiğimiz günlerdi, bir dükkâna uğradım. İşimi görürken gözüm karşı dükkândaki yarı silinmiş yazıya ilişti. Kapanan bir eczanenin camında “emninet mensupları” yazıyordu. Hakan kardeş şurada ne yazıyor diye sordum. Cevaben “emniyet mensupları” dediğinde, dikkatle bakmasını söyledim, yineledi. Yanlış görüyorsun dedim. Birkaç kere tekrar etti aynı yanlışı.

Emninet yazıyor, ikincisi de “n” oysa “y” olması gerekir. Sahi dedi. Ben onu yıllardır hep doğru olarak gördüm ve okudum.
Şimdi rahmetli Erbakan Hocamızın ifadesi tam yerli yerinde değil mi? “En tehlikeli yanlış, doğruya en yakın olanıdır.”
O yüzden daima uyanık ve dikkatli olmak gerekiyor. Yoksa birçok yanlışı doğru zannediyor, hatta fanatik derecede savunucusu oluyoruz zamanla. Daha tehlikelisi hakka karşı kulaklarımızı tıkıyoruz, dinlemiyoruz.
İşte böyle oluyor. Bizler yıllarca doğru bildiğimiz yanlışlara kurban ediliyoruz. Ta ki bir hakikatle karşılaşana kadar ya da bir gerçek uyarıcı ile karşılaştığımızda.
Çoğunlukla karşı çıkarız önceden doğru zannettiğimiz yanlışlar adına. Bazen kırıcı olma pahasına. İnsan yanlışa yanlış olduğu için değil bilakis doğru olduğunu düşündüğü için inanıyor, yapıyor. Çokça tekrar, üzerinde fazlaca düşünmeme, ön yargılarımız, ön kabullerimizdir bizi yanıltan. Onun için, kitabımızda temiz akıl sahipleri ifadesi ile bu gerçeğe parmak basılmakta.

Temiz akıl sahipleri ne demek öyleyse herhangi bir gerçekle karşılaştığında önceden öğrendiği yanlış bilgiler onun gerçeği görmesini engellemeyen kişi, anlamına geliyor.
Yapmamız gereken “temiz akıl sahipleri” olarak davranmak. Kim söylüyor? Allah: “O kullarımı ki onlar sözü dinlerler, sonra da en güzeline uyarlar. İşte onlar, Allah’ın kendilerine hidayet verdiği kimselerdir. İşte temiz akıllılar da onlardır.”(Zümer Suresi 18. Ayet)
Hayat yolunda işaret ve işaretçilere dikkat etmek elzemdir. Zira o kadar çeldirici var ki! İşaretçiler bizim dostlarımızdır. Hani bir söz vardır ya: “Dost acı söyler.” Acı söyler ama ilacı söyler.
“Bu Kur’an, âyetlerini düşünsünler ve akıl sahipleri öğüt alsınlar diye sana indirdiğimiz mübarek bir kitaptır.” (Sad Suresi 29. Ayet)
İşte “Hakka göre ayarlı değilse gözlüğünün merceği, hep yanlış görürsün gerçeği.” Hakkın ölçüsü ile bakmak daima kazandırır.

“Sesi gür çıkaranlar, iyi bilelim ki genellikle şeytanın yaygaracılarıdır. Yaygaraya kulak asmamak gerek. “Kırk çürük yumurta bir sağlam yumurta etmez.” Hakikatin arayıcıları “temiz akıl sahipleri” daima bu esasları gözetirler. Onlar çok görünmezler, aramakla bulunmadığı zamanlar olmuştur. Fakat bulanlar yine de arayanlardır.”

Hakikati savunanların sesi gür çıkmadığı zamanlar da çokça olmuştur, olmaktadır. Lakin hakikat yüksek sesle söylenmediğinde de hakikattir. Sesi gür çıkaranlar, iyi bilelim ki genellikle şeytanın yaygaracılarıdır. Yaygaraya kulak asmamak gerek. “Kırk çürük yumurta bir sağlam yumurta etmez.” Hakikatin arayıcıları “temiz akıl sahipleri” daima bu esasları gözetirler. Onlar çok görünmezler, aramakla bulunmadığı zamanlar olmuştur. Fakat bulanlar yine de arayanlardır.
Hakka sahip çıkanlara, sesleri gür çıkmıyor diye kızmayalım. Kendimize bakalım, hakka inananların yanında mıyız, yoksa… Bilakis onlara teşekkür edelim ki geleceği inşa edecekler onlardır. Onlar gerçek kahramanlardır. Çünkü yaygaralara aldırmıyorlar, hak üzere sebat ediyorlar, kınayıcıların kınamasına aldırmıyorlar.
Dostunu seçmeyenin şikâyete hakkı yoktur. Dost görünümlü düşmanlardandır çokça çektiklerimiz. O yüzden biraz daha dikkat lütfen.
Gelin hep beraber kendimize bir iyilik yapalım. Hakka sahip çıkanların sesini yükseltelim. Hakka sahip çıkalım. Temiz akıl sahipleri ile beraber olmak, dost görünümlü düşmanlardan emin olmaktır. Hak namına ne varsa daima sahip çıkalım. İşimize gelmese de. Vesselam.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz