Ben Amerika!

Büyük Şeytan da derler bana!

Dünyanın tek şer kutbuyum! Kuruluşumdan itibaren katliamlar yaparım, menfaatim için neleri halletmem gerekiyorsa insanlık kaide ve kurallarını dinlemeden, onlara uymadan işlerimi yürütürüm. Bu güne kadar böyle oldu, bundan sonra da böyle olmaya devam edecek. İşim gücüm şer planlamak ve uygulamaktır.

İşim entrika, çünkü adım Amerika!

Size kendimi tanıtmak için birkaç planımın ve icraatımın ipuçlarını vereyim!
Benim en büyük emelim, tek başıma dünyayı sömürmek. Bu emelim için yapmayacağım kötülük yoktur.

Dünyanın en büyük zenginlik kaynakları Müslümanların yaşadığı yerlerde bulunuyor. Bunların bulunduğu toprakların mülkiyetinin benim olması şartı olmaksızın, tüm getirileri benim olmalı. Bunun için planlar yapmaktayım. Bunları da bir bir gerçekleştirmeliyim ve gerçekleştirmekteyim.

Beynimde Siyonist ur var. Birinci önceliğim İsrail’in varlığını korumak ve gelişmesini sağlamaktır. Bir elimde NATO’yu kılıç gibi, diğer elimde Avrupa’yı kalkan gibi kullanmaktayım.
Ben Amerika!

Çökertmek istediğim ülkelerde, hırsı aklından büyük kişiler bulur, onları iktidara getiririm. Pohpohlar, destek verir, diktatör olmalarını sağlarım. Modası geçmiş veya tetiği bende silahlardan bol bol satar, para kazanırım. Bir taraftan diktatöre gaz verirken, diğer taraftan da halkı bu diktatörden kurtarmaya çalışıyormuş gibi yaparım. Ataklar geliştiririm. Zamanı geldiğinde diktatör bozuntularının ellerini ayaklarını felç eder, adeta sürüngene dönüştürürüm. İstihbarat teşkilatlarımla çeşitli iftiralar üretirim. Sonunda o ülkeyi bu diktatörden kurtarmak için harekete geçer, halkın alkışları arasında işgalimi gerçekleştirir, katliamlarımı yapmaya devam ederim.

Benim her hareketim kendi menfaatim içindir. İşgal ettiğim ülkenin halkını bölük bölük parçalara ayırır, aralarına düşmanlık tohumları saçar, silahlandırır, onları birbirleri ile savaşa tutuştururum. Onlar meşgulken de sömürümü gerçekleştiririm. Bu arada benim eski gözde ahbabım olan diktatörü de, rezil ederek kendi halkına teslim eder, rezilane bir yöntemle öldürtürüm. Mesela çuvallarca dolar ve tonlarca altını kaçırırken yakaladık, süsü verebilirim ya da şehvet alemlerinden icraatlarını afişe edebilirim. O da olmazsa, zimmetine geçirdiği servetleri belgeleriyle ortaya çıkarabilirim. Zaten bunlar için her an hazırlık yapmakla meşgulümdür. Zamanı ve yeri geldiğinde bunları piyasaya sürerim. O ülke artık benim kontrolüme girmiş demektir. Askerimi bile kullanmadan yerli halkı katliama uğratır, tezgâhımı işletirim.

Ben Amerika!

Afganistan’ı böyle hallettim!

Irak’ı böyle hallettim!

Libya’yı böyle hallettim!

Afrika’daki bir çok ülkeyi böyle hallettim!

Şimdi tezgahımda Suriye var, Yemen var!

Bunların devamında ise Ortadoğu’nun en güçlü ülkesi olan Türkiye’ye sıra geliyor! Onu da halledersem asıl, İsrail’e verdiğim sözü tutmuş olacağım! Nil’den Fırat’a kadar yerler onların olacak! Hem de üstünde yaşayan halkı bir şekilde öldürerek veya sürerek, boşaltmak suretiyle teslim edeceğim!

Suriye, Irak, İran ve komşu ülkelerde önce devletçikler kurdurma vaatlerim var. Bir Kürdistan, arkasından da Büyük Ermenistan planlarım var. Kürtlerin gözü kara ve hırsı aklından büyük olanları ile işbirliği içindeyim. Onlara sözler verdim, size devlet kurduracağım, diye. Türkiye’ye de söz verdim, sınırlarınızda asla bir Kürt devleti kurdurmayacağım diye! Her iki tarafa da asıl gayemin İsrail’e verdiğim söz olduğunu hiç açmıyorum. Büyük planımı saklı tutuyorum.Bu planımı aksatacak olan yegane şeyin “İslam Birliği” olduğunu herkes bilir. Bunu seslendirecek olanların ellerini bağlayıp, seslerini kısmak, parçalara ayırıp etkisiz hale getirmek de bana düşüyor!

İşte şimdi tezgâhım hazır! Hırsı aklından büyük Kürtlere:“size devlet kurduracağım.” Türkiye’ye dönerek:“asla kurdurmayacağım” diyerek kapışmalarını sağlıyorum. Bir tarafa sözde “hava desteği” sağlarken, diğer tarafa “silah desteği” veriyorum. Hem de silah desteğini diğer taraf olan Türkiye topraklarından, hem de göstere göstere yapıyorum. Silah desteği verdiğim tarafa, bunları nasıl kullanacaklarını bizzat üniformalı subaylarımı göndererek öğretiyorum.

Bu arada Türkiye’deki eski gözde ahbaplarım bana bazı zorluklar çıkarmaya kalktılar. Onları alaşağı etmek için bir maşa kullandım, darbe yaptıracaktım ama halkı karşıma çıkardılar. Planım biraz aksar gibi olduysa da ahbaplarımla yeniden kontak kurmayı başardım. Başardım dediğime bakmayın, yıllardır bana güvenerek başka çare üretmedikleri için benimle işbirliği yapmaya zaten mecburdular.

Ben Amerika!

Bu şartlarda tezgâhıma yeniden başladım!

Bir tarafta kurdurduğum ve silah desteği verdiğim terör örgütleri, bir tarafta hava desteği verdiğim ortağım Türkiye var. Oyunbozanlık eden tarafı acımasızca cezalandırırım. Her zaman olduğu gibi…

Ellerimi ovuşturarak istediğim neticenin oluşmasını bekliyorum. Bu arada kendime yeni başkan ve yöneticiler seçerken ince eleyip sık dokuyorum. Bu planlarıma uygun hareket etmeyeceklerin seçilmemesine de özen gösteririm.

Gerçek dostum İsrail ise sabırsızlanıyor. Bir an önce netice almamızı istiyor. Kendisine düşen payı alıp büyük devlet olmak için!

Yaptığım iş tam “Büyük Şeytanlık” bir iş, kolay mı?

Önce Büyük Ortadoğu Projesi bitirilecek, sonra da Büyük İsrail!

Benim işim o zaman bitecek mi sanıyorsunuz?

Asla!

Müslümanların Kutsal Şehirleri yerle bir edilmedikçe bana durmak yok! Bunun için de hazırlıklar yapmaktayım.

Ben Amerika!

Namı diğer Büyük Şeytan!

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz