© Milli Şuur

Yakınlarda virtalmosque.com sitesinde Lobna Mulla tarafından yazılan “İslami Okullara İkinci bir Bakış” başlıklı bir yazı okudum. Makaleyi okudukça birçok noktanın ve düşüncenin benim düşüncelerimle örtüştüğünü gördüm. Maalesef, söz konusu İslami okullar ve İslami eğitim olduğunda, birçok insan bunu olumsuz algılamaktadır. İtiraf etmeliyim ki ben de bu kişilerden biriyim.
İslami olarak kuralların sıkı olduğu bir evde yetişen ve bir öğrenci ve öğretmen olarak İslami okullarda çok fazla kötü tecrübeye sahip olan bir kişi olarak ben İslami okullara ve İslami eğitime olan inancımı bir noktada kaybetmiştim. Kocama ve yakın çevremdeki arkadaşlarıma da çocuklarımı İslami okullara göndermek yerine kamu okullarına göndermeyi tercih edeceğimi ifade ettim.

Ancak bu fikrimden geri adım attım ve İslami eğitimden ve okullarından kaçmanın bir çözüm olmayacağını fark ettim. Camilere ve İslami okullara müdavimliğin ve katılımın son derece düşük olması beni kaygılandırıyordu. Gittikçe artan sayıda genç ve Müslüman ailenin İslami eğitimden uzak kaldığı görülüyordu. Bunun yerine, benim de çalıştığım ve en iyi alternatiftir diyemeyeceğim devlet okullarına gitmeyi tercih ediyorlardı.
Bu nedenle, İslami eğitim algımızı değiştirmemiz gerekmektedir. Mulla kardeşimin de makalesinde ifade ettiği gibi, İslami okullar kendilerini daha cazip ve rekabetçi yapacak adımlar atmış ve hala da atmaktadır. Kendi makalesinde saydığı girişimlerden birisi de birçok İslami okulun, düzgün bir eğitim almış ve gerekli belgelere sahip yöneticiler ve öğretmenler tarafından işletildiğidir. Bu kişiler aynı zamanda okulların devlet tarafından tanınması için gerekli olan kapsamlı denetleme ve değerlendirme prosedürlerine de sahiptir. Bu da göstermektedir ki, İslami okullar çıtayı yükseltmekte ve kendi okulları için gerekli akreditasyonu ve standartları yakalamaya çalışmaktadır.

İslami okullarda nitelikli öğretmen ve yönetici çalıştırma için bir dönüşüm gayreti olduğunu bilmeme rağmen, bu yeterli değildir. İslami eğitime onu nasıl öğreteceğimize dair yaklaşımımızda da bir değişikliğin olması gerekiyor. Geleneksel eğitim sistemleri Matematik, Fen, Tarih ve Dil gibi değişik kavramları öğretmek için ders kitapları, alıştırma kitapları ve çalışma kitapları vermektedir. Çocuklar için çok az sayıda uygulamalı deneyim bulunmaktadır. Kendi tecrübemden de biliyorum ki, İslami okullar, İslami konuları çocuklara öğretmek için ders ve çalışma kitaplarını kullanarak öğretmeye çalışmaktadır.
Üzülerek söylemem gerekir ki, bu sisteme katılmıyorum. Çocukların hem laik konuları hem de İslami konuları öğrenme konusunda heyecan duyması ve hırslı olmaları için sınıfta onlara somut materyaller ve deneyimler sunmamız gerekir. İşte benim hayalimin de canlandığı nokta tam burasıdır. Allah’ın izniyle, İslami eğitimin tabiatını değiştirmek istiyorum. İnsanların İslami okullar ve genel olarak da eğitimle ilgili olumlu fikirlere sahip olmasını istiyorum. Bunun için de, gerçekten Montessori Eğitiminin İslami eğitimde iyi bir sinerji oluşturacağına can-ı gönülden inanıyorum.

“Montessori sınıfı çocuklara kendi yaşamlarından uygulamalı konuları tecrübe etme fırsatı vermektedir. Müslüman bir çocuk için abdest ve namaz hayatın uygulamalı yönüdür.”

Montessori Eğitimiyle ilgili biraz bilgi vermek gerekirse, bu sistem Maria Montessori tarafından kurulmuştur. Onun eğitim konusundaki görüşü çocuğun gelişim hızına göre bir eğitim sistemi oluşturmaktır. Yıllarca farklı ülkelerde çocukları gözlemlemiş ve bu gözlemleri sayesinde eğitim için birçok önerilerde bulunmuştur.
Bunlardan bir tanesi bir Montessori sınıfının geleneksel sınıftan çok farklı bir görünümünün olmasıdır. Montessori okulunda not sistemi yoktur. Öğrenciler daha ziyade yaş düzeylerine göre gruplandırılırlar: minikler sınıfı 0-3 yaş çocuklardan, küçükler sınıfı 3-6 yaş çocuklardan ve ilkokul düzeyi grubu ise 6-12 yaş çocuklardan oluşmaktadır.
Ayrıca, öğretmen sınıfın önünde büyük gruplara ders anlatmak yerine, derslerini küçük gruplara ya da bireylere vermektedir. Çocukların kendi çalışmalarını günlük olarak kendilerinin seçmesine izin verilir. Ayrıca öğretmen çocuğun bu dersi alması için hazır olana kadar ona ders vermez. Montessori eğitimi ile ilgili daha fazla bilgi edinmek ve geleneksel eğitim sisteminden ne kadar farklı olduğunu görmek için aşağıdaki linki ziyaret edebilirsiniz.

https://www.youtube.com/watch?v=GcgN0lEh5IA&feature=youtube
Hali hazırda, ben Maryland, Loyola Üniversitesindeki Washington Montessori Enstitüsünde, İlkokul Montessori Eğitimi alanında yüksek lisansımı yapıyorum. Montessori teorileri ve prensiplerini öğrendikçe, bu eğitimin İslami çalışmalara uyarlanabileceği konusundaki fikrim daha da pekişti. Abdest alma, başörtüsü bağlama, namaz, hafızlık gibi konular Montessori prensipleriyle öğretilebilir. Bu nedenle benim amacım ve görüşüm de minikler grubundan ilkokul grubuna kadar Montessori yöntemlerini kullanarak İslami çalışmaları kapsayan bir program hazırlamaktır.

Bunun nasıl olacağı konusunda bir örnek vermek gerekirse, fikirlerimi aşağıdaki gibi ortaya koyacağım. Örneğin, İslami okullarda abdest konusu daha çok teorik olarak öğretilir. Genelde bu konuda bir kitaba başvururuz, abdest alan çocuk resimlerini kullanırız ve bu süreci böyle tamamlarız. Abdest almak için banyoya gittiğimizde, görüyoruz ki, bir kere lavabolar çocukların bu görevi yerine getirebilmeleri için uygun değildir. Çocuklar abdest almak için ayaklarını yukarıya kaldıramamakta, musluğu açamamaktadır. Bu yüzden benim bu konudaki düşüncelerimden birisi çocuklar için sınıfa abdest alabilecekleri bir yer inşa etmektir. Burada kova, maşrapa ve düz bir banyo zemini olacaktır.

Montessori sınıfı, çocuğun hayatında uygulayabileceği etkinlere odaklanan bir sınıftır. Örneğin, Montessori eğitiminde öğretmenler çocuklara masanın nasıl temizleneceğini, ellerini nasıl yıkayacaklarını, dişlerini nasıl fırçalayacaklarını, yerleri nasıl paspaslayacaklarını ve daha birçok uygulamalı yaşam etkinliklerini öğretmektedir. Çocuklar bu işleri yaparken zevk alırlar, çünkü kendi anne babalarını da bu tür faaliyetleri yaparken izlemektedirler. Bu yüzden onları taklit etmeleri çok da zor olmayacaktır. Ancak şunu da göz önünde bulundurmak gerekir ki, Montessori eğitimi aynı zamanda matematik, fen ve okuma gibi dersleri de öğretmektedir.
Ancak bu konunun en güzel tarafı şudur ki, Montessori sınıfı çocuklara kendi yaşamlarından uygulamalı konuları tecrübe etme fırsatı vermektedir. Müslüman bir çocuk için abdest ve namaz hayatın uygulamalı yönüdür. Bu yüzden, neden bu gibi konuları da kendi sınıfımız ve okulumuzun programına bir der ve çocukların keyif alacakları bir etkinlik olarak dahil etmeyelim? Ben kendi ders planımı aşağıdaki linkte çıkardım.
http://www.tasniyasultana.com/islamic-montessori-school-dream/teaching-wudu-to-children.

Bu plan benim İslami Montessori Okulun için düşündüğüm birçok fikirden sadece bir tanesidir. Kız kardeşim Mulla’nın da makalesinde ifade ettiği gibi Amerika’da İslami eğitim çıtasını yükseltmek için büyük bir değişim imkanı bulunmaktadır. Ben de İslami Montessori Okulları düşüncemle standardın altında bulunan İslami okulları, İslam Ümmeti tarafından aranan yüksek düzeyli okullara yükseltilebileceğimi düşünüyorum. İnşaallah.
Virtual Mosque sitesinden alınmıştır.

Tasniya SULTANA

ABD, Maryland, Loyola Üniversitesi,
Yüksek Lisans Öğrencisi

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz