GİZLİLİK VE MAHREMİYET

Herkese Açık Profil Bilgileri ve Paylaşımlar
En çok ihmal edilen husus belki de dışarıya açık profil bilgilerimiz. Bir düşünün yoldan geçen birisi sizin ne iş yaptığınızı, hangi okulu okuduğunuzu, doğum gününüzü, dün akşam nerede yemek yediğinizi, nereye tatile gittiğinizi, çocuklarınızın ismini ve okudukları okulu veya buna benzer sosyal medyada paylaştığınız bilgileri bilse ne hissederdiniz? Eminim ki bu sizi çok rahatsız ederdi ama maalesef sosyal medyada bu gibi konuları görmezden gelip veya umursamayıp es geçebiliyoruz. Oysaki sosyal medya her ne kadar sanal olsa da oluşturduğu problemler gerçek. Örneğin sosyal medya hesabınızdan ailecek on beş günlüğüne tatile Bodrum’a gittiğinizi yazdınız ve bunu herkese açık bir şekilde paylaştınız, bu paylaşımınızı gören semtinizde oturan bir hırsız gayet rahat bir şekilde evinize girip on beş gün boyunca keyif çatarak yavaş yavaş evinizi soyabilir. Hırsız nereden bilecek benim o semtte oturduğumu demeyin çünkü birçoğumuz oturduğumuz semti/mahalleyi profilimizde paylaşıyoruz velev ki paylaşmasak bile sosyal medya uygulamaları sayesinde sizin semtinizde, sizinle aynı civarda sosyal medyaya bağlananları görebiliyorsunuz.

sosyal medya hesabınızdan ailecek on beş günlüğüne tatile Bodrum’a gittiğinizi yazdınız ve bunu herkese açık bir şekilde paylaştınız, bu paylaşımınızı gören semtinizde oturan bir hırsız gayet rahat bir şekilde evinize girip on beş gün boyunca keyif çatarak yavaş yavaş evinizi soyabilir.

Sanal Âlem ama Muhataplar ve Yaşananlar Gerçek
Maalesef en çok yanılgıya düştüğümüz konulardan birisi, nasılsa sanal ortam diye düşündüğümüz için gerçek dışı bir karaktere bürünüp olmaması gereken davranışlar içerisine girebiliyoruz. Mesela evli bir erkek veya bayan sosyal medya üzerinden birisiyle yaşadığı yakınlaşmayı aldatma olarak düşünmüyor, halbuki ortam sanal ama yaşadığımız tamamen gerçek, evli bir kişinin eşini sosyal medya üzerinden aldatması ile dışarıda biriyle aldatması arasında hiçbir fark yok, hatta bu daha sinsice yapılan bir şey olduğundan bence daha kötü. Yine sıkça yaşanan bir durumda kişilerin sosyal medya aracılığıyla iletişime geçtikleri kişilere gerekli gereksiz, kendileri ve hayatları hakkında bilgi vermeleri ve sırlarını ifşa etmeleri, bu sırların ifşa edilmesi nedeniyle de sorun yaşayan insanların sayısı maalesef azımsanmayacak seviyede.
Bilhassa sosyal medya üzerinden yapılanları kimsenin görmeyeceği veya bilmeyeceği hissi insanları yanlış yapmaya daha çok sevk etmekte hatta çoğu insanın görünmeyen içinde gizlediği pisliğin dışına çıkmasına olanak sağlamaktadır. sosyal medya üzerinden yapılanlar çok basit şekilde ifşa edilebildiği gibi ifşa edilmese ortaya çıkmasa bile sizi her zaman ve her yerde gören bir yaratıcının olduğunu unutmamak gerekiyor.

Siz karşınızda kanlı canlı gördüğünüz birisinin niyetini tam olarak kestiremezken sanal âlemde gördüğünüz birisinin size karşı sarf ettiği iki güzel sözle ikna olmamalısınız. Günümüzde anne – babalar kendi evlatlarını tanıyamazken sizin sanalda görüştüğünüz birisi için çok iyi tanıyorum, çok iyi birisi demeniz ne kadar mantıklı?

İlgi Alanına Dayalı Reklam Yönetimi, Duygusal Sömürü, Eğilim, Yönelim Tespitleri
Kullandığınız tüm sosyal medya araçları sizin eğilimlerinizi merak eder ve bu bilgileri siz farkında olmadan gizlice toplar.

İlgi Alanına Dayalı Reklam Yönetimi (Ad Chooies)
Dünyada bu işi yapan yaklaşık yüze yakın firma bulunmakla birlikte bu firmalar sosyal medya ağları ile anlaşmalıdır. Kullanıcıların eğilim ve yönelimlerini tespit edip o doğrultuda kullanıcıya reklam sunarlar ama aynı zamanda elde ettikleri bilgileri zaman zaman farklı kuruluşlarla da paylaşırlar. Bu herkesin sıkça karşılaştığı ama çoğunlukla farkında olmadığı bir durumdur. Buna şöyle örnek verebiliriz. İnternette gezerken Nevşehir’de bir otele göz attığınızı varsayalım. Ardından da Facebook’a girdiğinizi… Facebook size sürekli olarak Nevşehir, Nevşehir’deki oteller ve buna benzer şeylerle ilgili reklamlar yöneltir. Bu Ad Chooies denilen yöntemle yapar. Yani sizin İnternet tarayıcınıza tarayıcınızı kapattığınızda bile silinmeyecek küçük dosya parçacıkları atar. Bu dosya parçacıkları size benzersiz bir kimlik oluşturur. Bu kimlik sayesinde o bilgisayarda o kullanıcının hangi sitelere girip çıktığını, neleri beğendiğini ve nerede ne kadar vakit geçirdiğini tespit eder.Daha sonra bu kullanıcının tespit ettiği eğilimleri hangi yöndeyse o doğrultuda kullanıcıya reklam sunar. Buna; İlgi Alanına Dayalı Reklam Sistemi denir. Aslında Facebook veya başka bir sosyal medya aracı bunu sizden aldığı izne dayandırarak yapar ama netice itibariyle sizin tüm internet geçmişinizi kaydetmiş ve gözetlemiş olur. Bu gerçekten çok ciddi bir gizlilik ihlalidir, birkaç hafta önce bir Avrupa ülkesinde bu konuda Facebook’a ilgi alanına dayalı reklam yönetimi kullanıcıların gizliliğini ifşa ettiği gerekçesiyle yüklü miktarda bir para cezası kesildi ve bu İlgi Alanına Dayalı Reklam yönetimi o ülkede yasaklandı. Aslında bunu engellemenin birkaç yolu var. Bunlardan bir tanesi tarayıcımızı private (özel) sekmede kullanmak ve sitelerin üçüncü parti çerez atamalarını engellemek. Bunun dışında eğer Opera Browser kullanırsanız Ghostery gibi bir eklenti de işinizi görecektir. Ayrıca sosyal medya ağlarının içerisinde bununla ilgili gizlilik seçeneklerini de değiştirmeniz gerecektir.

“Arkadaşlar sayfamız teröristler tarafından yoğun şikayet altında kapanacak, her yorum 2 şikayeti, beğeni ve paylaşım 1 şikayeti siliyor, Allah rızası için Beğen, Paylaş, Boşta Olsa Yorum Yap” şeklinde gelen haberler… Bunların da tamamı asılsızdır.

Duygusal Sömürü, Eğilim, Yönelim Tespiti
Ülkemizde dolandırıcılar veya art niyetli kişiler halkımızın kadirşinaslığının farkında ve bunu en ileri seviyede kullanmaktadırlar. Gündelik hayatta da bununla ilgili duyduğumuz yüzlerce haber var. Bir zamanlar cep telefonlarımıza mesajlar gelirdi. Bu mesajı yirmi kişiye gönderirsen şöyle, göndermezsen böyle v.s. sonuçta hep GSM operatörleri zengin olurdu. Hani o on bin SMS’ler nasıl bitti bir düşünün. Tüm akrabalarına cuma mesajı atan ama cumaya gitmeyen gençlerle veya herkese günaydın mesajı çeken ama yolda gördüğü tanıdığına hal hatır etmeyenlerle. İşte gündelik hayattaki bu durumun bir benzeri de sosyal medya ağlarında yaygın olarak kullanılmaktadır. Bilhassa Facebook’ta, örnek verecek olursak ciddi bir rahatsızlığı olan bir çocuğun fotoğrafını paylaşıp altına bir yorum, “Lütfen bu fotoğrafı paylaşın çünkü Facebook her paylaşımda ailesine 10 TL her beğeni de 5 TL para veriyor.” vb. fotoğraf ve paylaşımları sıkça görmekteyiz. Halbuki Facebook’un bu şekilde bir uygulaması bulunmuyor. Yani Facebook asla bir paylaşım için 10 TL veya daha farklı bir ücret vermez. Düşünsenize gerçekten böyle bir para verdiğini biz zaten Türkler olarak Facebook’u birkaç günde iflas ettiririz herhalde. Duygusal sömürünün bir başka ayağı da millî duygularımız yine bir Facebook sayfasından “Arkadaşlar sayfamız teröristler tarafından yoğun şikayet altında kapanacak, her yorum 2 şikayeti, beğeni ve paylaşım 1 şikayeti siliyor, Allah rızası için Beğen, Paylaş, Boşta Olsa Yorum Yap” şeklinde gelen haberler… Bunların da tamamı asılsızdır. Yine Facebook’un kesinlikle bu şekilde bir uygulaması bulunmamaktadır.

Peki bunları yapanların amacı nedir ? Bunları yapanların amacı sayfalarının popülerliğini artırmak hatta bazen popülerliği arttıktan sonra reklam alıp para kazanmak, çünkü bu tarz gönderiler halk tarafından sorgulanmadan beğenilip paylaşılabiliyor. Bir bakmışsınız on binlerce kişi bunu beğeni vermiş. Ve sayfanın sahibi “Bordo Bereliler” olarak açtığı sayfanın ismini değiştirmiş veya ismini değiştirmeden aynı sayfadan yüzük, tespih reklamı yapıyor, satıyor v.s. İşte bunlar tamamen bizim duygularımızın sömürülmesidir.

DEVAMI GELECEK SAYIDA

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz