Ana Sayfa Milli Şuur 43. Sayı DİNİ MUSİKİMİZİN BİLİNMEYEN SAZI: REBAB

DİNİ MUSİKİMİZİN BİLİNMEYEN SAZI: REBAB

Rebab; hindistan cevizi, deri, at kılı ve demirden yapılır. Hz. Mevlana ve oğlu Sultan Veled rebab çalmışlar. Hz. Mevlana Mesnevisinde ‘Ney’ nasıl bir metafor olarak kullanmışsa oğlu Sultan Veled Rebabname tasavvufi düşünce ve öğütlerin yer aldığı Rebabname’de rebabı metafor olarak kullanmış.

81
0
© Milli Şuur

Süleyman Peygamber tarafından çalındığı söylenen rebabın tarihinin çok çok eskilere dayandığı ve Uygur Türklerinden beri çalındığı rivayet edilir. Tarihin en eski dönemlerinde Tanrı’ya ibadet etmek için yapılan toplantılarda rebab çalındığı yönünde kaynaklar mevcuttur. Arapçada ‘‘dostlar’’ anlamına gelir ve Hz. Hüseyin’in hanımının ismidir. Ayrıca Evliya Çelebi, Hz. Muhammed (S.A.V.)’in ilk eşi Hz. Hatice ile evlenmesinde bahsederken düğününde çalınan çalgılar arasında rebabı da anıyor. Türk Tasavvuf Musikisinde ney, kudümün ve rebab da sazlarındandır. 1800’lü yıllara kadar Osmanlı’da kullanılan tek yaylı çalgı olan rebab yerini zamanla kemana bırakmıştır. 1950’den sonra tekrar gündeme getirilmiş rebab sazını çalan, icra eden kişiye de rebabi denir.

Rebab; hindistan cevizi, deri, at kılı ve demirden yapılır. Hz. Mevlana ve oğlu Sultan Veled rebab çalmışlar. Hz. Mevlana Mesnevisinde ‘Ney’ nasıl bir metafor olarak kullanmışsa oğlu Sultan Veled Rebabname tasavvufi düşünce ve öğütlerin yer aldığı Rebabname’de rebabı metafor olarak kullanmış. ‘’8000 beyit olan ve 1300-1301 yıllarında yazılan bu eser, Mesnevî vezni (=fâ’ilâtün fâ’ilâtün fâ’ilün) ve etkisi ile yazılmıştır. İbtidâ-nâme ile hemen hemen aynı konular işlenen eserin ondan farkı, burada Mevlânâ hakkında geniş bilgi verilmesidir. Sultan Veled bu eserinde Allah’a ulaşma yollarından, aşktan ve dünyanın “Hakka dost olunması” için yaratıldığından bahseder ve babasının büyüklüğüne, değerine işaret eder. Eserde 162 Türkçe beyit bulunmaktadır.
(www.turkedebiyati.org)

Günümüzde ilgi çeken, yenice fark edilen bir sazdır. Musiki üstadları rebabın çalınması en zor saz olduğunu belirtirler. Perdesiz oluşu, sapının yuvarlak oluşu icrada ustalık gerektirmektedir. Tellerinin at kılı olması, vücut ısısı akort sorunları yapmaktadır. Günümüzde bazı kişiler rebabın çalınmasını kolaylaştırmak adına yapısında değişiklikler yapmaktadırlar. Fakat kişiyi mest eden sesi ancak ve ancak aslına sadık kalınarak yapılmış rebaptan duyabilirsiniz.
Rebabın her bir tınısında, anda sonsuzluğu yaşama zevki gizlidir. Tanıdık duygulardır ama bir o kadar da uzaktadır. Dinleyiciyi yakar, kavurur, savurur. Sesinde yüzleşmekten korktuğumuz hakikatler saklıdır. Boğuk, derinlerden gelen sesinin tesiri ile dinleyicilerine ya derin bir huzuru ya da derin bir acıyı hatırlatır. Rebab sesiyle derin hülyalara düşer sonra o sustuğunda hülya biter, ancak hissettiklerimizin kırıntıları ile avunmak düşer dinleyiciye. Buram buram özlem, hicran, elem, hüsran içinde bırakırken bizi, kendi sessizliğine döner.
Rebabın icrasının zorluğundan bahsedilir. Rebab ile sadece Mevlevi ayinleri, ilahiler ve belli formdaki eserlerin çalınabileceği kanaati yaygındır. Aksinin benimsenmiş ya da benimsetilmiş olmasına rağmen, Rebab, Türk müziğinin her makam ve formdaki eserini çalmaya müsait olduğu gibi; sesinin rengi, tınısı, ifade ve ince ayrım zenginlikleri ile öbür çalgılardan teknik açıdan hiçbir eksiğinin olmadığını ve sazın, kendi orijinal fiziğinin, Türk müziği icrasının tavır ve üslubuna ilişkin çok yüksek katkılarının olduğunu göstermektetir.’’ (www.rebab.net)

Mesnevi de Rebabla ilgili beyitler:

  1. Ey rebab sesi! Senden içimde bir ateş var. Bak benimde gönlümün içinde senin gibi inleyen bir rebab var. Bir an geçirme, gel yanıma otur, bana konuk ol. Seni konuk edecek yıkık bir köşem var.”
  2. “Rebab, İsrafil’in nefesi ile seslenmede. Bu yüzden ki, rebabın sesi aşk ateşi ile kavrulan gönülleri diriltir. Onlara yeniden can verir.”
  3. Biliyor musun, şu rebabın sesi ne diyor? Diyor ki: Benim arkamdan gel, beni izle de yolu bul. Çünkü doğruya varmak için yola çıkmışsın, ama eğri bir yol tutmuşsun. Çünkü sormakla cevaba yol bulunur.”
  4. Rebab, aşk kaynağıdır, âşıkların eşi dostudur; Araplar da bulutlara rebab adını takmıştır.” “Bulut nasıl gülü, gül bahçesini sularsa rebab da gönüller gıdasıdır, özler sakisi.”

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz