Düşün kardeşim. Düşün, düşününce üzülüyorsun ama düşünmezsen sonunda daha çok üzüleceksin. Gel yol yakınken düşün ve hakka göre yaşa, pişman olmazsın.

“Güzel gören, güzel düşünür. Güzel düşünen, hayatından lezzet alır.” Sözü, güzel düşünmenin faydalı neticeleri getireceğini bizlere öğretiyor. Güzel düşüncelerimizi yaşayarak, paylaşarak güzelleşir hayatımız ve dünyamız. Güzel düşüncelerin hayatımıza etkisi düşünce boyutunu aşmasına bağlıdır.

“Allah’a ve ahiret gününe inanan kimse, ya hayır konuşsun ya da sussun.”

Düşünenler daima az konuşur, zira susmanın gücünü biliyorlardır. Konuşacaksan daima hakkı söyle, hakkın söylenmediği yerde konuşmak beyhudedir.

Ahmak insanlara laf anlatmayı şöyle tarif etmişler: “ Ahmak insanlara hikmetli söz, denize su taşımaya benzer.”

İmam Şafi ne güzel söylemiş: Ne kadar âlim ile tartıştıysam galip geldim, ne kadar cahil ile tartıştıysam mağlup oldum.

Atalarımızın kelamı kibarlarında şöyle bir söz hatırlıyorum: Âlimle konuş, tartış, erersin mertebe, cahille konuş ama tartışma, dönersin merkebe.

Olma cahil ile yoldaş… Demişler demesine lakin tutabilmektedir hüner. Hünerini gösteremeyenler çok eziyete katlanmak zorunda kalmışlardır. Çektiklerimizin çoğunun nedeni de düşünmeden konuşmamızdadır.

“Dil adamı beyan eder.” Demişler. İnsanın içini dışındakilere gösteren halimizdir; dil. Dil deyip geçemeyiz öyle bir çırpıda. Zira dilin hesabı çok çetindir, mizanda!

Hikmet ehline sormuşlar. Dostuna ne ikram edersin diye: Dil diye cevap vermiş, ya düşmanına ona da dil demiş, hikmetlice. Dil çok önemli lakin afetinden emin olmak için ise hikmetle konuşmak elzemdir. Hikmetle konuşmayanın sonu daima pişmanlık olmuştur.

“Yâ Resulullah! Benim için en ziyade korktuğunuz şey nedir, dedim. Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) dilini tutarak: Şudur.” buyurdular.
“Bülbülün çektiği dili belası.” deyimi hesapsızca söylenen sözlerin doğuracağı kötü sonuçları çok güzel anlatır.

İnsanların gerek aile gerekse toplum içinde yaşadığı problem ve kırılganlığın nedeni genellikle edebe aykırı ve kaba sözlerdir. Bu gerçeğin ışığında insanlarla ilişkilerimizde Allah’ın (c.c.) verdiği güzel bir lütuf olan güzel dilimizi, edebe aykırı, kaba, çirkin ve kötü sözlerden korumak önem taşır.

Hikmet denizinden pınar olup çağlayan nice hikmet ehli var olduğu dünyada, tuzlu suya mahkum bir yaşantı, hayatın gayesine muhaliftir.

Erbakan Hocamız, “Akıl bir işin sonunu düşünmektir.” Derdi. Sonu Cehenneme çıkan bir yolun başarı olduğu düşüncesi büyük bir yanılgıdan başka bir şey değildir.

İnsanların gerek aile gerekse toplum içinde yaşadığı problem ve kırılganlığın nedeni genellikle edebe aykırı ve kaba sözlerdir. Bu gerçeğin ışığında insanlarla ilişkilerimizde Allah’ın (c.c.) verdiği güzel bir lütuf olan güzel dilimizi, edebe aykırı, kaba, çirkin ve kötü sözlerden korumak önem taşır.

Bunun için güzel dilimizi güzel sözlerle, düşünerek, ölçüp-tartarak söylemeye özen göstermeliyiz. Zira düşünmeden konuşmak daima zarar verir.

Allah (c.c.) insanlarla münasebetlerimizde sert ve kaba değil, yumuşak bir üslupla konuşmayı öğretmektedir: “Allah’ın (c.c.) rahmeti sayesinde Sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılır giderlerdi.”

Hele bir muallim olarak gönderildim buyuran peygamberimizin varisleri muhterem muallimler olarak bizler bu şekilde davranmak toplumda en çok bize yakışır.

Netice-i kelam: Daima güzel konuşan bir peygamberin varisleri muallimler bu şuur içerisinde davranmalı, topluma önderler olmalıyız.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz