Ana Sayfa Milli Şuur 49. Sayı EĞİTİM ve GELECEK GELECEĞİN EĞİTİMİ

EĞİTİM ve GELECEK GELECEĞİN EĞİTİMİ

İyi bir öğretmen, “kendisini mesleki ve kişisel açılardan sürekli olarak geliştiren, kendini geliştirmeyle alakalı imkanları araştıran ve değerlendiren öğretmen”dir.

139
0

Eğitim mevcut nesli geleceğe hazırlama işidir. Öğretmenler geleceği şekillendiren mimarlar, mühendislerdir. Bu ilkeden hareket edildiğinde eğitimcilerin yükü daha ağır hâle gelmektedir.
Mevcut nesli iyi yetiştiren milletlerin gelecekte iyi yerlerde olacağını söylemek için kâhin olmaya gerek yoktur. Ülke olarak içinde bulunduğumuz durumun tek sebebi, bugün yaşayanların yetişme koşullarındaki sorunlardır.
Eğitim bir kültür ve süreç işidir. Hiçbir millet durup dururken ilerlemez ve gerilemez. Eğitimin ekonomiyi, siyaseti, sosyolojiyi, dini ve diğer sosyal argümanları içinde barındıran sistemler bütünü olduğunu unutmamalıyız. Sosyal hayatımızda meydana gelen her değişim uzun veya kısa mesafede mutlaka eğitimimizi etkiler. Eğitimcilerimizin bu düsturu akıllarından hiç çıkarmaması gerekir.
Maalesef ülkemizde eğitim “değişime ayak uydurmak” üzerine programlanmış gibi duruyor. Genellikle eğitimcilerimiz ve okullarımız hep “mevcudu korumak”la yükümlüymüş gibi hareket ediyorlar. Hâlbuki bugün eğitim alan öğrenciler, topluma yetişkin birer birey olarak katıldıklarında hayat şartları hiçbir şekilde bugünküne benzemeyecektir.
İlkokuldan üniversiteye hiçbir eğitim kadememizin modern dünyaca kabul edilebilinecek temel çıktı parametreleri bulunmamaktadır. Merhum Nurettin Topçu buna: “Eğitimimizin bir felsefesi bulunmamaktadır.” demişti. Yani “Biz kimi, niçin, nasıl yetiştiriyoruz?” henüz tam olarak ortaya koymuş değiliz. Kırık yarık yola, yamalı bohça ile çıkmış gibiyiz. Eğitimhanemizin her yıl bir tarafını sıvamaya çalışıyoruz.
Bu tekniği Osmanlının son iki yüzyılı dâhil, bugüne kadar kullanıyoruz. Geldiğimiz durakta bunun kesin bir şekilde işe yaramadığını görmüş olmamız lazımdı. Halbuki bundan 1400 yıl önce Hz. Ali, çocuklarının eğitimi için tüm öğretmen odalarına altın harflerle yazılması gereken şu veciz ifadeyi kullanmıştır: “Ben babamın bir adım önündeyim ancak oğlumun iki adım gerisindeyim.”
Tam olarak idrak etmemiz gereken gerçek şudur: “Dünya hiç olmadığı kadar değişiyor.” Bu değişimi mevcut koşullarla takip edecek olursak ona ayak uyduramayacağız. Bugün “Sanayi 4.0” ve hatta bazı gelişmiş ülkelerde “Sanayi 5.0” olarak adlandırılan bir çağa giriyoruz.
Bu çağ insanlık tarihinin geçirmiş olduğu hiçbir devre benzememektedir. Eskiden geri kalmış ülkeler temelde “tüketici” olurlardı. Ancak yeni sanayi devrinde bu ülkelerin varlıkları bile tehlikeye girecektir.
Yapay zekâ, robotlar, nesnelerin interneti, otonom taşıtlar, 3D yazıcılar, nanoteknoloji, biyoteknoloji, malzeme bilimi, enerji depolama ve kuantum bilgi işlem gibi yeni teknolojik atılımların çok çeşitli alanlardaki şaşırtıcı gelişmelerin şafağındayız. Bugün uluslararası büyük firmaların pek çoğu artık işçi çıkarmaya ve robot kullanmaya başlamıştır. Artık “robotlar için etik çalışmalar” yapılmaktadır. Şoförsüz araçlar, uçan arabalar, bütünüyle akıllı çevre şartları…
Modern dünya artık robotların hayatımızın neresine kadar müdahale edebileceklerine dair çalışmalar yapmaktadır. Bugün başta Almanya olmak üzere ABD, Güney Kore, Çin gibi pek çok ülke bu alanlarda milyarlarca dolar harcamaktadırlar.

Sahip olduğumuz genç nüfus, yeraltı ve üstü kaynaklar ve ülkemizin jeopolitik konumu çok daha planlı programlı çalışmayı zorunlu kılmaktadır. Atacağımız en önemli adım, eğitim alanında olmalıdır.
Eğitimi düzene koymadan hiçbir şeyi düzene koyamayız. Eğitimin temel taşı da öğretmendir. Toplumun eğitimden beklediği değerleri yerine getirmede en önemli faktör öğretmendir. Öğretmen nitelikli insan yetiştirme düzeninin temel belirleyicisi durumundadır. İyi eğitimi iyi öğretmenler, nitelikli öğretimi de nitelikli öğretmenler yapar.
Araştırma bulgularına göre okulda etkili öğretimi sağlayan temel etkenler öğretmen ve öğrencidir. Düşünülenin tersine sınıfların büyüklüğü, donanımlar vb. diğer fiziksel imkânlar öğretimin niteliğinin gerçekleştirilmesinde ikinci derecede kalmaktadır (Balcı. 1991).
İyi bir öğretmen, “kendisini mesleki ve kişisel açılardan sürekli olarak geliştiren, kendini geliştirmeyle alakalı imkanları araştıran ve değerlendiren öğretmen”dir. Ayrıca araştırmalar, nitelikli insan gücünde aranan temel özelliklerin işini iyi yapan, bilgi ile yaşamayı öğrenen, kendisini sürekli geliştiren insan tipi olduğunu belirtilmektedir (Seferoğlu, 2004).
Her şeyden önce geleceğin dünyasının nasıl olacağına dair öğretmenlerimizin ikna edilmesi gerekir. Sanayi 4.0 veya Dijital Dönüşüm çağında diğer pek çok meslek gibi öğretmenlik mesleği de değişecektir. Bugün bildiğimiz çoğu meslek yirmi yıl sonra olmayacak ve adını bilmediğimiz yeni yeni meslekler ortaya çıkacaktır. Belki bu kadar çok öğretmene ihtiyaç da olmayacaktır.
Her ne olursa olsun sadece ama sadece mesleğinde çok iyi olanlar ayakta kalacaktır. Günü kurtaramaya çalışanlar sistem dışına çıkacaktır. Bu sebeple öğretmenlerimizin geleceği iyi okuması gerekir. Bu okumalar neticesinde dünyada meydana gelen ve gelecek değişimleri özümseyen öğretmenlerin yetiştireceği öğrenciler elbette geleceğimiz için en önemli yatırım olacaktır.