Ana Sayfa Milli Şuur 42. Sayı EĞİTİMDE HEDEF

EĞİTİMDE HEDEF

İlkokulda en iyi bilgi yükleyen öğretmeni bulmayı, öğrencimizi iyi kabul edilen ortaokula, oradan üniversiteye en çok öğrenci gönderen liseye ve nihayetinde hatırı sayılır bir üniversiteye gönderdiğimizde bu gencimizi en iyi insan olarak yetiştirmiş olacak mıyız?

116
0

Bir öğretim yılının daha sonuna geldik. on altı milyon civarında öğrenciyi on ay gibi bir süre daha okullarda tuttuk. Ülkemizde ilk ve ortaöğretimde mevcut öğrencimiz dünya üzerinde bir çok ülkenin nüfusundan daha fazladır. Bu kalabalık kitleye eğitim vermek için istihdam edilen 950 bin öğretmeni ve diğer eğitim çalışanlarını da hesaba katınca büyük bir kitle bir şekilde eğitim öğretimin içinde olmaktadır. Tabi bu büyük bir ekonomiyi de beraberinde harekete geçirmektedir.

Eğitim öğretime yapılan yatırım ülkenin geleceğini inşaya yapılan yatırım olacağı için çokluk hesabı yapılmadan uygulama gerçekleştirilmelidir. Asıl mesele bu kadar kalabalık insan kitlesini ilgilendiren, bu kadar yatırım yapılan eğitim öğretim çalışmasında geriye dönüp baktığımızda ne vermek istedik, ne kadar verebildik ve ne almayı bekliyoruz sorularının cevaplarının doğru olarak verilip verilmediğidir.

Evet öğrencilerimize neyi hedef gösteriyoruz? Ulaşmalarını istediğimiz amaç nedir? Bilgi yüklemeyi, testlerde başarı olarak kabul edilen daha çok test çözmeye ve testte daha çok doğru çözüme ulaşmayı hedef gösteriyorsak eğer, biz başarılı mıyız? Hedefe ulaşmış oluyor muyuz?

İlkokulda en iyi bilgi yükleyen öğretmeni bulmayı, öğrencimizi iyi kabul edilen ortaokula, oradan üniversiteye en çok öğrenci gönderen liseye ve nihayetinde hatırı sayılır bir üniversiteye gönderdiğimizde bu gencimizi en iyi insan olarak yetiştirmiş olacak mıyız? Bu sıralamaya baktığımızda tamamen dünyevî ve maddî ölçülerde düşündüğümüzü fark edebiliyor muyuz?

İşte burada şu soruyu sormak gerekir. Bizim amacımız nedir gerçekte. Başarılı fakat iyiliği unutmuş insan mı, sadece iyi olan başarıyı önemsemeyen insan mı, yoksa nedir amaç. Aslında ikisi de tek tek ele alınırsa yeterli değildir. Asıl amaç Hz. Muhammed (S.A.V) in ihsan sahibi olarak tanımladığı insanı yetiştirmek olmalıdır. Yani yaptığı her işte yaratıcının kendisini gördüğünü ve yaptığı her işi yaratıcının kendisinden istediği hak ve adalet ölçülerinde yapmaya çalışan insanı yetiştirmek olmalıdır.

Eğitim öğretimde hedef, iyiliği ilke edinmiş başarıdan başarıya koşmaya çalışan, hak ve adalet temelinde hayata tutunma gayretinde olan insanı yetiştirmek olmalıdır.

Maksat sadece bir hedef tespit edip o hedefe ulaşmak olmamalıdır. Maksat doğru hedef tespit edip o doğru hedefe ulaşmak olmalıdır. Doğru hedef ise iyi ahlaktır.

Eğitim öğretimde hedef, iyiliği ilke edinmiş başarıdan başarıya koşmaya çalışan, hak ve adalet temelinde hayata tutunma gayretinde olan insanı yetiştirmek olmalıdır.

Kendi emeğinin sömürülmesine karşı olduğu kadar başkalarının emeğinin de sömürülmesine karı çıkan. Kendi haklarını korumak için çalıştığı kadar başkalarının haklarını da korumaya çalışan. Zulmetmeyen ve zulme razı olmayan, zulme boyun eğmeyen, maddî dünyası kadar manevî dünyasını da önemseyen güçlü insanı yetiştirir isek eğitim öğretimde başarılı olmuş oluruz.

Bu hedefe ulaşabilmenin yolunda bu günkü batıcı, menfaatçi emperyalist ruhlu eğitim sistemi değildir. Bizi bin yıl tarihe hakim kılmış olan inanç ve ahlak değerlerimizi temel alan adil eğitim sistemi ancak bizim idealimizdeki insanı yetiştirmemize hizmet eder.

Eğitim sistemimizin adil, ahlak ve maneviyatı temel alan bir yapıya kavuştuğu, müfredatlarımızın bu sisteme göre düzenlendiği, ders kitap ve materyallerinin yüksek ahlak sahibi insanı yetiştirmeye göre hazırlandığı ve uygulandığı bir dünya hayatıdır hayalimiz. Gayretimizde bu hayalin gerçeğe dönmesi içindir. Selam ve dua ile.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz