Ana Sayfa Milli Şuur 43. Sayı EĞİTİMDE HEDEF

EĞİTİMDE HEDEF

Aklını ve zihnini kiraya vermemiş, milli duruş ve milli görüş sahibi, batıyı kutsayan değil kendi inanç, ahlak ve kültürünü önemseyen gençler yetiştirmek azim ve gayretiyle yeni bir eğitim yılına heyecan ve besmeleyle başlayalım.

84
0

Ülkemiz ve milletimiz için Eylül ayı hareketli ve bereketli bir ay olarak yaşanıyor. Ayın başında Kurban Bayramı ve hac ibadeti için Hicaza giden insanlarımızın dönüş heyecanı… Bayramdan sonra okulların açılacak olmasıyla anne babaların evlatları için okula hazırlık koşturmacaları bunların hepsi yorucu bir o kadar da tatlı heyecan ve koşturmacalar olarak hareketi ve bereketi getirdi.

Eğitim öğretim tüm dünyada olduğu gibi bizim için de önemli ve olmazsa olmazımızdır. Eğitimi çocuklarımız için önemsiyoruz. Veliler çocuklarını en iyi okullara kaydettirmeye çalışıyorlar, giyim kuşamda en iyisini almaya gayret ediyorlar, evlatlar hiçin fedakârlıktan kaçınmıyorlar.

Son yirmi yılda önce sekiz yıla sonra on iki yıla çıkartılan zorunlu eğitimle velilerin ve çocukların isteklerine bakılmaksızın her çocuk ve genç okullu olmaya öğretime dahil edilmeye çalışılmaktadır.

Otuz yaş ve altında zorunlu eğitimden dolayı okulla tanışmamış ve bir şekilde diploma sahibi olmamış olan pek az kimse kalmıştır. Bu kadar okullaşma ve okullu olan insanımıza rağmen gelinen nokta neresidir? “İçinde bulunduğumuz yer ve durum nedir?” diye sorduğumuzda pek de iç açıcı cevaplar bulabildiğimizi söyleyemeyiz. 1999’dan bu güne baktığımızda çıkartılan af ile % 50’lere düşürülen hapishanelerdeki doluluk oranı % 110’lara çıkmış durumdadır. Mahkûmların suç çeşitliğine ve yaş ortalamalarına bakınca görünen, ahlak suçları ve genç nüfus sayısı birinci sırayı aldığıdır. Ayrıca sigara, içki, kumar, uyuşturucu ve uçucu madde kullanımları artmış, bu zararlı alışkanlıklara başlama yaş ortalaması 8 ile 10 yaş aralığına düşmüş durumdadır. Haftada en az bir kadına şiddet haberi okumakta veya dinlemekteyiz. Bu şiddetin mağduru veya uygulayıcısı olanlarında zorunlu eğitimin tezgâhından geçenler olduğu bir gerçektir.

Tüm bunlar gösteriyor ki bir yerde bir yanlışlık var. Veya birçok yerde birçok yanlışlar zinciri var.

“Önemli olan çocukların kalbine ne koyduğumuzdur.”

Prof. Dr. Necmettin Erbakan

Biz çocuklarımızın ve gençlerimizin zihnini birçok bilgiyle veya teferruatla dolduruyoruz. Öğrencilerimizi sınavkolik yapıp test ile tost arasında sıkıştırıyor düşünmeyi, sevmeyi, fedakârlığı, diğerkâmlığı vb. güzel hasletleri öğretemiyor ve kazandıramıyoruz. Rahmetli Erbakan Hoca’mızın dediği bir söz burada karşımıza geliyor ve hatamızı bize hatırlatıyor: “Önemli olan çocukların kalbine ne koyduğumuzdur.” böyle diyordu, rahmetli Erbakan Hoca.

Biz son yüz yılda kurduğumuz batıcı eğitim sistemiyle 1949’da Fulbright’la ABD başta olmak üzere batıya esir ettiğimiz ve AB ile esaretini pekiştirdiğimiz eğim sistemiyle, bu sisteme uygun hazırlanmış müfredatlar ve müfredatların çizdiği yol haritasına uygun ders kitaplarımız ile çocuklarımızın zihnini bir sürü teferruatla doldururken kalplerini boş bırakmayı marifet saydık. Sonuçta düşünmeyen, üretmeyi ve keşfetmeyi zahmet sayan; taklitçi, tüketici cep telefonu ve sosyal medya denen dehlizde kaybolmuş gençlik kaldı elimizde.

Şimdi bu durum keşfedilmiş ve kurtuluş için müfredat değişikliği ile başlayan bir çalışmanın varlığı hissettirilmeye çalışılmaktadır. Fakat yapılan çalışmalara baktığımızda pek iç açıcı sonuç görmek mümkün olmamaktadır. Yapılan çalışmalar ilmîliği ispatlanmamış ve yüzyıldır teoriden öteye geçmemiş bir konu müfredattan çıkartılmış, çıkartılmamış, din kültürü müfredatına cihad kavramı konmuş konmamış gibi sığ tartışmalara indirgenmekte, sonuca bakılmamaktadır. Evet, müfredat çalışmalarında bazı şeyler çıkartılmış, bazı eklemeler yapılmıştır. Fakat asıl değişmesi gereken batıcı bakış açısı, batı zihniyeti değişmemiştir. Yani rengi Anadolu zihniyeti batılı insan yetiştirme zihniyeti aynen durmaktadır.

Anadolu insanının kendi ruh kökünden koparılmış, kendi inanç, ahlak ve kültür değerlerinden güç almayan, batıcı zihniyette bir eğitim sistemi değişmediği sürece ne değişirse değişsin sonuçta hiçbir şey değişmiş olmayacaktır.

Olması gereken ise; yönümüzü batıcı bakış açısından ve batıyı rehber kabul etmekten kurtulmak, kendi geçmişimizde bizi bir zamanlar dünyanın lideri yapan inanç, kültür ve ahlak değerlerimizi temel alan bir yapıya dönmektedir. İnancından, tarihinden, ahlak ve kültür değerlerinden güç alarak ileriye bakan gençliği yetiştirecek bir eğitim sistemi kurmaktadır.

Aklını ve zihnini kiraya vermemiş, milli duruş ve milli görüş sahibi, batıyı kutsayan değil kendi inanç, ahlak ve kültürünü önemseyen gençler yetiştirmek azim ve gayretiyle yeni bir eğitim yılına heyecan ve besmeleyle başlayalım.
Yeni öğretim yılımızın tüm öğretmen, eğitim çalışanları, öğrencilerimiz ve milletimiz için hayırlara vesile olması temennisi ile.
Selam ve dua ile.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz