1973 tarihli 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanuna göre: “Öğretmenlik; devletin eğitim, öğretim ve bununla ilgili öğretim görevlerini üzerine alan özel bir ihtisas mesleğidir”. Aynı yasada “hangi kademede olursa olsun öğretmen adaylarının yüksek öğretimden geçmeleri esastır ve öğretmenlik mesleğine hazırlık, genel kültür, özel alan eğitimi ve pedagojik formasyonla sağlanır” hükmüyle de öğretmen adaylarının yetişme ölçütleri belirtilmiştir. Öğretme-öğrenme sürecinde yer alan ana unsur öğretmendir.

Öğretmenlik ilahi bir öğretidir. Nitekim “(size nimetimi tamamladığım gibi) içinizden, size âyetlerimizi okuyan, sizi tezkiye eden (şirkten, maddî ve mânevî kirlerden ve kötülüklerden temizleyen), size Kitab’ı ve hikmeti (ve O’nun hükümlerinin uygulamasını) öğreten ve bilmediklerinizi bildiren bir Resul (elçi, öğretmen) gönderdik.” (Bakara 151) ayeti ile peygamberlere öğretmenlik görevi verilmiştir. Peygamberimiz de “Ben ancak bir muallim (öğretmen) olarak gönderildim” (İbni Mace, Mukaddime, 17) hadisi ile bunu bizlere bildirmiştir. Öğretmenlik, bilgi ve becerilerin yanı sıra tutum ve düzenli alışkanlıkları da gerektiren bir meslektir. Mesleklerin en zorudur. Hayvancılıkla uğraşan yetiştirdiği hayvan problemli ise keser afiyetle yer. Mobilyacı ise yaptığı eser iyi çıkmazsa yakar ve ısınır, demirci ise eseri iyi olmadı ise eritir yeniden şekil verir. İnsan yetiştirmede sonuçlar hemen görülmez ve diğer mesleklerdeki gibi sonuçları geri döndürülemez.

Bilgi kadar bilgiyi aktarma biçimi de önemlidir. Bazı araştırmacılara göre bilgi % 30 aktarma biçimi ise % 70 olduğu ifade edilmektedir. Öğretmenin cana yakın olması, heves ve coşku dolu olması, değişim ve gelişim taraftarı olması, insancıl olması, düşünen ve düşüncelerini yansıtan kişiler olması gereklidir. Bunlar etkili öğretmenliğin vazgeçilmez özelliğidir. Bunun için bu karaktere sahip kişiler öğretmenlikte başarılıdır. Öğretme olmadan öte lider olmak gereklidir. Yaşantı, problem çözme, örnek olma, yerinde metotları kullanma, sınıf yönetimi, öğrencisinin özel yeteneklerini bilme vb… özelliklere sahip olması öğretmenin değerini artırır.

“Bilgi kadar bilgiyi aktarma biçimi de önemlidir. Bazı araştırmacılara göre bilgi % 30 aktarma biçimi ise % 70 olduğu ifade edilmektedir. “

Öğretmen politikamız
Öğrenciye öncelikle bilgi yükleme yerine davranış kazandırmayı öne almalıyız. Müfredatlar buna göre düzenlenmelidir. Bu gün öğretmeninin yanında nasıl konuşacağını ve davranacağını öğrenmemiş, ebeveyniyle arkadaşı gibi argo konuşan, saygı ve sevginin sınırlarını bilmeyen, trafik canavarı olan, anlaşmadan uzak, kavgacı, sinirlerine hâkim olamayan, gittiği piknikte çevresini pisletip dönen, yetiştiği toplumda bu milletin silahı ile bu milletin evlatlarını öldüren… örneklerini çoğaltabiliriz. Bu sonuç hangi eğitim sisteminin eseridir? Bir yerlerde yanlış yapıyoruz. Bu nedenle okullarımızın etkili olabilmesi için ilk önce öğretmenlerimizin etkili olması gerekmektedir. Etkili öğretmen yetiştirmenin yöntemleri uygulanmalıdır. Öğretmenine önem veren topluluklar kalkınır. Eğitim fakülteleri kaliteli ve değerlerini özümsemiş öğretmen yetiştirmelidir. Öğretmen yetiştirme politikamız yeniden gözden geçirilmelidir.

Öğretmene göre öğretmen özellikleri
Lise, ortaokul ve İlkokul seviyesinde özellikle son 12 yılda bulunduğum 6 okulda yaptığım anket çalışmasında “Öğretmen algısına göre öğretmende bulunması gereken özelliklerden 10 özellik için sıralama yapar mısınız?” diye sorulduğunda çıkan sonuç şöyledir:

SIRA ÖĞRETMENDE BULUNMASI GEREKEN ÖZELLİKLER YÜZDESİ
1 Derslere Planlı girmeli 28,4
2 Sınıf içi düzen, disiplin ve iyi yönetmeli 27
3 Öğrenciyi her yönden tanımalı 19
4 Öğretmenin bilgi güncellemesi 10
5 Derse zamanında girmeli 4
6 Öğrenciyi aktif kılmalı 3,9
7 Öğrencilere objektif olmalı 3,5
8 Takım çalışması yapmalı 2
9 Bilgi teknolojilerini kullanmalı 1,5
10 Sınıf içi ödül – ceza uygulamalı 0,7

Bu çalışma ilkokul, ortaokul ve lise öğretmenlerinden 205 öğretmen ile tarafımdan gerçekleştirilmiştir. Velilerle bu araştırmayı yapsak; özellikle ilkokullarda öğrenciyi tanımalı ve öğrenciyi aktif kılmalı seçenekleri ön plana çıkacaktır. Çünkü veliler çocuklarını birinci plana almıştır. Yıllarca öğretmeni şikâyet eden velilerin kaynağı sadece çocuğundan aldığı bilgiye dayanmaktadır.

Çağımız hızla gelişmektedir. Günümüzde ne öğretmen eski öğretmen, ne veli eski veli, ne de öğrenci eski öğrencidir. Çocuğunun yaptığı yanlış nedeniyle yüzünü ekşiten öğretmeni çocuğumun psikolojisini bozdu diyerek gerekli mercilere şikâyet eden velilerin çoğaldığı bir devirde yaşıyoruz. Öğretmeni ile dalga geçen öğrencilerin bulunduğu eğitim yuvası gerçekten yuva mıdır? Dövülen veya öldürülen eğitimcilerin var olması ayrı bir yaramızdır.
Öğrencisinin hatırını sormayan bir eğitimci ne kadar eğitimcidir? Eskimiş adres defteri arasından para çıkartıp “al yavrum sen öğrencisin” diyen, evimizi ziyaret ederek “Yakacağınız var mı?” diye soran ve abdestsiz derse girmeyen hocaların öğrencisiyim. Anne – babama öğretmenimi şikayet edince öğretmene nasıl davranmam gerektiğini öğreten bir ebeveynin çocuğuyum (Allah hepsinden razı olsun.). İşte modern çağda eğitimcilerin iyi düşünmesi ve örnek alması gereken bu durumdur. Bunu bir yazarımız şöyle itiraf etmiştir. “Sokaklarda küfürbaz bir gençliğe rastlıyorsanız, şaşırmayınız: Talebelerimizdir.” (Karakaş, Vehbi, Hicazlı Sevgili ve Sana Öğle Hasretim ki adlı kitapları). Eğitim ve öğretim geçmişten uzaklaşmadan geleceğin teknolojisi ile bezenerek yeniden düzenlenmelidir. Yeni yönetim şekline geçtiğimiz ve Sayın Bakanımızla yola devam edeceğimiz bugünler iyi değerlendirilmelidir.

“Günümüzde ne öğretmen eski öğretmen, ne veli eski veli, ne de öğrenci eski öğrencidir. Çocuğunun yaptığı yanlış nedeniyle yüzünü ekşiten öğretmeni çocuğumun psikolojisini bozdu diyerek gerekli mercilere şikâyet eden velilerin çoğaldığı bir devirde yaşıyoruz. “

Öğretmenlerin seçilmesi önemlidir. Yaptığı projelerle değerlendirme, okula katkısı, veli ve öğrencilerle iletişimi, bilgi aktarımdaki güzel mahareti kendisine getiri olarak dönmelidir. Bunu belirleyici makamlar olmalıdır. Ancak liyakate bakılmadan, sendika başkanlarının ve siyasi partilerin kendi bahçesine döndürmek için tüm hileleri kullanarak makamlara getirilenler nasıl tarafsız olur? Hangi baskılara karşı koyabilir? Makam için her renge girmeye müsait karaktere sahip kişiler neler yapmaz? Sendikalar arasında mekik dokuyan, değerlerini makamlarına satan idareciler var mıdır? Bu meseleler araştırılmalıdır. Bunun için adamı olan değil liderlik özelliği olan ve değerlerinden ödün vermeyen kişilerin ilgili makamlara getirilmeleri hatanın en aza inmesini sağlayacaktır.

Kalite
Öğretmenlik gönül işidir. Bu nedenle dünyalık sıkıntıları elbette kendisini etkileyecektir. Televizyon programlarında öğretmenleri ve öğretmenliği tartışan kişilerin aylık maaşı ile öğretmenlerin maaşı kıyaslanabilir mi? Bu; konuşma, kitap yazma, tenkit etme ile değil sahada yaşama ile daha iyi anlaşılır.
Eğitim Fakülteleri ile Millî Eğitim Bakanlığı bir araya gelerek öğretmen yetiştirmeyi yeniden değerlendirmelidir. Kaliteli insan yetiştirmek kaliteli eğitimden geçer. Kaliteli öğrenci kaliteli ailelerden çıkar. Kısaca toplum olarak kendimizi özümüzle formatlamalıyız. Kendini değiştirmeyen toplumu Allah değiştirmez. Değişim evlerde başlamalı, bu değişim yönetime kadar dalga hâlinde yayılmalıdır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz