BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM;

Gençler yabancıların tuzağına düşüyor, teröre aldanıyor, eroin ve içki müptelası oluyor, değerlerinden uzak bir hayat yaşıyorsa, o ülkenin eğitiminde ciddi bir problem olduğu açıktır. Eğitimimiz, değerlerimizi ve hayat tarzımızı geleceğe taşımalı, değil mi? Türkiye’de her seviyede insanın eğitimden yakınması sebepsiz değil. Yöneticilerimiz ne işle meşguller? Türkiye’nin en hassas alanına ne zaman el atacaklar?

Türkiye, çok zengin bir kültürel hazine üzerine oturuyor. Bunlar, hem kendi toplumumuzu, hem de insanlığı huzur ve barış içinde yaşatacak değerler! Fakat, bunlardan yeterince faydalandığımız söylenemez. Her şeyden önce, buna niyet edip eğitim müfredatına kazandırabilmiş değiliz. Bakalım, “bize göre insan” yetiştiren eğitim sistemine ne zaman geçeceğiz?

ZİHİNLER İŞGAL ALTINDA

Yetişme çağında olan gençlerimize bir bakın! Kendi içlerinden çıkan insanları mı rol-model olarak alıyorlar; yoksa yabancıları mı? Özenti kimlere? Kendisini tarih sahnesinden silmek isteyen düşmanına özenti duymak bu ülkeye mahsus! Çanakkale’de, 15 Temmuz’da bizi yok etmek isteyenler kimlerdi? Hiç onlara özenti duyulur mu?

Eğitim sistemimiz, önce evlatlarımıza nasıl bir milletin evladı olduklarını öğretmeli. Geçmişte yetiştirdiğimiz, dünyayı aydınlatan ilim adamlarını, tarihe şan veren kahramanlarımızı. Üstün insan örneklerini bilen gençler, sanal kahramanlarla oyalanmazlar. Her alanda ecdadına layık olmaya çalışırlar.

Türkiye Müslüman bir ülke! Müslümanlık bizim en kıymetli hazinemiz, en özgün yönümüzdür. Şaşmaz pusulamız! Yaşadıkları toprakların hâkim inancını tanımayanların hangi yabancı limana demir atacakları belli olmaz. Rotasını kaybetmiş gemi misali. Nice tehlikelerin içine düşer de, bunun sebebini idrak edemez. Çünkü, zihni kültürel işgal altındadır.

“Eğitimimiz, evlatlarımızın dikkatini Batı’nın çöplüğüne değil; zengin kültürel hazinemize yöneltmeli. “

Eğitimimiz, önce evlatlarımızın zihinlerini işgalden kurtarmalı. Değerlerimize göre düşünen insanlar haline getirmeli. Ancak, Fulbright Eğitim Komisyonu’nun kararlarına uyarak, AB’nin dikte ettiği eğitim normlarına bağlı kalarak zihinleri kültürel işgalden kurtaramazsınız!

HAZİNENE SAHİP ÇIK

İngilizlerin dünyaca meşhur tarihçisi Arnold Joseph Toynbee (1889-1975), 51 yıl Fatih, Nuruosmaniye ve Süleymaniye Kütüphaneleri’nde araştırma yaptı. Ondan sonra ülkesine döndü. 3 yıl daha yaşadı. Akademik çevresi ona, “Osmanlı’nın ülkesinde niçin bu kadar uzun kaldınız?” dediklerinde; “Şair Nabi’nin ülkesinde yaşadım” dedi. “Ne demek istiyorsun?” diye sorduklarında; “Ben Osmanlı’nın kütüphanelerinden elde ettiğim kültürle boyum kadar kitap yazdım” cevabını verdi.

Eğitimimiz, evlatlarımızın dikkatini Batı’nın çöplüğüne değil; zengin kültürel hazinemize yöneltmeli. Osmanlı atalarımız, sanat hayatından estetik zevke; ilimden mimariye; irfandan medeniyete kadar öylesine zengin bir hazine bırakmışlar ki! Miras olarak bırakılan bu emanetlere sahip çıkmalıyız. Batılılar üniversitelerinde “Doğubilim” ismiyle bölümler açmışlar. Orada İslami ilimleri araştırıyorlar. Zihinsel açılımlar sağlamak, yeni gelişmelere kapı aralamak için! Bizim eğitimimiz, bize ait olana ilgisiz kalacak, öyle mi? Hazinemize ne zaman sahip çıkacağız?

KALİTELİ EĞİTİM İTİBARDIR

Eğitim sistemi aracılığı ile sağlanan iyi yetişmiş insan gücü dışa karşı başlı başına bir itibardır. Osmanlı atalarımız bunu sağlamışlardı. Erbakan Hoca, “Yakın tarihe kadar Paris Sorbon Üniversitesi’nde kürsüye çıkan akademisyenlerin, bizim ilimlerimizin ilim kıyafetlerini giymeyi iftihar vesilesi saydıklarını” anlatır.

Mehmet Akif de Batılı diplomatların Osmanlı’ya hayranlığını terennüm eder: “Donanma ilerlerken muzafferan ileri / Üzengi öpmeye hasretti Garb’ın elçileri!”

Erbakan Hoca, Batı’nın bize hayran olduğu günlerden sonra bugün geldiğimiz durumu sorgular: “Halbuki bugün ne haldeyiz? Bugün Maarif’imizin hali nedir? Bugün bir bakıma kendi Maarif’i kendisi için insan yetiştirmeyen tek millet haline geldik. Öğrenimimize kendi tarih hazinelerini kötülemek için yok farz etme, küçük gösterme ve ne olduğunu bilmeme gibi hastalıklar gelip arız olmaya başladı.”

İÇERİK KAYBOLUYOR

Taklitçi eğitim problemlerimize çözüm üretemiyor. Eğitim adına yapılanlar şekil ve maddeden ileri geçemiyor. Evlatlarımızın zihin ve gönül dünyası boş bırakılıyor. Sanki gizli bir el eğitim sistemimizi yönlendiriyor. Eğitim adına konuşulanlar çoğunlukla okul, derslik, akıllı tahta, boya badana, bilgisayar, laboratuvar malzemeleri gibi yalnız fiziki ihtiyaçlardan ibaret.

Halbuki, asıl önemli olan okulda evlatlarımızın kalbine ne koyduğumuzdur. Öğrencinin hedefini gözetmesi, istikamet sahibi olması! Alice’in bir sözü var: “Nereye gideceğini bilmiyorsan, hangi yoldan gittiğinin önemi yok.”

Bu toprakların evlatlarına aile, anne, baba kıymetin bilme, birbiriyle “kardeş olma” duygusu kazandırılmalı. Akrabalık, komşuluk ilişkileri güçlendirilmeli. Birlikte yaşadığımız insanlara karşı sorumluluklarımız öğretilmeli. Medeniyetimizin üstünlüğü tanıtılmalı. O zaman evlatlarımızın gözü dışta olmaz. Yabancılar, evlatlarımızın teröre bulaşma konusunda bir tekini bile kandırma fırsatı bulamaz.

YETENEĞE GÖRE EĞİTİM

Türkiye’de eğitim devletin himaye ve kontrolünde. Devlet de, istisnasız her vatandaşının eğitimini sağlayıp onları topluma kazandırma yükümlülüğünde. Bunun için de evlatlarımızın zekâsını değil; yeteneklerini ön planda tutmalı. Her seviyedeki yetenek sahiplerinin davranış ve becerilerini geliştirmeli.

Eğitim, zekâ seviyesi iyi durumda olanlara göre değil; yeteneklere göre düzenlenir. Bu yapılmazsa, pek çok öğrenci sınavlarda elenir; ümitsizliğe düşer; karamsar olur. Öğrenciyi küçümseyen, “başarısız” damgası vuran bir sistem, eğitimin ne olduğunu anlamamış ve elenmiş demektir.

Eğitim, kişinin yeteneklerini dikkate alarak onun becerilerini geliştirme işidir. Seviye dikkate alınırsa kimsenin onuru zedelenmez. Herkese yeteneğine uygun bir iş alanı açılır. Toplumsal denge de böyle sağlanır. Değilse, eğitimin problemleri artarak devam eder. Öğrencisine okumayı bile sevdirememe ayıbından kurtulamaz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz