Ana Sayfa Milli Şuur 40. Sayı ERDEMLİ YAŞAMAK VE ERDEMLİ DAVRANIŞ KAZANDIRMAK

ERDEMLİ YAŞAMAK VE ERDEMLİ DAVRANIŞ KAZANDIRMAK

Rabbimizin verdiği nimetleri hoyratça tüketmeden, tüm mahlukatına merhamet ve şefkatle muamelede bulunmak, nimetleri İsraf etmemek, saçıp savurmamak dahi kul hakkına riayet etmekten! doğru, ahlaklı ve faziletli olmaktan geçer.

74
0

Erdemli olmak ve erdemli yaşamak, yani faziletli, doğru, ahlaklı, alçak gönüllülük, yiğit, iyilik gibi tanımların genel adı. İnsanın yaşamındaki olmazsa olmazları olan güzel hasletleri, İnsanın inancı gereği yapması gereken güzel yaşamı için kuşandığı sorumluluk bilincinin diğer adı erdemli olmak.Bence erdem İnsanlığın Tacı, Adem a.s dan Peygamber Efendimiz s.a.v. e kadar Yüz yirmi dört bin Nebi ve Üç yüz on beş Resulün Kuşandığı, taşıdığı, sorumluluk bilincinin bir numaralı örneğidir.

Bizler onların hayatlarının her alanında İyilik, Ahlak, Fazilet Yiğitlik, Doğruluk, Erdemli hareket ve tavırlar görürüz, sahabenin hayatı bu tablolarla doludur.

Peygamber olmayan fakat Erdemli harekette zirve yapan Hanneler,Meryemler, Maşiteler, Asiyeler, Rabialar biliriz. Seyit Ali Çavuşlar, Nene hatunlar, şerife bacılar, Sezai efendiler, Aslan beyler, Şahin beyler de biliriz.

Nice dava adamları, Bilge insanlar vardır faziletli yaşam savaşçıları. Nereden gelip nereye gittiğini bilen insanoğlu aklını kullanan ve Kurana sarılandır. Vahiyler İnsanı Olgunlaştırır ve düzeltir, ateşin yaş ağacı düzelttiği gibi. O zaman İnsan Allaha Kulluğunun iyisini yapmaya başlar, bu da insana Mutluluk getirir. Muhammet İkbalin İfadesiyle ‘’ Bir insan Kuranı anlasın da Mutsuz olsun Öylemi’’ buyurur. Kuranı anlamak mutluluksa İşte Erdemli olmak, Faziletli olmak buradan geçer.

“Bir insan Kuranı anlasın da Mutsuz olsun Öylemi’’

MUHAMMET İKBAL

Ben suyun gözünden su içerim der akıllı olan, suyun gözü Kuran, hemen altı Sünnet değil mi? İşte kuşanacağımız Erdem de, Fazilet de, Ahlak da, Doğrulukta buradadır.
‘’ Ellezi halak el mevte ve hayete liyebluvekum eyyukum ehsenu amele’’ (Mülk. 2) diyor Kuran. Allah yaratır, Öldürür ve yaşatır, insan sorgular Rabbim neden beni yaratır, öldürür ve yaşatırsın? Ve şöyle bir cevap alır, Hele kimler daha güzel işler yapacak diye. Yani kimler Erdemli, Faziletli yaşayacak diye.

İnsan en başta kendisini var edene karşı sorumludur, önce ona karşı doğru, dürüst, ahlaklı, samimi, faziletli davranmasını bilmelidir.

Biz insanoğlu Nebilerle gelen Vahiylerden öğreniriz ne yapıp, ne yapmayacağımızı, galübelada ruhlarımızın verdiği söze akde vefasızlık yapmadan, doğru yol olan sıratımmüstakim yolunda doğru yürüyeceğiz.

Değil mi ki? günde kırk vaktin kırkında hem bizleri doğru yola ilet diyeceğiz, hem de bu yolu yamuk, yumuk yürüyeceğiz, dünyayı bizlere ikram edene şükranlarımızı ifade ederken ayak sürüyecek, ama bir parça ekmek verene neredeyse kul köle olacak duruma geleceğiz.

‘’Eleysallahu bi ahkemil hakimin’’( Tin-8) ‘’ Hükmedenlerin Hakimi ben değilmiyim? Diyen Rabbimizi duymazdan gelecek başka alanlarda dünyalıkla meşgul kendimize, Hükmedenler arayacağız.

Rabbimiz (Rahman suresinde Tam Otuz bir kez)‘’ Febieyyialairabbikümetükezziban’’ ‘’Halamı benim verdiğim nimetlerimi inkar edeceksiniz’’ diyecek. Bizler alnı açık! ‘’Labişeyinminrabbikelnükezzibun’’, Hayır Allahım biz senin verdiğin hiçbir nimeti inkar etmiyoruz demeyecekmiyiz? İnsan önce Yaratanına karşı erdemli olduktan sonra erdemli davranış sergileyebilir ve örnek teşkil eder. Rabbinin emir ve yasaklarını çiğneyenden erdem ve doğru hareket beklenemez.

Rabbimizin verdiği nimetleri hoyratça tüketmeden, tüm mahlukatına merhamet ve şefkatle muamelede bulunmak, nimetleri İsraf etmemek, saçıp savurmamak dahi kul hakkına riayet etmekten! doğru, ahlaklı ve faziletli olmaktan geçer.

Kendinden önce Komşusunu düşünen insan, yetime, yolda kalmışa, aça, açığa yardıma koşan insan, mazlumun ve açın dinini dahi sormadan yardımına koşan insan, özgürlüğüne, haklarına, değerlerine sahip çıkan ve ölümü pahasına bu değerlerini koruyan insan erdemden bahseder ve erdemli ve faziletli bir yaşam örneği oluşturur.

Ebeveyinler evlatlarına, komşu, köy, kasaba, şehir sokak nerede hangi konumda olursa! Bulunduğu ortamda kendinden evvel onların iyiliğini ister, onlara değer verir, onları doğru yola davet eder, kötülüklerden alıkoymaya çalışır, sever, sevilir, onlar için kendisini doğru bildiği davada öne atar, bana ne demez. ‘’Bana değmeyen yılan bin yaşasın’’,’’ her koyun kendi bacağında asılır’’ demez, işte o topluma faziletli, doğru, Ahlaki, Yiğit davranışlar kazandırır. İçinde bulunduğu topluma cesaret, medeniyet, Aksiyon kazandırır bu da! Koca Yunusun’’ sevelim sevilelim bu dünya kimseye kalmaz’’ mukabilinden! Herkesin kendi hakkına razı olup Hakimine, Rabbine, Malikine Bağlılığının bir Kulluk bilincinin ifadesidir.

İnsanın ikram edilen dünya ve nimetlerine karşı! İkram edene Erdemli olması verdiği akde vefa ya sadakatinin göstergesidir.

Bir İnsan her gün kendini muhasebe etmelidir. Yaratana karşı Doğrumu yum? Dürüst müyüm? Ahlaklı mıyım? Onun yarattıklarına karşı vefalı mıyım? Adil miyim? alçak gönüllü müyüm? Sevecen miyim? yardım sever miyim? Diye kendimizi yoklayıp, Nefislerimize bu güzel davranışları kazandırmak zorundayız.

Bir İnsan her gün kendini muhasebe etmelidir. Yaratana karşı Doğrumu yum? Dürüst müyüm? Ahlaklı mıyım? Onun yarattıklarına karşı vefalı mıyım? Adil miyim? alçak gönüllü müyüm? Sevecen miyim? yardım sever miyim? Diye kendimizi yoklayıp, Nefislerimize bu güzel davranışları kazandırmak zorundayız.

Erdemli olmak elbette ki ebeveynden ve aileden de alınır, ancak elde tutması zordur kaybedebilirsiniz, esası insanın emek çekerek ve fedakarlık yaparak kendi emeğinin Fazilet ve erdemine sahip olmasıdır ki kalıcı ve etkili olsun, bu da cihadın en büyüğü kendi nefislerimizle mücadeleyle olur. Yoksa, Mescit ül Aksa yı korumak için daha on iki yaşında elinde sapanla tankın karşısına duramazsınız.

En yakınımızdaki komşumuza at istemeliyiz ki bizim de Eşeğimiz olsun, onlar aç yatarken bizler tok uyumamalı, Ömer bin Hattab r.a. gibi çuval sırtlanmalıyız, dertlinin derdine ortak olup derman olmalıyız. Dünyanın öbür ucundaki kardeşlerimize ve tüm mağdur ve mazlumlara arkamızı dönmeden elimizden gelen tüm yardımlarla seferber olmalı ve teşvik etmeliyiz, dualarımızı esirgemeden tüm eşrafımızla gayret etmeliyiz, onlar için uykularımız kaçmalı, bunu her halinden sorumlu bulunduğumuz! Çocuklarımıza elimizin altındakilere hissettirmeliyiz.

Kibirlenmemeli, büyüklenmemeliyiz, unutmamalıyız ki düşmez kalkmaz bir tek Allah cc dır. Kibirlenerek yeryüzünde gezmeyiniz diyor ya Kuran.

Evlatlarımıza selamlaşmayı, verilen sözleri tutmayı, sevmeyi, sevilmeyi, dağıtmayı, vermeyi yani infak etmeyi kendimiz örnek olarak kazandırmalıyız.

Bizler için ailelerimiz için çok önemli olan bir değeri, sevdiklerimiz ve mazlumlar için hayati önem arz ediyorsa, hiç çekinmeden ve düşünmeden onlara vermeliyiz, bilmeliyiz ki bu hareket İnsanın Ahirete imanının göstergesidir.

En yakınımızdaki komşumuza at istemeliyiz ki bizim de Eşeğimiz olsun, onlar aç yatarken bizler tok uyumamalı, Ömer bin Hattab r.a. gibi çuval sırtlanmalıyız, dertlinin derdine ortak olup derman olmalıyız.

Allah sevgisi, Kurân aşkı, Peygamber sevdası, vatan, bayrak, sancak, delisi olmak bu uğurda on dört yaşında silahını kapıp cepheye koşmak! Bu çocuğu kınalayıp uğurlamakta erdem hareketinin inancına ve imanına dair yaşıyla ve kınasıyla attığı imzasının tezahürüdür. Şehidin kanı, gazinin yarası da faziletli, yiğit ve doğru oluşunun bir simgesidir, buralarda örnek alınır ve örnek verilir.

Uhutta bir yudum su iniltisine koşan sahabe tam suyu Kardeşine içirecekken bir diğer yaralı sahabe su ister. Sahabe suyu içmez diğer kardeşinin sesini duymuştur, orayı işaret eder, ona koşar su elinde sahabe tam suyu verecekken başka bir sahabe su der, bu kez bu sahabe suyu içmez suyu ona götür der, bu arada tüm sahabe suyu içemeden şehit olurlar! Bu tablo bize erdemli bir yaşamın erdemli sonunun Ebedi hayata intikalidir.

Şeyh Edebalinin Osman Gaziye öğüdünde ‘’Oğul, Adamlar vardır şafak vaktinde doğar akşam ezanında ölürler, avun oğlum avun, güçlüsün, kuvvetlisin, akıllısın, kelamlısın amma! Bunları nerede ne zaman kullanacağını bilmezsen sabah rüzgarlarında savrulur gidersin’’. Dediği gibi Erdemli ve faziletli yaşayıp, Yiğit ölmeliyiz.

Unutmamalıyız ki Peygamberleri, Sahabeyi, Alimleri, Şehitleri bilmek onların yaşamlarını düstur edinmek zaten erdemli olmak, Faziletli olmak, güzel işler yapıp güzel insan olmak demektir. Tüm İnsanlığın Erdemli olması ve erdemli yaşaması dileği ile

Selam ve Dualarımızla.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz