Mantık: düşünce esnasında insanı sapıtmaktan, yanlış düşünmekten koruyan ilimdir. Düşüncenin doğrusunu kötüsünden ayıran, zihni de hatadan koruyan bir ölçü ve ayardır. Bunun için: “Mantığa vakıf olmayan kişilerin ilmine güvenilmez” diyor Gazali. Geçerli bir bilgi düzeyine ulaşmak isteyenler, önce bildiklerini uygulamalıdır. Bu gücü kullanmak, insanın meziyetidir ve bu meziyet ancak disiplin ile gerçekleşebilir.
Disiplin; düşünce, ifade ve eylem bütünlüğü sağlamak adına yapılan hazırlıktır. Bu hazırlığın yapılması önceliklerin belirlenmesine ihtiyaç duymaktadır. Öncelikleri belirlemek adına durmak zorundayız. Çünkü anlamak için durmak gerek! Durduğumuzda anlamamız, anladığımızda yeni bir duruş sergilememiz mümkün olacaktır.

İnsan, kendine verilen görevleri yerine getirmek üzere mütenasip yeteneklerle donatıldığından çözüm kahramanıdır. Bu yüzden meseleleri dert etmez, çözer. Sosyal hayatta çözümü sağlama görevi bu yüzden insana verilmiş, yeryüzünün halifesi kılınmıştır. Değerlerin yitirilmeye yüz tuttuğu bir dönemde halka hizmet etme sorumluluğu ve sevgisi, en büyük değerdir. Bu değeri besleyen mantık: “çözüm vardır ve sorunun, bu varlıktan uzaklaşma” olduğunu bilir. Halifenin, “çözümden sorumlu” biri olarak hayatın her alanında aklıyla imanını buluşturarak çözüm üreten olması da bu mantığa dayanır.

Bu mantığa göre: Müslüman “önce güçlü” değil, “önce haklı” olmalıdır! Çünkü insanlık senden, elindeki imkânlara göre yapacağın hizmeti beklemektedir. İlerideki imkânlar, ancak ilerdeki hizmetlerin imkânı olacağından bugünün hizmetine hiçbir katkısı yoktur. Yoksa siz, bunları ilerde gerçekleştirmekle mi kendinizi avutuyorsunuz! Emekle, alın teriyle, bilgi ve beceriyle iş yapmanın ve kazanmanın esas olduğu her dönem, “güçlü” olmayı sağladığı gibi, hiçbir zaman da önceliği güce vermez.

“Müslüman önce güçlü değil, önce haklı olmalıdır! “

Yine bu mantığa göre: hizmet etmek için yükselmek şart değildir! Çünkü üstünlük, kişisel değil, fikirseldir. Hizmet etmek için bir konuma değil, sadece hizmet bilgisine ihtiyaç duyulmaktadır. Yükselmek, hizmet etmek için değil, hizmetteki etkinliği arttırmak için gereklidir. Bulunduğumuz imkânların daha fazlasını hedefleyerek sorumlu olduğumuz hizmetten vazgeçmek ya da hizmeti ertelemek, şeytanın en büyük tuzağıdır. Mantıksal olarak, insanların belirli bir okulu bitirmiş olması değil, sahip olduğu bilgiyi kullanabilecek yetkinliklerinin daha önemli olduğu ortadadır. Büyük resmi görebilme ve çözüm üretme konusunda yeterlilikleri ve yetkinlikleri geliştirmeye yönelik bir çalışmanın; bilgiden çok mantık istediği de açıktır. İnsanı heyecan üretmeyen bilgiden korumalıyız. Hayatın amacının hayattan daha değerli olduğundan hareketle “ben”i “biz” için sermaye yapmalıyız.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz