Ana Sayfa Milli Şuur 39. Sayı MİLLETİNE YABANCI İNSAN EĞİTİMİ BİTECEK

MİLLETİNE YABANCI İNSAN EĞİTİMİ BİTECEK

Yabancı dil eğitimi zorunlu değil seçmeli olmalıdır. Yabancı dil eğitimi isteyene ortaöğretimde verilmeli, senelere yayılmadan yoğunlaştırılmış programlarla öğretilmelidir. Yabancı dil öğrenme yabancı kültürlemeye, yabancılaştırmaya alet edilmemelidir.

7
0

ÖĞ-DER Birlikte Tefekkür Komisyonu

Yabancı dil öğretimi önemli olarak görülürken farklı bir alana çekilerek yabancı dil eğitimine dönüştürülerek adeta nesillerimiz kendi yerli millî kültürümüzden kopartılarak yabancılaştırılmaktadır. Bu tehlikeyi ortaya koymak için yapılan Birlikte Tefekkür toplantıları ile titiz bir çalışma sonucunda önemli bir rapor ortaya çıktı ve ilgililere ulaştırıldı. Raporun kamuoyu ile paylaşımı ses getirdi. Şimdi beklentimiz bu kıymetli çalışmanın hayırlı neticelerini görmek.

Raporun amacı “Sömürgeci anlayışla sürdürülen yabancı dil eğitiminin (öğretimi değil) yanlışlarını ortaya koyma, millî bir anlayışla, milletimize faydalı yeni bir yabancı dil öğretimine; müfredat, ders kitabı, işleyiş-metot ve materyal hazırlanması bakımından katkıda bulunmaktır. Rapor oldukça geniş bir alanı kapsamaktadır. “Okul öncesinden yükseköğretime kadar tüm resmi ve özel örgün öğretimin tüm kademelerindeki yabancı dil müfredat ve ders kitapları çalışmanın kapsamı içerisindedir.”

Prof. Dr. Yusuf Kaplan bir ifadesinde bu önemli konuyu adeta özetlemiş: “Kâmil bir insan yetiştirirken; düşünüp fikir üretmesi için öncelikle ana dil eğitimi, ardından dinini öğrenmesi için Arapça, millî kültür ve medeniyetini tanıması için Osmanlıca ve dünyayı doğru anlaması için de geçerli bir yabancı dil bilmesi zorunludur.”

Dünyadaki uygulamalara bakılırsa, yabancı dil çeşitli şekil ve amaçla öğretilirken devletimizin yabancı dil öğretiminde amacı nedir, milletin amacı ile örtüşüyor mu, bir çatışma olması durumunda ne olacak? Sorularına da cevapların arandığı çalışma önemli tespitleri içermektedir: Her insan kendi dilinde düşünür. Bu nedenle esas olan çocuğun ana dilini öğrenmesi ve sevmesidir. Kişi, millî birlik ve bütünlüğünü her şeyin önünde tutmalıdır.Anadilini iyi öğrenemeyen kişiler yabancı bir dili asla gereği gibi öğrenemez. O nedenle, yabancı dil öğretiminden önce anadil eğitimi-öğretimi esas alınmalıdır.

Rapor iki ana bölümden oluşmakta, birinci bölümde mevcut durum ve tespitler yer alırken ikinci bölümde ise çözüm önerilerine ilişkin teklifler bulunmaktadır:

Türkçe ve Yabancı Dil Öğretimi Açısından Mevcut Durum

Günümüzde, okullarımızda Türkçe yeterli seviyede öğretilememektedir. Türkiye’de lise mezunu öğrenciler kendini ifade etmekte, meramını anlatmakta zorlanmaktadır.

Biz çocuklarımıza erken yaşta İngilizce öğrettikçe, bakış açıları, konuşmaları da yabancılaşmaktadır ve ayrıca Türkçeyi de bozmaktadır. Yeni kelimeler üretilememektedir.

Dil kavramlarla ortak anlam oluşturur.Kelimeler yaşam tarzlarını yansıtır. Dil, gelenek ve görenektir. Dil geçmişe bağlı olmaktır. Dil, yarın ki Türkiye’nin var olma mücadelesidir.

Prof. Dr. Selahattin Turan’ın ifadesiyle “Bedenimdeki namus gibi dil de namustur.” “Batı ne yaparsa en iyisini yapar.” düşüncesi yanlış bir anlayıştır.

Coğrafi sömürgeler belki tarihte kalmış olabilir. Ya da 17-18. yüzyıllardaki sömürge 21. yüzyılda farklı bir biçimde devam ediyor. Ancak zihinsel sömürü hiçbir zaman geçmişte kalmamıştır. Özellikle ırkçı, emperyalist ülkeler, kendi düşüncelerini dünyaya hâkim kılmak için, çok değişik yöntemler kullanmaktadır. Yabancı dil eğitimi de bu yöntemlerden birisidir.

Ülkemizdeki Yabancı Dil Öğretimi

a) Senelere yayılmış şekilde yabancı dil eğitimi veren okullar çoğunluktadır.
b) Yabancı dil ağırlıklı eğitim yapan okullar,
c) Yabancı dil hazırlık sınıfı olan okullar, vardır.
d) Özel dil kursları eğitimi yapan kurum ve kuruluşlarda ise yabancı dil yoğun olarak verilmektedir.

Yabancı Dil Öğretiminde Kullanılan Materyaller

a) Millî Eğitim ve Özel firmalara bastırılan ders kitapları.
b) Yurtdışından fahiş fiyatlarla ithal edilen kitaplar.
c) İnternet ortamında pazarlanan materyaller.
Yukarıda bahsi geçen materyaller dil, üslup ve görsel olarak hazırlanışları itibariyle sadece Batı kültür ve yaşam tarzını çocuklarımıza dayatmaktadır.

Yabancı Dil Öğrenme Yaş Aralığı

0-12 yaş, çocuğun millî, dini, manevi, ahlâki değerlerin öğrenildiği yaştır. Bu yaş dönemi soyut kavrama geçiş dönemi olarak kabul edildiğinden dolayı bu dönem konusunda hassas olmamız gerekir. Öğretilmesi istenilen yabancı dil 12 yaştan sonra verilmelidir.

Yabancı Dil Eğitiminin Temeli Ana Dil Eğitimidir

Anadil gelişiminin tamamlanmadığı bir dönemde, ana dil eğitiminden neredeyse vazgeçerek, onun üzerine yabancı dil bina etmek intihardır. Yabancı dil, ana dil eğitiminin tamamlanmasının ardından öğretilmelidir. “Türkçeyi yanlış kullananlar; iki dil bilenler ve Türkçeyi bilmeyenlerdir.”1

Küçük yaşlarda verilen yabancı dil öğretimi anadilini sevmeye ve öğrenmeye olumsuz etki etmektedir. Bu nedenle, yabancı dil öğretimi Osmanlıda olduğu gibi ortaöğretim seviyesinde verilmelidir.

Okul öncesine kadar inen yabancı dil eğitimi, batı hayranlığını yerleştirmekte, aidiyeti zayıflatmakla beraber millî birlik ve bütünlüğe zarar verici unsurları beraberinde getirmektedir. Dil eğitimini yarınki Türkiye’nin maarif davası ışığında ele almak zorundayız.

Yabancı dil kültür aktarımı aracı olmamalıdır.Mevcut yabancı dil öğretimi öğrencilerimizi inancımızdan, kültürümüzden ve coğrafyamızdan uzaklaştırmaktadır. Yapılan araştırmalar okuldan sonra gençlerin ülkesini sevmeyen kişiler haline geldiklerini göstermektedir. “Maltepe Üniversitesi’nce yapılan bir araştırmaya göre, Anadolu Liselilerin 3’te 2’si, İmam Hatiplilerin de yarısı yurt dışında yaşamak istiyor. Liselilerin vazgeçilmezleri sırasıyla arkadaşları, müzik, internet ve dini inançları…” 2

Okul öncesi müfredatımız Amerikan menşelidir. Bu seviyede yabancı dil eğitimi doğru değildir. Yabancı dil egemenlik meselesi bakımından hassas ve emperyalist amaçlara götürebilecek bir araçtır.

Yabancı dil öğrenme ile yabancı dilde eğitim ayrı şeydir. “Yabancı dilde eğitim Anadolu’nun bağrına saplanmış bir hançerdir.”3

Yabancı dil müfredatları millî içeriğe uygun şekilde yeniden yazılmalıdır. İnanç esaslarımıza ve millî kültürümüze aykırı unsurlara yer verilmemelidir.
Teklifler

Türkçe öğretimi yetersiz olduğu için üzerinde önemle durulmalıdır. Özellikle üretime yönelik dil becerileri olan yazma ve konuşma üzerinde hassasiyetle durulmalıdır.

Ortaokul birinci sınıfta güzel Türkçemizi sevdirecek, çocukların okuma-yazma, anlama ve dil bilgisi becerilerini geliştirecek bir hazırlık sınıfı oluşturulmalıdır.

İyi bir ana dili eğitimi alan öğrencilerin isteklileri rahatlıkla bir, hatta birden çok yabancı dili öğrenebilmektedir. Yabancı dil meselesini maarif meselesi olarak görülmelidir.
Dil öğretiminde öncelik Türkçe, Osmanlıca ve Latince olmalıdır. Dış kaynaklı eğitim materyalleri batı yaşam tarzını dayatmaktadır. Zamanla öğrencilerimizde yozlaşmaya neden olmaktadır. Yabancı dil kitapları ve öğretim materyalleri millîleştirilmelidir.

Öğrenme ihtiyaçlarla doğru orantılıdır. Yabancı dil isteyene öğretilmelidir. Bu bakımdan seçmeli olmalıdır.

İhtiyaç duymayan insana yabancı dil öğretmeye çalışmak doğru değildir; Bilakis ihtiyaç duyan kişiye öğretilmelidir. İhtiyaç duymayan kişiye yabancı dil öğretmede ısrar etmek ülke ve toplum açısından insan, kaynak, emek ve zaman israfıdır.

Yabancı dil eğitimi zorunlu değil seçmeli olmalıdır. Yabancı dil eğitimi isteyene ortaöğretimde verilmeli, senelere yayılmadan yoğunlaştırılmış programlarla öğretilmelidir. Yabancı dil öğrenme yabancı kültürlemeye, yabancılaştırmaya alet edilmemelidir.

Not: Raporun tamamını www.ogder.org adresinde bulabilirsiniz.

*(30 Ocak 2016 tarihinde Başkent Öğretmenevi Birlikte Tefekkür Toplantısı)
1- Türk Dil Kurumu (TDK) Başkanı Prof. Dr. Mustafa Sinan Kaçalin
2- http://www.ntv.com.tr/egitim/liseli-genclerin-hedefi-yurt-disinda-yasamak,tkrbGIMQRE-kjneoxKTfBA
3- Nurettin TOPÇU

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz