Ana Sayfa Milli Şuur 48. Sayı MUALLİM (ÖĞRETMEN) VE MERHAMET

MUALLİM (ÖĞRETMEN) VE MERHAMET

Bize bir nazar oldu. Cumamız Pazar oldu. Ne olduysa hep bize, Azar azar oldu. (Arif Nihat Asya)

97
0

Muallim, Öğretmen ya da hoca; bir bilim dalını, bir sanatı, bir tekniği veya belli bir bilgiyi öğretmeyi kendisine meslek edinmiş kimsedir. (https://www.turkcebilgi.com) Her ne kadar muallimle öğretmen arasında nüans varlığı tartışılsa da genelde dilimizde aynı anlamlar yüklenmiştir. Öğretmen eğitim öğretimde birinci sıradadır. Eğitim ve öğretimde en önemli unsur öğretmendir.
Merhamet, rahmet ve rahim aynı kökten gelen kelimelerdir. Bu kökün manası ise, yumuşaklık demektir. Daha sonra bu kelime kalb yumuşaklığı manasında kullanılmış ve bu yumuşaklığın sonucu olarak yapılan iyiliğe rahmet ve merhamet denilmiştir. Her işe başlarken tefekkürle söylememiz gereken “Besmele”de bu kavramın geçmesi, kadınlarda “anne rahmi” ismi verilmesi bu münasebettendir.
En büyük muallim Yüce Rabbimizdir. “Er-Rahman Allemel Kuran” buyurarak Kuran-ı Kerim’i öğrettiğini ifade ediyor. Bu ayette öğretmen ile merhamet kelimesinin birlikte kullanılması önem arz etmektedir. “Öğretmen ve merhamet” Sonra Peygamberimiz (sav)’in en yakın muallimi Cebrail (as) idi. Kuranı Kerimde; “Çok güçlü kuvvetli bir melek olan Cebrail Kuranı peygambere öğretti.” (Necm Suresi 5) diye ifade ediliyor. Bunun yanı sıra Efendimiz: “Ben de muallim olarak gönderildim.” (İbn Mace, Sünnet, 1) buyuruyor.
Muallim daha çok ahlaklı olmalı. Yani merhametli, şefkatli, temiz gönüllü, mütevazı olmalı. Yani insana karşı, insanlığa karşı gönlünde sevgi, şefkat, merhamet olmayan kişiden öğretmen olamaz. Öğretmenin birinci vasfı sevgi, şefkat ve tevazu olmalı. Bunlar olursa Allah’ın izniyle diğer yollar açılır. Şefkat ve merhamet hissi, özellikle eğitimle ilgilenenler, anne-babalar, yönetici olanlar, genelde de tüm insanlar için bulunması gerekli olan bir vasıftır. Kalbi katı olan birisinin gerçek bir eğitimci, terbiyeci olması düşünülemez. Zira rahmet, kalbî bir kıpırdanış ve terbiye ettiği kimseleri hafife almaktan engelleyen bir duygudur.
Merhametsiz, şefkatsiz, insan sevgisinden mahrum kaba yapılı kişilerden öğretmen olmamalıdır. Bunu biz nereden öğreniyoruz? Allah muallim olan peygambere bir metot öğretiyor. “Sana tabi olan müminlere, talebelerine şefkat ve merhamet kanatlarını indir.” (Hicr Suresi, 88) Dolayısıyla sevgi, şefkat, merhamet ve tevazuyu öğretmenlikte birinci sırada görmek lazım.
Eğitim sadece okullarla sınırlı değildir. İşini hakkıyla yapacak uzman öğretmen okulunu da bulur, öğrencisini de bulur, malzemesini de bulur. Yani ne yapar eder ve mutlaka başarılı olur.
Öğretmenin öğrenci üzerinde etkili olabilmesi için bahsettiği konuları kendi şahsında, şahsi hayatında tatbik etmeye önem göstermesi lazımdır. İşi sadece bilgiye, konuşmaya, sunuma dayayacak olursak o kadar muvaffak olamayabiliriz. Merhamet öğreten, merhametli olmalıdır. Okula öğrenciyi kayıt ettirirken genelde istenen öğretmen kimdir? Verimli, sevecen, merhametli, ilgili öğretmen… Peki, biz ne kadar merhametli, verimli, ilgili veli olabiliyoruz? Öğretmen bile çocuğunu kayıt ettirirken aynı hasletleri çocuğunun öğretmeninde aramaktadır.

Merhamet Sahibi Öğretmen

  1. Öğrencinin ve velinin güvenini kazanır. bu sayede öğrencinin dikkati açılır ve daha etkili öğrenir, kendini öğretmene karşı kapatmaz. Merhamet Allah’ın bahşettiği en güzel hasletlerden biridir. Hz. Peygamber’in (s.a.v), torunu Hz. Hasan’ı severken öptüğünü gören Akra b. Habis: “Ya Rasulallah! Benim on çocuğum var, ben onlardan hiç birini öpmedim.” deyince, Hz. Peygamber şöyle karşılık verdi. “Allah senin kalbinden merhamet duygusunu söküp almışsa ben ne yapabilirim? Merhamet etmeyene merhamet edilmez.” (Buhârî, Edeb, 18.)
  2. Merhametin sebebi ile kapsayıcı bir eğitimle tüm öğrencilerine özen gösterecektir. Konuşmaları içten olacağından tesiri daha kuvvetli olacaktır.Veli öğretmen arasındaki var olan merhamet öğrenciye geçecek ve meyvesini öğrencinin davranışlarında neşvünema bulacaktır. Merhameti sadece sözde duyan öğrenci bunu sergileyemez.
  3. Öğrencisinin okuldaki davranışları ile yetinmeyecek okul dışında da rehberlik edecektir. Talebeye sadece bilgi veren bir insan değil, her türlü ihtiyacıyla uğraşan bir insan ve bir muallim olacaktır. Gerçekten öğretmen; merhametinden öğrencisinin okul dışındaki yaşantısını merak eder mi?
  4. Özel yeteneği olan öğrencilere rehberlik ederek daha güzel seviyelere gelmesine yardımcı olacaktır. Merhamet duygusu öğrenci ile iletişimi geliştirmesi onun özellik arz eden yönlerini de görmeye vesile olacaktır.
  5. Bu güzel haslet, tavırlarına yansıyacak ve verdiği eğitim öğretimde fark olacaktır. Merhamet sahibi eğitimci;kişiye yansıttığı ışınlarla cezp edip tesiri halk olacaktır. Çünkü manevi olarak gönderdiğimiz sinyaller karşı tarafta fark edilip ilgi çekecektir. Merhametle bakışın yaydığı sinyal mutlaka tesir eder.
  6. Merhamet eden; merhametin mutlak sahibi tarafından merhamet olunur.

Bu maddeleri daha da genişletmek mümkündür. Sonuç olarak İnsanda veya muallimde merhamet duygusu yoksa yaptığı işten zevk alamaz, kendisine yük olur, verim alınamaz. Bakanlık öğretmen kıstaslarında bu unsura dikkat etmelidir. Öğretmen eğitim seminerleri bunu çok verimli kılacak projeler olmalıdır.
Bizlerin eğitimci olarak düşüncemiz; Millî Eğitimin verdiği birçok seminerin amacına ulaşmadığı bir gerçektir. Özellikle buralarda verilen seminer konularının, batıcı zihniyetin ürünü olarak sunulması tarihimize hakarettir. Özümüzde var olan ve uygulaya geldiğimiz, var oluş gayesine uygun metot ve projeleri günümüze uyarlayacak akademisyenlerimiz yok mu? Batıda sadece kendilerine merhamet anlayışı vardır, yakın tarihimizde göçmen meselesi gibi örnekler ile doludur. Umarım bizim “Merhamet“ kavramımız bir gün başka kavramla öğretilmeye kalkılmaz.

Bize bir nazar oldu.
Cumamız Pazar oldu.
Ne olduysa hep bize,
Azar azar oldu.
(Arif Nihat Asya)