Ana Sayfa Milli Şuur 47. Sayı Nitelikli Okul Niteliksiz Eğitim

Nitelikli Okul Niteliksiz Eğitim

Ülkemizde ne yazık ki bizzat eski Millî Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz tarafından eğitim nitelikli ve niteliksiz olarak sınıflandırılmıştır.

107
0

Eğitim geniş anlamda, bireylerin toplumun standartlarını, inançlarını ve yaşama yollarını kazanmasında etkili olan tüm sosyal süreçlerdir. Kısaca “istenilen davranışı geliştirme süreci” olarak da tanımlanmaktadır ve bu süreç “nitelikli- niteliksiz” ayırımına tabi tutulamaz. O açıdan devletin asli görevi bütün vatandaşlarına bu tanıma uygun eğitimi sağlamak olmalıdır. Bu hem anayasal bir zorunluluktur hem Millî Eğitim Temel Kanununun gerektirdiği bir zorunluluk hem de toplumsal bir zorunluluktur.

Ülkemizde ne yazık ki bizzat eski Millî Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz tarafından eğitim nitelikli ve niteliksiz olarak sınıflandırılmıştır. Nitelikli eğitim denince de Türkçe, matematik,fen ve sosyal derslerle İngilizceyi iyi öğreten; sınavlarda gerekli başarıyı kazandıran ve mesleğinde iyi para kazandırabilecek eğitim kast ediliyor. Eğitimi sırf bu yönüyle ele alsak bile durum oldukça vahim. Liseye geçişte her iki yılda bir sistem değişikliği ne yazık ki okulların, eğitimin ve öğrencinin de kalitesini arttırmamıştır. İlk defa uygulanan bu yeni sistem tam bir keşmekeşliktir. Açıkta kalan yüz binlerce öğrenci ve boş kalan 342 bin 392 kontenjan… Açık kontenjanlar, meslek liselerinde 214 bin 34, Anadolu imam hatip liselerinde 107 bin 288 ve Anadolu liselerinde de 21 bin 70. Daha önce de defalarca değinmiştik, Meslek liseleri memleket meselesidir. Dünyada birçok ülkede mesleki eğitim oranı % 70-80 civarındadır. Bizim ülkemiz de ise tam tersi bir durum söz konusudur. Her ne kadar Dokuzuncu Beş Yıllık Kalkınma Planında nitelikli işgücünün yetiştirilmesinde önemli yeri olan uygulamalı eğitime ağırlık verileceği belirtilmiş ise de mevcut mesleki eğitimde nitelikli eleman yetiştirememek gibi bir durumla karşı karşıyayız.

Son yıllarda birçok İmam Hatip Lisesi İngilizce yabancı dil eğitimi yaptığından, Sosyal bilimler alanından ve Fen Bilimleri alanından “Proje okul” statüsüne alınarak “Nitelikli Okul(!)”özelliğine sahip oldu. (Bu alanlar içinde nedense Arapça eğitim de yok.) Bu uygulamanın tamamen siyasi bir hesapla yapıldığı aşikardır. Zira bu saydığım alanlardaki eğitimin projelik bir tarafı yok. Zaten Fen Liseleri ve Sosyal Bilimler Lisesi bu alanlarda gerekli nitelikli eğitimi sağlıyor. İmam Hatipler ile Meslek liselerinin üretime katacağı değeri yan yana getirdiğimizde esas Proje okul olması gerekenlerin meslek liseleri olduğu gerçeğini görürüz. Bu yüzden de meslek liseleri en öncelikli nitelikli okullar olmalılar. Bütün mühendislik fakültelerine sadece Meslek ve Teknik Meslek liselerinden öğrenci alınarak bu okullar cazibe merkezine dönüştürülmeli. Teorinin az ama uygulamanın çok olduğu bir müfredat ve ders programı dağılımıyla bu okullar ülkenin nitelikli işgücünü karşılar duruma getirilmelidir.

“Adına ister nitelikli okul deyin, ister sınavla öğrenci alan okullar deyin, mezun ettiğiniz öğrenci nitelik sahibi değilse sisteminiz de okullarınız da niteliksizdir.”

İki binli yılların başına kadar İmam Hatip liseleri dönüştürme okullarıydı. Sigara bile içmeyen, kimsenin namusuna göz dikmeyen, yalan söylemeyen, çalmayan, küfretmeyen örnek Müslüman insanı yetiştirme misyonunu görmüştü bu okullar. Ne yazık ki sınav başarısına endeksli normal liselerden hâline getirilerek bu misyonundan uzaklaştırıldılar. İmam Hatip Liseleri bu eski misyonuna tekrar kavuşturulmalıdır. Yeni bakanımız. Prof. Dr. Sayın Ziya Selçuk’tan da beklentimiz bu yöndedir.

OKS sonuçları açıklandı. Sonuçlar hiç de iç açıcı değil. Eğitim kalitemizin ne kadar dibe vurduğunun bir göstergesi adeta. Temel Yeterlilik Testinde Türkçe 40 soruda 16,179 ortalama, sosyal bilimler 20 soruda 6,003 ortalama, temel matematik 40 soruda 5,642 ortalama, fen bilimleri 20 soruda 2,828 ortalama sağlandı. Alan Yeterlilik Testin de ise durum daha da vahimdi. Bu sonuçlara bakınca nitelikli okul olarak addedilen okulların da aslında nitelikli bir eğitim veremediği ortaya çıkıyor. Sonuçların bu kadar kötü olmasında birçok etmen etkili olmuştur. On iki yıllık zorunlu eğitim bir etkendir. O açıdan 12 yıllık zorunlu eğitimden vazgeçilmelidir. Dünyanın bütün gelişmiş ülkelerinde yeni öğretim metotları uygulanırken biz de hâla “Ezberci eğitim yöntemi”nin uygulanıyor olması büyük etkenlerdendir. Ortaokuldan liseye gelen öğrencinin alt yapısının olmayışı ve liseye hazır bir hâle gelemeyişi ve lisede aldıklarını üzerine bina edeceği bir temelinin olmayışı diğer önemli etkenlerdendir.

Ne yazık ki eğitim sistemimiz, müfredatımız ve öğretme metotlarımız nitelikli eğitim vermeyi ve nitelikli öğrenci yetiştirmeyi engellemektedir. Adına ister nitelikli okul deyin, ister sınavla öğrenci alan okullar deyin, mezun ettiğiniz öğrenci nitelik sahibi değilse sisteminiz de okullarınız da niteliksizdir. Ezberci eğitim metotlarından vazgeçmediğimiz, teoriyle birlikte uygulamaya ağırlık vermediğimiz ve mesleğe dayalı eğitime öncelik vermediğimiz sürece bu niteliksiz eğitim devam edecektir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz