Öğretmen Sendromu ‘TÜKENMİŞLİK’

Öğretmenlerde tükenmişlik sendromu çocukların aldıkları eğitimin kalitesini de, öğretmenlerin özel hayatlarını da etkileyen ciddi bir sorundur. Peki sorunu çözmek için neler yapabiliriz?

189
0

Son yıllarda yaşanan hızlı değişimler, hem ailelerde hem de toplumsal yapılarda çözülme ve dağılmalara neden olabilmektedir. Bu dağılmanın bir sonucu olarak, insanlara gerek bakım, gerekse kişisel problemlerin çözümü için hizmet sunan kuruluşların sayısı hızla artmaktadır.

Günümüz modern toplumlarda mesleki örgütler, daha önceleri geleneksel olarak ailenin ya da toplumun gerçekleştirdiği işlevlerin birçoğunu yerine getirmektedirler. Bu durum özellikle kişisel ve kişiler arası problemlerin çözülmesinde çok miktarda tıbbı, eğitsel, sosyal ve psikolojik hizmet ihtiyacı doğurmaktadır. Böylece, çok sayıda profesyonel ve gönüllü; yardım hizmetlerinin sunulduğu doktorluk, hemşirelik, polislik, öğretmenlik gibi mesleklere girmektedirler. Ancak, önceleri ailenin ya da toplumun yerine getirdiği bu hizmetlerin profesyonel meslekler haline gelmesinin, bu hizmetleri sunan kişiler açısından bazı bedelleri olmakta; genellikle oldukça yoğun ve süreklilik gösteren bir tempoda çok sayıda insana hizmet sunmak gerekmektedir. Çok önemli ve gerekli hizmetler olmakla birlikte, bu tür görevlerin hizmet sunanlar açısından oldukça sıkıntılı ve baskılayıcı yanları bulunmaktadır. Zira bu tür mesleki etkileşimler, hizmet sunan kişiye zarar verebilecek bazı streslere ve duygulara neden olabilmektedir.

Tükenmişlik sendromundan muzdarip olan öğretmenler uzun bir süreç boyunca stresli bir yaşam süren kişilerdir. Bu insanlarda zihinsel, duygusal ve hatta fiziksel yorgunluk görülür. Bu sebepten ötürü işlerindeki performansları olumsuz etkilenir. Yetiştirilmeleri esnasında işlerine özgü duygusal stresle baş etme yönünde etkin ve yeterli bir eğitim almadıklarından, başlangıçta sahip oldukları bağlılık ve hizmet verme yeterlikleri bir süre sonra azalmakta, böylece tükenmişlik süreci başlamaktadır. İşyerindeki stres, günlük iş taleplerinin bir parçası olarak kabul edilebilir. Hizmet veren birey, bu iş talepleri ile kendisin! ortaya koyma fırsatı buluyor ve teşvik oluyorsa; stres, iş hayatinin faydalı ve sağaltım özelliği olan bir boyutunu oluşturabilir. Ancak, uzun süreli stresle baş etmede başarısızlık yaşanıyorsa, stres tükenmişliğe dönüşür ve tükenmişlik ne bireye kendisini ortaya koyma fırsatı verir, ne de sağaltım yönü olabilir.

Tükenmişliğin birey ve yardım hizmeti alanlar açısından ağır ve ciddi sonuçları vardır. Bireyin tükenmişlik yaşayıp yaşamayacağı ya da ne düzeyde yaşayacağı gerek kendi özellikleri olarak söz edilebilecek yaş, cinsiyet, eğitim düzeyi, deneyim gibi bazı değişkenlerden etkilenebilmekte, gerekse çalışma saatleri, yöneticiler, işten sağladığı doyum, sosyal destek, hizmet verilen grubun özellikleri gibi iş ve iş ortamı çalışma koşulları gibi değişkenlere bağlı olarak değişebilmektedir. Tükenmişlik, doktorlar ve hemşireler, polisler, yöneticiler ve öğretmenler gibi bazı mesleklerde çalışan kişilerde daha fazla görülmekte ve birey açısından; iş değiştirme, işten ayrılma, erken emeklilik gibi sonuçlara yol açarken, toplum açısından da nitelikli işgörenlerin kaybı ile hizmet kalitesinde azalmaya ve ekonomik kayıplara yol açmaktadır.

“Akranlardan her birinin; kendine, arkadaşına, komşusuna, kendini yaratana, peygamberine karşı sorumluluğu nedir? ”


Öğretmenlerin genel olarak diğer mesleklerde çalışan kişilerin yaşadığı ortalama stresten daha fazlasını yaşadıkları kabul edilmektedir. Çünkü eğitim öğretim hizmetlerinde; öğrenci-öğretmen, okul-aile çatışmaları, öğrencilerin disiplin sorunları, kalabalık sınıflar ve yetersiz fiziki koşullar, fazla bürokratik iş, düşük ücret, terfi etme güçlükleri, toplumun eleştirileri, toplum desteğinin az olması, sosyal ve politik güçlerin eğitim kurumları üzerindeki baskıları, ödüllendirme ve kurumda karar sürecine katılımın yetersiz olması gibi sorunlar mevcuttur. Bu sorunlar stres, kaygı ve tükenmişliğin ortaya çıkmasına yol açmakta; düşük iş performansı, işe yönelik olumsuz tutumlar, sıkça tekrarlanan iş devamsızlıkları; işten ayrılmak isteme ve hatta fiziksel, ruhsal sağlıkta bozulma gibi sonuçlara yol açarak gerek eğitim ortamına, gerek öğrencilere, ailelere ve tüm topluma yansımaktadır.

Öğretmenlerde tükenmişlik sendromu çocukların aldıkları eğitimin kalitesini de, öğretmenlerin özel hayatlarını da etkileyen ciddi bir sorundur.
Peki sorunu çözmek için neler yapabiliriz?

  • Eğer öğretmenseniz ve bahsi geçen belirtilerle bu sorunu yaşadığınızı düşünüyorsanız, yapacağınız en iyi şey stresi yönetmek için ne gibi yöntemlere ihtiyaç duyulduğunu öğrenmek olacaktır. Bunun için en etkili yöntemlerden bazıları anda kalmak ya da kasları rahatlatmaktır. Eğer sorununuzun kontrolden çıktığını düşünüyorsanız, bir psikoloğa görünmeniz uzman desteği almanız faydalı olacaktır.
  • Eğer ebeveynseniz, çocuğunuzun öğretmeninin bu sorunlarla yüzleşmemesi için elinizden geleni yapabilirsiniz. Çocuğunuza kendini öğretmeninin yerine koymasını öğretin. Ayrıca öğretmenlerinin yüklerini de mümkün olabildiğince hafiflettirmelerini öğütleyin. Destek ve iyi niyet varlığını hisseden öğretmen motivasyon düzeyini bir nebze artıracaktır.

Tükenmişlik sendromunu tecrübe etmiş öğretmenlerde çalışmaya devam etmek önemli olsa da, bu durumu önleyici adımlar atmak ayrıca önemlidir.Bu noktada toplum olarak sorumluluğumuz, hayatlarımızı öğretmeye adayıp adamayacağımız meselesi ve şuurlu öğretmen bakış açımızın devreye girebilmesidir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz