Bir eğitimci olarak bir başka dikkatle dinliyor ve izliyoruz konuşulanları ve olup bitenleri. Geçenlerde bir televizyon kanalının haberlerini izlerken eğitimle ilgili yetkili bir zatın sözlerine takılıp kalıyorum:” Dünyadaki bütün eğitimcilerin halini ’Düşünen Adam’ heykeline benzetmek doğru olur.  Hayatın bütün alanları ’Dijital Devrim’in etkisiyle adeta mutasyona uğradı. Bilgi kaynakları arttı, bilgi sahasında okulun, kitabın ve öğretmenlerin biricikliği sona erdi.” Aynen şunu söylemek istiyor sayın yetkilimiz; dünyada iletişim araçları çok hızlı gelişiyor, bilgiye ulaşmak çok kolay oldu, artık eğitim çevreleri bu gelişmeler karşısında bocalamaya başladı, okul, öğretmen ve kitabın alternatifi olan kitle iletişim araçları karşısında ne yapacaklarını bilmiyorlar. Demek ki radyo, televizyon, bilgisayar, internet ve cep telefonları vb. birer eğitimci imiş de bizim haberimiz yokmuş. Bütün bu araçların amaçları dışında gereksiz bir şekilde kullanılarak amaca dönüştüğü ülkemizde gelinen son nokta işte bu!

Ülkemizdeki eğitim sistemini ve sonuçlarını incelediğimizde öğretmeni, öğrencisi, yöneticisi ve velisi ile gayrı memnunlardan oluşan bir yapıya rastlıyoruz. Sürekli sistem değiştiren, çok kısa dönemler içerisinde bakan öğüten, uzman ve danışmanlarının karmaşık işlerin içinde boğulduğu, ruhsuz, hedefsiz ve gayesiz bir yapının geleceği nokta bundan başka ne olabilirdi ki?

Ülkemizdeki eğitim sistemini ve sonuçlarını incelediğimizde öğretmeni, öğrencisi, yöneticisi ve velisi ile gayrı memnunlardan oluşan bir yapıya rastlıyoruz.

Öğrenciyi kucaklamaktan, ona gerekli hizmeti vermekten uzak ruhsuz ve çok soğuk beton yığınlarından ibaret okullar yapmaktayız. Dış görünüşü akıllı binalar ama akıllı beton yığınları. Yeni yapıda aday öğretmen çalışması da olsa ruh kazandırmak için içini doldurmamız gerekmektedir. Anlatacağı konuyla ilgili gerekli bilgi donanım tartışılan, yeterli pedagojik eğitimi alamayıp öğretme sanatına uzak kalan, ücret konusunda gözü doyurulmadığından ek işlerle uğraşan ve hepsinden önemlisi meslek de hedefi belli olmayıp sürekli yerinde sayan öğretmenin de ne yazık ki eski değeri kalmamıştır. Böylece, önceleri öğretmenden akıl alanlar şimdi öğretmene akıl vermeye başlamışlardır.

Yıllar önce bir gazete tarafından promosyon olarak verilen ünlü bir ansiklopediyi gazetenin sürekli fiyatına zam yapmasından dolayı protesto ederek yarıda bırakmıştım. Şükürler olsun, birkaç yıl önce önünden geçtiğim bir apartmanın önüne tamamı bırakılan bu ansiklopedinin sahiplerinden nedenini öğrendikten sonra eksik kalan ciltlerini tamamlama imkanına kavuştum. Aynı şekilde şu anda kitaplığımdaki bir çok temel eser, sahiplerinin onları kapı dışarı etmeleri nedeniyle çöpe gitmekten veya yakılmaktan kurtulmuş oldular. Kitapları, hele hele temel kaynakları bu kadar değersizleştiren malumunuz olduğu gibi insanları okumaktan uzaklaştıran önceleri televizyon yayınları iken, günümüzde bilgisayar ve internettir. Arama motorlarına sıkışıp kaldık.

70’li ve 80’li yıllarda ülkemiz insanının hayatına hızlı bir şekilde giren televizyon, her ne kadar toplum üzerinde bir etki alanı oluşturmuş, onları okumaktan uzaklaştırarak seyirci haline getirmiş olsa da internet kadar etkili olamamıştı. İletişim araçlarıyla toplum üzerinde mühendislik yaparak, istedikleri yanlış yola sürüklemek isteyen küresel emperyalist güçler, her kesin ve her kesimin internete kolayca ulaşabilmesi için, onu cep telefonuna taşıdılar. İnternet bilgiye ve habere kolay ve rahatça ulaşılabilen bir araç olduğundan toplumsal etki itibarı ile birinci sıraya yerleşmiş oldu. Her hangi bir konuda bilgi mi arıyorsunuz? “Google Amca” ya sormanız yeterli. O her şeyin en doğrusunu, en kapsamlısını her kesten iyi bilir. Oradaki bilgilerin ne derecede sağlıklı ve tamam olduğunu da zaten kimse araştırmaz.

70’li ve 80’li yıllarda ülkemiz insanının hayatına hızlı bir şekilde giren televizyon, her ne kadar toplum üzerinde bir etki alanı oluşturmuş, onları okumaktan uzaklaştırarak seyirci haline getirmiş olsa da internet kadar etkili olamamıştı.

Kitabın, dolayısıyla okumanın terk edildiği ve de sonuç olarak düşünmenin unutulduğu bir toplumda cehaletin artması kaçınılmaz bir sonuçtur. Okullar, sadece insanlara ileride iş bulabilmeleri için diploma veren, uzun yıllar onları gelecekleri konusunda oyalayarak teselli veren ve de zorunlu olarak devam edilmeleri için varlığını sürdüren birer kuruluş haline nasıl getirildi? Oysa eğitim-öğretim birbirinin ayrılmaz birer parçası iken, birbirinden nasıl kopartıldı? Öğretmenlik eğitimin ana unsuru olması gerekirken nasıl oldu da sadece bir meslek haline getirildi? Yukarıda belirttiğimiz güçler böyle arzuladılar, bu şekilde planladılar ve bir güzel de uygulamaya koydular. Evet, yetkilimiz doğru söylüyor, artık eğitim tüm dünyanın sorunu haline gelmiştir. Emperyalist küresel güçler, bugün ellerindeki kitle iletişim araçlarıyla tüm insanlığı köleleştirme planlarını mükemmelen uygulamaktadırlar. İşin vahameti belki yıllar sonra anlaşılacaktır. Zihinler ve ruhlar teslim alınmaktadır. Ne yazık ki bugün çeşitli projelerle okullarımıza giren akıllı tahta, tablet ve internet, amacına uygun kullanılması bir tarafa, çoğunlukla eğitim-öğretime destek yerine köstek olmaktadır.

Sonuç olarak şunu bir kez daha ifade edelim. Eğitime hükmedenler insanlara hükmederler. O halde tüm İslam alemi bu sorununu aceleyle ve topyekun çözmelidir. Çözemediği süre içerisinde kendisi çözülecektir. Terör ve yoksullukla mücadele eden Müslüman ülkeler öncelikle eğitim sistemlerine ve hedeflerine el atarak radikal dönüşümler yapmalıdır. Yaradıcımız, Alemlerin Rabbi Mevla’mız, ilk yarattığı babamız Adem (A.S.)’a öğretmenlik yapmadı mı, böylece onu meleklerin önüne geçirmedi mi? Evet. O’nun Elçisi (S.A.V.):”Allah beni zorlaştırıcı, sıkıntı verici, yanıltıcı ve şaşırtıcı olarak göndermedi. Lakin beni muallim (öğretici, eğitici) ve kolaylaştırıcı olarak gönderdi”(Müslim, Talâk 29) buyurmuştu. O halde takip edilecek ana yol bellidir: Kitap ve sünnet. Bu ikisini merkeze koyarak insanı, hayatı ve kainatı yeniden tarif etmeliyiz. Başka söze de gerek yok.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz