• Kendi tercihimiz olmayan derimiz, dilimiz, ırkımız vs. ne üstünlük sebebi olabilir ne de düşkünlük sebebi. Konumumuzu belirleyen tercihimiz ve istikametimizdir.
  • Rabbimize verdiğimiz sözü tutabilseydik başka bir söze gerek kalmayacaktı.
  • Allah’ın bir Kürt kulunun bir Türk kuluyla bir Türk kulunun da bir Kürt kuluyla evlenmesi bu çağın en Müslümanca eylemlerinden biridir.
  • Ahlaklı ve adil olmak, devlet olmaktan önce gelir.
  • Yaratılışa ve yaratıcıya iman edenler, yaratılıştaki farklılıklara sadece hayret ederler. Farklılıkları bir meziyet sananlar ise sadece şeytanı taklit ederler.
  • Hayat iyilik, güzellik ve adalet nöbetidir.
  • Yobazlık belli bir çevrenin tescilli malı olmayıp her çevrede az çok bulunan bir davranış biçimidir. “Toptan”cılık da bir yobazlıktır.
  • Müslümanların kusuru İslam’dan değil; İslam anlayışlarından… Eksik olan İslam değil, Müslümandır.
  • Şeklimize şemalimize bakıyor, bu adam Müslüman diyor. Muamelemize işimize bakıyor, şaşıp kalıyor.
  • Bir toplumum ahlak ve maneviyat vidası gevşerse o toplumun adalet ve vicdan terazisi bozulur.
  • Çift kanatlı (dünya için ahireti, ahiret için de dünyayı ihmal etmeyen) nesilleri çift kanatlı ebeveynler, çift kanatlı muallimler yetiştirir.
  • Sevdirmek büyük bir meziyet. Ha o meziyet sizde yoksa hiç olmazsa nefret ettirmeyin!
  • Şuurlu öğretmen yüreğinde iyilik, güzellik, adalet, şefkat, merhamet ve hikmet olan öğretmendir.
  • Öğretmen, öğrencinin gönlüne ve heybesine kendi gönlünde ve heybesinde olandan başka bir şey koymaz.
  • Düşünmek zahmetli bir iş. Alıcısı da pek yok zaten.
  • Biberin acı, limonun ekşi, şekerin tatlı olduğunu ancak tadarak idrak ederiz. İslam da öyle: Hayata geçmeyen, yaşanmayan, tecrübe edilmeyen İslam, İslam değil, sadece malumattır.
  • İslam bir ideoloji dayatmaz. Adil ol, hakkı üstün tut, işi ehline ver, istişare et, hayra sebep şerre mani ol, emrolunduğun gibi dosdoğru ol, der.
  • Ne siretimizle Müslüman olabildik ne de suretimizle. Karma karışık bir hâl işte…
  • Hamasetin yoğun olduğu toplumlarda fikir üretmek güçleşir. Farklı düşüncelere tahammül zayıflar.
  • Ahlakımız ve Müslümanlığımız değer kaybederken diğer değer kayıplarının önüne geçmek mümkün görünmüyor.
  • Şuur iyiyi kötüden, güzeli çirkinden, doğruyu yanlıştan, faydalıyı zararlıdan, hakkı batıldan ayırt edebilme ve gereğini yerine getirebilme meselesidir. Bu durumda şuur derecemizi üç aşağı beş yukarı kestirebiliriz.
  • İster asinin isterse velinin, kimin çocuğu olursa olsun; dünyanın bütün çocukları masumdur, mübarektir, merhamete muhtaçtır ve dahi Müslümandır.
  • Namazda “yönümüzün kıble, kıblemizin Kâbe” olması yetmez. Siyasette, ticarette, adalette ve her işimizde kıblemizin Kâbe olması gerekir.