2019 yılının Aralık ayında Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan ve kısa sürede tüm dünyayı etkisi altına alan yeni tip koronavirüs (Covid-19), 11 Mart 2020 tarihinden itibaren ülkemiz için de en önemli gündem maddesi hâline gelmiştir. Sağlıktan üretime, tarımdan ticarete, sosyal yaşamımızdan duygu ve düşüncelerimize kadar tüm yaşamı ve sektörleri etkileyen çağın hastalığı, eğitim sistemimizi de fazlasıyla etkilemiştir.

Türkiye’de ilk vakanın tespit edildiği tarihten itibaren, salgını kontrol altında tutabilmek için hayatın her alanında ciddi tedbirler alınmaya başlanmıştır. Milli Eğitim Bakanlığı, Bilim Kurulu’nun tavsiyesi üzerine; 16 Mart itibari ile ara dönem tatilini bir hafta öne almış sonrasında ülkemizde 21 Mart’tan itibaren uzaktan eğitim sistemine geçilmiş, ilkokuldan yüksek öğretime kadar her kademede bilgisayar ve televizyon merkezli eğitim ön plana çıkarılmıştır.

Ülkemizdeki milyonlarca öğrenci ve aile evde kalarak uzaktan eğitim ile bahar dönemi derslerini sürdürmeye, “Evde Hayat Var” sloganı ile bu duruma uyum sağlamaya çalışmıştır. Salgına yönelik alınan bu kararlar, ülkemizdeki her bir ferdin sağlığını korumak için atılan kritik adımlar olsa da okulların kapanması, uzaktan eğitim verilmeye başlanması, maske takma ve sosyal mesafeyi koruma gibi günlük hayattaki değişiklikler ve alınan tedbirler; özel gereksinimli çocukların alıştıkları rutinleri bozmuş ve yaşamlarını zorlaştırmıştır. Bu süreç, ebeveynlerin; kendileri ve diğer aile bireyleri için sağlık tedbirlerini uygulamaya çalışırken özel gereksinimli çocuklarının sorumluluğunu ve eğitimlerini evde nasıl sürdürecekleri konusundaki kaygılarını ve desteğe ihtiyaçlarını artırmıştır. Aileler, uzun süreli yaz tatilleri gibi yaşanan bu salgın sürecinde de çocuklarında problemli davranışlarla karşılaştıklarını ve bu durumlarla baş etmede zorlandıklarını belirtmektedirler. Dolayısıyla uzaktan eğitim uygulamalarının, öğrencilere erişim imkânı sağlamış olsa da şuanki özel eğitim yaklaşımımızın öğrenci odaklı ve kuruma dayalı, yani okullarla sınırlı oluşu ve aileleri ekibin içine tam olarak dahil edilmemesi nedeniyle sınırlı kaldığı söylenebilir.

Yetkililerin, idarecilerin ve toplumun; uzaktan eğitimin ilk haftalarında üzerinde durduğu konu, sınava hazırlanan öğrencilerdi. Sınava hazırlanan öğrencilerin motivasyonu, sınav hazırlık performansları en çok konuşulan konulardı. Ne var ki bu süreçten en fazla etkilenen, dezavantajlı ve özel eğitime muhtaç olan çocukların eğitimi konusu gündemde pek yer bulamamıştı.

Eğitimin merkezinde okul ve fiziki yapıyı ön planda tutan eğitim sistemimiz; yeni yapılanmaya, uzaktan eğitime uygun yapıya kavuşturulmaya çalışılmıştır. EBA platformu üzerinden ve EBA okul kanallarıyla içerik güncellenmesi, derslerin video üzerinden anlatılması, çeşitli sınıf ortamı oluşturabilen video konferans uygulamaları, öğretmenlerin özverili çalışmaları süreci rahatlatan adımlardı. Millî Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Genel Müdürlüğü tarafından özel eğitime ihtiyacı olan öğrenciler için uzaktan eğitim sürecinde yararlanılması amacıyla hazırlanan içerikler erişime sunulmuş ve bakanlık “Özelim Eğitimdeyim” mobil uygulamasının oluşturulduğunu duyurmuştur. www.orgm.meb.gov.tr adresinde zengin içerik sunumları bu sürece katkı sunmuştur.

2020-2021 eğitim öğretim yılı pandemi sürecinin uzaması ve vaka sayılarının artması nedeniyle ertelenmiş, yeni dönmede EBA uygulaması üzerinden canlı derslerin yapılması sağlanılmıştır. EBA canlı ders öğretmen ve öğrenci etkileşimini sağlasa da rutin düzene alışık olan özel eğitime gereksinim duyan öğrencilerde, istemli ya da istemsiz olarak davranış bozukluğu gösterebilmiştir. Bu bağlamda verilen eğitimin en zor yanlarından biri de çocuktaki davranış bozukluğunun giderilmesi için yapılan çalışmalardır. EBA canlı derste öğrencinin problem davranışı giderilememektedir. Otizim senktrom bozukluğu olan bir çocuğun genel olarak değişimlerden hoşlanmadığı; en ufak bir değişimin uyaran etkisi yaptığı ve bu durumun çocukta büyük bir kaosa yol açtığı bilinmektedir. EBA canlı ders otizimli öğrenciler için faydalı olamamıştır. Özel çocuklarla çalışmada aracılık eden en önemli gereçler, eğitim materyalleridir. Eğitim materyal eksikliği öğretmenlerin destekleriyle sağlanmaya çalışılsa da uzaktan eğitimde başarıyı kısıtlamıştır.

Milli Eğitim Bakanlığı okulları kademeli olarak açmaya başlamış, özel eğitim sınıflarında da yüz yüze eğitim olanağı sunmuştur. Pandemi süreci öncesi olduğu gibi, özel eğitim sınıfları öğrencileriyle buluşmuştur. Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu süreçte kontrollü yeni dönem kapsamında üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi, velilere ve öğrencilere psikolojik destek verilmesi; biz öğretmenlerin gayretleriyle yeni dönemde yüz yüze eğitim çalışmalarında sosyal mesafe, temizlik ve maske kurallarına dikkat ederek hastalığın sınıflarda yayılmaması, tekrar yasaklı döneme dönülmemesi için çaba göstermeliyiz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz