Hayatımıza doğrudan girmek suretiyle onun bir parçası hâline gelmiş olan sosyal medya kullanımı ve bağımlılığı neredeyse gerçek hayatı bitirip onun yerine geçecek gibi. Artık yediden yetmişe toplumdaki tüm kesimlerin hemen hemen önemli bir çoğunluğu tarafından kullanılan sosyal medya aygıtları insanlarda öylesine bir bağımlılık yaptı ki girmediği hiçbir alan ve konu kalmadı. Sürekli insanların ellerinde veya ceplerinde dolaşan mobil telefonların fotoğraf çekme ve gönderme özelliği sayesinde yaşananlar anında başkalarıyla paylaşılmaya başlandı. Bu durum gittikçe yaygınlaşıp artık insanların bir eğlence ve hobi aracı hâline gelmiş bulunmakta.

Bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de toplumu alışageldiği gelenek, görenek ve adetlerden uzaklaştırarak kendine göre bir ahlak anlayışını sessiz, sedasız şekilde hiç hissettirmeden zihinlere yerleştiren sosyal medya aygıtları, facebook, whatsapp, twitter ve instagram, artık hiçbir sınır tanımadan kullanılıyor. Aile bireylerini, onlarla bulunduğu özel ortamları, birlikte yediği yemeği, evine gelen misafirleri ve onlara yapılan ikramı, gezi ve piknikte yenilip içilenleri, yeni aldığı arabayı, giysiyi veya eşyayı, ziyaret ettiği dost, ahbap, arkadaş veya akrabaları ve onların yaşadıkları mekânları, yardım yaptığı veya götürdüğü muhtaç insanları, kendi hastalığını veya hastalanan yakınlarını, çalıştığı iş ortamını, yolda rastladığı kediyi, köpeği, tavuğu, horozu, eşeği, ineği, havadaki kuşu, yerdeki böceği ve aklınıza her ne geliyorsa onu sosyal medyada paylaşıp beğeni bekleyenlerimiz maalesef gittikçe artmakta. Bu işin sonu nereye varacak, gerçekten insan merak ediyor. Çok merak ettiğim diğer bir konu ise vefatla ilgili paylaşımların beğeni alması. Vefat olayının neyi beğeniliyor, anlamıyorum. Ortada bir ölüm hadisesi var, buna bağlı bir hüzün ve keder, ardından baş sağlığında bulunma, taziye verme varken bu “beğenme” neyin nesi, anlamıyorum.

Kurmuş oldukları “thing thang” yani düşünce kuruluşları ve istihbarat teşkilatları tüm sosyal medya aygıtlarını inceleyerek lazım olan bilgileri ayrı ayrı hazırladıkları bilgi havuzuna atmak suretiyle zamanı geldiğinde kullanmaktalar.

Küresel emperyalizmin insanları topluca yönetme ve sömürme aracı hâline getirdiği tüm medya organları tüm dünyada bilinçsizce kullanılarak tam da onların istediği sonuçların elde edilmesini sağlamakta. Radyo ve televizyon aracılığı ile bir asırdan beri yönlendirip güttükleri kitleleri, şu anda internet ve cep telefonları sayesinde daha kolay yönlendirip hem sömürüp hem de yönetmekteler. Merkezi ve yönetimi Amerika’da olan bu sosyal medya aygıtlarının tüm dünyayı yöneten” Gizli Dünya Devleti” denilen küresel emperyalizmin ne denli işine yaradığını ve işini kolaylaştırdığını bilenimiz çok azdır. Kurmuş oldukları “thing thang” yani düşünce kuruluşları ve istihbarat teşkilatları tüm sosyal medya aygıtlarını inceleyerek lazım olan bilgileri ayrı ayrı hazırladıkları bilgi havuzuna atmak suretiyle zamanı geldiğinde kullanmaktalar. Dünya ülkelerinin siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel tüm verileri ellerinin altında bulunmakta, ona göre plan ve projeler geliştirilerek tüm dünyadaki olaylara müdahale edilmekte, algılar oluşturulmakta, insanlar hiç farkına varmadan onlara figüranlık yapmakta, amaçlarına hizmet etmekteler. Kim kimi seviyor ya da destekliyor, kim kimden hoşlanmıyor ya da nefret ediyor, kim hangi konuda ne düşünüyor, kim kimlerle birlikte bulunuyor, nerelere gidiyor, hangi derneğe, partiye kayıtlı, oralarda neler yapılıyor, kim ne alıyor ne satıyor, arkadaşları kim, doğumundan itibaren hiç kimsenin artık hiç gizli bir yönü kalmamış gibi. Her kes artık küresel istihbarat teşkilatları ve bunlara paralel çalışan kuruluşların gönüllü ajanı gibi çalışarak bunlara hizmet etmekte.

İnsanlığın her konuda kurtuluş ve mutluluğunu hedefleyen yüce dinimiz İslam, insanlar arası ilişkilerle ilgili gerekli kuralları koymuştur. Bu konuyla ilgili yüce kitabımızda özellikle Hucurat suresinde dikkat çekici uyarılar vardır. 6. ayette: ”Ey iman edenler, eğer bir fasık, size bir haber getirirse onu ‘etraflıca araştırın.’ Yoksa cehalet sonucu, bir kavme kötülükte bulunursunuz da sonra işlediklerinize pişman olursunuz.” diye fasıkların haberlerine itibar edilmemesi, 9. ayette: ”Eğer inananlardan iki grup birbirleriyle savaşırlarsa aralarını düzeltin. Eğer biri ötekine karşı haddi aşarsa Allah’ın buyruğuna dönünceye kadar haddi aşan tarafa karşı savaşın. Eğer (Allah’ın emrine) dönerse artık aralarını adaletle düzeltin ve (onlara) adaletli davranın. Çünkü Allah, adaletli davrananları sever.” diye buyrularak birbirine husumet besleyen müminlerin arasının düzeltilmesi, 11. ayette: “Ey iman edenler, bir kavim (bir başka) kavimle alay etmesin, belki kendilerinden daha hayırlıdırlar; kadınlar da kadınlarla (alay etmesin), belki kendilerinden daha hayırlıdırlar. Kendi nefislerinizi (kendi kendinizi) yadırgayıp küçük düşürmeyin ve birbirinizi ‘olmadık kötü lakaplarla’ çağırmayın. İmandan sonra fasıklık ne kötü bir isimdir. Kim tövbe etmezse işte onlar, zalim olanların ta kendileridir.” Buyrularak müminlerle alay edilmemesi ve onların ayıplanmaması, kötü lakaplar takılmaması, 12.ayette: “Ey iman edenler! Zannın birçoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmayın. Birbirinizin gıybetini yapmayın. Herhangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz! Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah tövbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir.” diye buyrularak zannın çoğundan kaçınılması, kusurların araştırılmaması ve arkadan çekiştirilmemesi gibi emirler bulunmaktadır. Bu sayılan kötü hasletlerin hepsi maalesef bugün sosyal medya aracılığı ile işlenmektedir. Yazılan ve gönderilenler kıskançlığa, dedikoduya, husumete yol açarak insanların arasını bozmaktadır.

“Kişinin malayaniyi (kendini ilgilendirmeyen şeyleri) terk etmesi İslam’ının güzelliğindendir.“ (Buhari)

Rastgele kurulan arkadaşlıklarla ifşa edilen aile sırları bazen yuvaların yıkılmasına bile neden olmaktadır. O hâlde zamanımızı ve birçok şeyimizi kaybetmeye neden olan bu sosyal medya çılgınlığını terk etmemiz hepimizin hayrına olacaktır. Hazreti Peygamber (S.A.V.): “Kişinin malayaniyi (kendini ilgilendirmeyen şeyleri) terk etmesi İslam’ının güzelliğindendir.“ (Buhari) ve ayrıca: “Kişi dostunun dini üzeredir. Bu yüzden her biriniz kiminle dostluk ettiğine dikkat etsin.” (Tirmizi, Zühd, 45) buyurmaktadır. Bizi Allah’tan, ahiretten ve türlü hasenattan uzaklaştıran boş işleri ve arkadaşları terk edelim. Okuyalım, araştıralım, tefekkür edelim, faydalı işlerle uğraşalım, hem dünyamızı hem de ahiretimizi kazandıracak amellere zaman ayıralım inşallah.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz