Çözüm üretme kapasitesinin geliştirilmesi farkındalıkla mümkündür. Bugün “eğitim” derken “talim – terbiye – tedrisat- tahsil”den hangisinin kastedildiği fak edilirse seviye kazanabiliriz. O hâlde bu farkındalığı kurumlara kazandırmak için yeni bir döngü oluşturulmalıdır.

Okuryazarlık kültürünün geliştiği günümüzde eğitimde farkındalık için bir çerçeveye ihtiyaç duyuyoruz. Bu çerçeve, “konu-konuk-konum – kapasite” olarak dört temel alanda çizilebilir.
Konu alanı, eğitimin faktörü olup talim boyutuyla doğru bilgiyi (information) belirler. Konuk alanı, eğitimin rol model faktörü olup insan boyutuyla güzel davranışı belirler. Konum alanı, eğitimin mekân faktörü olup performans faktörü olarak faydalı çalışma (know-how) boyutunu şekillendirir. Doğru bilgi, güzel davranış ve faydalı çalışmalar neticesinde oluşan kapasite ile de tahsil (knowledge) payı artar.

Özellikle eğitim alanındaki kurum (okul-üniversite) ve kuruluşlar (sivil toplum) gerçek gündemine dönmek için “konu – konuk – konum – kapasite” çerçevesine göre bir revizyona gitmelidir. Bu dört temel alanda öncelikli konular, örnek konuklar ve sembol kurumlardan istifade ederek oluşturacağı etki ile yeni bir kapasite inşa etmelidirler. Böylece “talim -terbiye -tedrisat” birlikteliğinden beklenen “tahsil” elde edilebilir.

Gerek salgın gerekse dijitalleşme sonucu yaşanan sosyoekonomik gerçekliklerle yüzleşmek için bu metodolojiyi geliştirmeliyiz. Bu bağlamda seçilecek “öncelikli konular” hakkında yapılan çalışmalar ve bu çalışmaları yapan kurum ve kuruluşların listelenmesi (veri) ilk adım olmalıdır.
Konunun “niçin-ne-nasıl” sorularını cevaplayacak bütünlükte bir katılım hedefi, kadın-erkek dağılımı ve x, y, z kuşaklarını içinde barındırması önemlidir. Böylelikle konu üzerinden “eğitim, çalışma ve sosyal hayat” dengesine yapılacak katkılar belirlenmiş olacaktır.

Bu katkının yaygınlaştırılması için seçilen konukların katılımıyla yeni yaklaşımlar (tasarım) kazanılmalıdır. Seçilecek “öncelikli konumlar” ise mercek (teknoloji) görevi görmelidir. Hem konuların hem de konukların çerçevesini belirleyecek içerik ve uzmanlıkla çizilecek gelecek perspektifi ve nihai kararlarla gelişen trendler yakından takip edilebilir.

Sonuç olarak “konu-konuk-konum” döngüsüyle ele alınan bütün eğitim meseleleri, hem kuşatıcı hem de odaklanmış bir çerçeve sayesinde yeni bir “kapasite” kazanmış ve gerçekçi çözümlere kapı aralamış olacaktır. İnsan, teknoloji ve yönetişim konularına odaklananlar, bu metodoloji sayesinde insanlığa umut olacak konularda talim, konuklarla terbiye, konumlarla tedrisat üreterek farkındalık sağlamak kolaylaşacaktır.

Doğru bilgi, güzel davranış ve faydalı çalışmalar neticesinde sosyal yapımızı güçlendirmek en büyük tahsilat olacaktır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz