Bismillahirrahmanirrahim

Bir öğretmenler gününü daha geride bıraktık. Siyasetçisinden STK yöneticilerine, gazetecilerden sivil vatandaşına birçok kişi konuyla ilgili konuştu, fikir beyan etti. Fakat eğitimde yaşanan keşmekeşlikle ilgili, öğretmenlerin dertleri ile ilgili çözüm üreten açıklamaları pek göremedik. Her öğretmenler gününde olduğu gibi bu yıl da bir tarafta nutuklar, bir tarafta serzenişlerle öğretmenler günü tarihteki yerini almış oldu.

Günümüzde eğitim çeşitli şekillerde tanımlanmaktadır. Eğitim kişiye istendik davranışlar kazandırma çalışmasıdır denmektedir. Bir başka şekilde ise kişiye yol, yordam öğretmek, şekil vermek denmektedir. Aslında eğitim kişiye hakkı, hukuku, doğruyu, faydalıyı ve güzeli öğretme ve tercih kazandırma çalışmasıdır. Aynı zamanda toplumların geleceğine yön verme sanatıdır. Geleceğe yön vermedir; çünkü toplumun geleceğini inşa edecek olan çocukların ve gençlerin doğru bilgilendirilmesi, doğru düşünme kabiliyeti kazanmalarını, hakkı, hukuku bilen, edep ve ilim sahibi olmalarını sağlama çalışmasıdır.

© Milli Şuur

Eğitimin, daha doğrusu talim ve terbiyenin doğru, yerinde ve verimli olması için milletin inanç, ahlak ve kültür değerlerini temel alan bir sistemin olması en başta gelen şarttır. İkincisi insanları sadece dünyevi hedeflere yöneltmeyen, ahireti ve hesabı hatırlatan ve bu hesaba hazırlıklı olmayı hedef gösteren bir anlayışın olması gerekir. Üçüncüsü eğitimin yol haritası olan programların hazırlanmasında ilk iki şartı temel alan müfredatlar olması gerekir. Dördüncüsü eğitim öğretimin temel malzemeleri olan kitaplar batı taklitçiliğinden uzak, kendi inaç, ahlak ve kültür değerlerimize göre hazırlanmış olmalıdır. Beşincisi öğretmenlerin sadece bilgi taşıyan ve bilginin yolunu gösteren görevliler olarak görülmemesi, öğretmenlerin bir rehber, bir yol gösterici ve örnek insanlar olduğu gerçeği kabul edilmelidir. Öğrenci merkezli eğitim modeli adı altında gelinen öğrenci keyifli, öğrenci ve veli karşısında değersizleştirilen öğretmen yerine, öğretmene eğitimin temeli olduğu gerçeğine uygun değer verilmelidir. Altıncısı birçok mesleğe görevli aranırken seçici davranıldığı gibi, öğretmen adaylarını tespitinde de dikkatli ve seçici olunmalıdır.

Öğrencisini seven, şefkatli, özverili, manevi değerleri önemseyen, eğitimi ne kadar köfte o kadar ekmek hesabı yapmadan insan yetiştirme sanatı olarak gören öğretmenler yetiştirmeliyiz. Ayrıca bu yetişmiş öğretmenlerimizi cüzdan ile vicdan arasında şıkışıp kalmaktan kurtaracak ve içinde yaşadığı toplumda kendine yakışır hayatı yaşayabileceği ücreti de vermek gerekir. Öğretmenin geçim derdinden, ikinci bir iş derdinden kurtarılması gerekir ki kendisini eğitime ve öğrencilerine verebilsin.

Bir milletin asıl değeri tankı, topu, tüfeği, parası değil inançlı ve ahlaklı gençleridir. Bu gençleri yetiştirecek olanlar ise iyi yetişmiş öğretmenlerdir.

İlmin temeli edep ve adab, toplumun temeli adalet ve ahlâktır. Yeni müfredat çalışmaları yapılırken eğitimde önemli olanın çocuğun kalbine ne koyduğumuz gerçeği göz önünde bulundurulmalıdır.

Selam ve dua ile.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz