Yetenek; bir duruma uyma konusunda organizmada bulunan ve doğuştan gelen güç, kapasite1 olarak ifade edilmektedir. Literatüre bakıldığında üstün yetenekli birey; akademik alan, genel entelektüel alan, oluşumculuk, liderlik, uygulamalı ve görsel sanatlar alanlarından bir veya daha fazlasında üst düzeyde performans sergileyen veya bu performansı sergileme potansiyeli olan kişi olarak tanımlamaktadır.

Tarihin ilk çağlarından beri özel(üstün) yetenekli bireyler hep olagelmiştir. Bu sebeple tüm devletler bu potansiyelin değerlendirilmesi için çeşitli çalışmalarda bulunmuşlardır.

Modern zamanlarda yapılan çalışmaları bir kenara bırakacak olursak özel yetenekliler ile ilgili ilk önemli ve sistemli çalışma Osmanlı Devleti tarafından Enderun Mektebi ile ortaya konmuştur²
II. Murat zamanında kurulan ve 1909 yılına kadar varlığını sürdüren Enderun Mektebi; başlangıçta sadece Hristiyan ailelerin çocuklarının devşirilerek sarayda önemli vazifelere tayin edilmelerini esas almıştır. Enderun Mektebi, Fatih Sultan Mehmet zamanında saray hizmetlerinin yanında mülki ve idari ekibin de yetiştirilmesinde önemli işler icra etmiştir. Devletin parlak zamanında önemli görevler ifa eden Enderun Mektebi, sonraki dönemlerde diğer devlet sistemleriyle beraber bozulmadan nasibini almıştır. Belki de onun bozulmasıyla diğer sistemler de bozulmuştur.

Ülkemizde 64 ilde 72 Bilim ve Sanat Merkezi bulunmaktadır. Amaçları arasında okulöncesi öğrencilerinde eğitimi olmasına rağmen şu an bu öğrencilere yönelik eğitim veril(e)memektedir.

Osmanlı Devleti’nin yerine kurulan Türkiye Cumhuriyetinin ilk yıllarında diğer eğitim sorunlarıyla uğraşılmaktan “Özel Yeteneklilere” yönelik önemli çalışmalar yapıl(a)mamıştır.

1929 yılında “Ecnebi Memleketlere Gönderilecek Talebe Hakkında Kanun” çıkarılmış olsa da bu kanuna dayanılarak eğitime gönderilen pek fazla öğrenci olmamıştır.
1949 yılında İdil Biret – Suna Kan yasası olarak da bilinen 5245 sayılı “Güzel Sanatlarda Fevkalade İstidat Gösteren Çocukların Devlet Tarafından Yetiştirilmesi Hakkında Kanun” çıkarılmış. Bu kanun 1956 yılında genişletilerek uygulanmaya devam edilmiştir. Maalesef 1929 ve 1948- 1956 yıllarında çıkarılan bu kanunlar ülke eğitimi için dönüşüm sağlayabilecek herhangi bir neticeye vasıl olamamıştır. 1929’daki kanun çok uygulamamış, ikinci kanun ise sadece güzel sanatlara yönelik olduğundan yaygınlaşamamıştır. 1956 yılında değiştirilerek yürürlüğe giren kanun halen yürürlükte olup 1970’in ortalarından sonra fiili geçerliliğini yitirmiştir. Bu yıllar SSCB’nin uzaya mekik fırlattığı yıllar olup bu başarılı çalışma tüm Dünya’da gözleri üstün yeteneklilere çevirmiştir. Başta ABD olmak üzere pek çok Batılı ülke bu alana yönelmiş ve özel yeteneklilerin eğitimi için değişik çalışmalara başlamışlardır. Dünyadaki bu gelişmelere nispetle Türkiye yeterince bu konuya eğilmemiştir. Dünya’daki bu çalışmalara çok da bigane kalmamak içerden gelen bazı eğitimcilerin serzenişlerine karşın 1964 yılında matematik ve fen bilimleri alanlarında üstün yetenekli olan öğrencilerin yetiştirilmesi için Ankara Fen Lisesi açılmıştır. Aynı yıldan itibaren Ankara’da bazı ilkokullarda özel sınıf ve türdeş kümeleme sistemleri denemesi olmuştur.

Ankara Fen Lisesinden sonra değişik illerde Fen Liseleri açılmıştır. Fen Liseleri zamanla sadece üniversiteye hazırlık için gidilen kurum haline getirilmiş olup kuruluş felsefesinden fersah fersah uzaklaştırılmıştır.
1992 yılına gelindiğinde bütün bu denemelerden de elde edilen tecrübeler ışığında üstün yeteneklilere eğitim vermek üzere Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğüne bağlı olarak Bilim ve Sanat Merkezleri açılmıştır.

Bilim ve Sanat Merkezleri; okul öncesi eğitim, ilkokul, ortaokul ve lise çağındaki özel yetenekli öğrencilerin bireysel yeteneklerinin farkında olmalarını ve kapasitelerini geliştirerek en üst düzeyde kullanmalarını sağlamak (3) amacıyla kurulmuşlardır. Ülkemizde 64 ilde 72 Bilim ve Sanat Merkezi bulunmaktadır. Amaçları arasında okulöncesi öğrencilerinde eğitimi olmasına rağmen şu an bu öğrencilere yönelik eğitim veril(e)memektedir. Ancak bu Merkezlerde ilkokul, ortaokul ve lise öğrencileri çeşitli alanlarda öğrenim görmektedirler.

1- TDK Sözlük, 2016
2- Akkutay, Ü., Enderun Mektebi, Ankara 1984
3- Bilim ve Sanat Merkezleri Yönergesi, 2007

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz