Ana Sayfa Milli Şuur 38. Sayı YENİ ANAYASA YAPIM SÜRECİ VE DEĞERLERİMİZ

YENİ ANAYASA YAPIM SÜRECİ VE DEĞERLERİMİZ

Yeni anayasa yapım sürecinde dikkat edilecek en önemli mesele hak ve adalet ölçüleridir. Daha önemlisi ise bu anayasa hangi hak ve adalet ölçülerine göre yapılacağıdır.

77
0
© Milli Şuur

Bismillahirrahmanirrahim

Mayıs ayı ülkemiz için bir hayli haraketli geçti. Bu hareketliliğin öne çıkan önemli olayı yaşanılan başbakan değişikliğidir. Yeni başbakan demek yeni hükümet demektir. Ve Türkiye yeni hükümetine kavuştu. Ayrıca Milli Eğitim Bakanlığı 6. Bakanıyla tanıştı. Muhalefet ise, muhalefet yapmak yerine gerilim siyasetinin kötü adam rolünün kötü bir oyuncusu durumunda. Ana muhalefet ve diğer muhalefet partileri içinde barındırdıkları çaresizlik sebebiyle iktidar partisinin önünde bir varlık gösteremiyorlar. Bu durum iktidar partisinin işini kolaylaştırıyor.

Yaşadığımız önemli olaylardan bir diğeri de ülkemizin başına bela edilen terör olayları sebebiyle her gün bir şehid haberiyle sarsılıyor olmamızdır. Analar ağlamaya devam ediyor. İşsizlik, hayat pahalılığı, terör, artan içki tüketimi, sigara, kumar alışkanlıkları ve gittikçe kullanma yaşı düşen madde bağımlılığı… Sorunlar ise yerinde saymakta; hatta artış göstermektedir. Eğitimde ise kalite kalmamış dibe vurmuş durumda, ahlak ise ahlaktan yoksun gayrı meşru dizilerin insafına terk edilmiş haldedir. Milletin, sorunları çözmesi için seçip gönderdiği vekiller ise kayıkçı kavgası ile zaman harcamaktadırlar.

Meclisteki partilerin tamamının ortak söylemi ve üzerinde birleştikleri tek konu, yeni anayasa ihtiyacıdır. Darbe anayasasından kurtulma ve yeni anayasa ihtiyacı, üzerinde fikir birliği sağlanmış konu olmasına rağmen, bu süreç, çocukluğumuzda anlatılan masalların giriş kısmındaki tekrarlanan altı ay bir güz gittik. Dönüp baktık ki bir arpa boyu yol gitmişiz tekerlemesine dönmüş durumdadır. Anayasa çalışmalarında neredeyse on yıl, on güz geçti; fakat bir arpa boyu bile yol gidilemedi. Şimdiye kadar ekonomiyi düzeltmek, terörü sona erdirmek, eğitimin sorunlarını çözmek için çalışıldığı, fakat başarı için ise anayasanın engel teşkil ettiği, yeni anayasanın gerekli olduğu hep dillendirildi.

Mademki tüm bu sorunların çözümünde anayasa engeldir, mademki darbe anayasasından kurtulunca tüm sorunlar çözüme kavuşacaktır, o halde bu engelin kaldırılması için çalışmak tüm siyasi partilerin ortak görevi değil midir?

Ülkemizde yaşanan olumsuzlukların özünde ülkemizde yürütülen faizci kapitalist nizam bulunmaktadır. Hal böyle iken doğacak krizlerin anayasaya bağlanması oynanan büyük oyunun perdelenmesi için kullanılan başka bir oyun olduğunun görülmesi gerekir.

Yeni bir anayasanın yapılması konusunda zahirde bir ittifakın olduğu gözlenmektedir. Kimse açıktan yani bir anayasa yapılmasın demiyor. Ancak bu zahiri mutabakata rağmen yeni anayasa bir türlü yapılamıyor.

Yeni anayasa yapım sürecinde dikkat edilecek en önemli mesele hak ve adalet ölçüleridir. Daha önemlisi ise bu anayasa hangi hak ve adalet ölçülerine göre yapılacağıdır. Bu anayasa Müslüman milletimizin inanç değerleri, benimsediği hak ve adalet esasları istikametinde yapılmadığı sürece değişen bir şey olmayacaktır. Yeni anayasa batının kuvveti üstün tutan hak anlayışına göre değil, hak ve adalet temelli, doğru hak anlayışı esas alınarak yazılmalıdır ki insanımız saadet bulsun.

Yapılacak yeni anayasa; adil, bağlantısız ve tam bağımsız olmalıdır. AB anayasasından bağımsız, darbe zihniyetinden bağımsız, sadece milletin inanç, ahlak ve kültür değerlerine bağlı olmalıdır. İnsan haklarını temel almalı, devleti yaşatmak için insanın madden ve manen yaşatılmasını ve İnsanın hayatını önemsemelidir. İnsanın şerefli yaratıldığı gibi şerefli ve namuslu yaşayabilmesi için kuralları olmalıdır. Neslin muhafazası önemsenmeli, toplumu zinadan ve ahlaksızlıklardan koruyacak ilkeleri olmalıdır. Helal kazancı önemseyen, milletin kazancının haramlardan korunması için gerekli tedbirleri ortaya koyan, içki, kumar ve faiz gibi belalara milleti teslim etmeyen ölçüleri olmalıdır.

Emeğin kutsallığını göz ardı etmemeli, değerini korumalı, her türlü sömürüye karşı tedbirleri olmalıdır. İnancın temel insan hakkı olduğunu ve bu hakkın kullanımının fertlerin hiçbir kısıtlama ile karşılaşmadan ifade hürriyeti, inançlarının eğimini alabilmeleri, inançlarını özgürce yaşayabilmeleri ve ibadet hürriyetinden geçtiğini kabul etmelidir.

Yeni anayasa maneviyatçı bir anayasa olmalıdır. Tarihte bin yıl maneviyatçı görüş ile dünyaya hâkim olmuş, bütün dünyada adil bir düzen kurup huzur, barış ve saadeti sağlamışız. Son iki yüzyılda gücü elinde bulunduran ırkçı emperyalizm zalimce uygulamaları ile adalet, barış ve huzura hasret bırakmıştır.

Huzur, barış, kardeşlik, insan hakları, izzet, şeref ve onur maneviyatçı görüşe sahip bir anayasa ve ahlak ve maneviyatı temel alan eğitim sistemine sahip Türkiye’nin insanlığa yeniden kazandıracağı değerlerdir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz