“Kuşak” veya “jenerasyon” (belirli bir dönemde doğan insanların oluşturduğu gruba verilen isim) günümüzde genellikle bir dönemin sosyal veya kültürel yapısını vurgulamak için sıklıkla kullanılan bir terim hâline gelmiştir.

Kur’an-ı Kerim’de insanlar iki gruptur: inananlar ve inanmayanlar, Hakk’çılar ve batılcılar. Bunlardan birine meyil eden arada dolaşanlar da aslında o da ikisinden birine dâhildir. Tarih bilimi, yazının icadı ile başlar dense de Kur’an’da bundan önceki devirlerden bahsedilmektedir. Kur’an’da teknoloji, güç ve çokluk bakımından emniyette olduğunu sanan toplumların isyanları nedeniyle nasıl yok oldukları anlatılmakta, aynı hataya düşülmemesi konusunda insanlık uyarılmıştır.

Fakat imtihan gereği topluluklar yine inanmamışlar isyan etmişler, bozguncu olmuşlar helak olup gitmişler ve yerine yenileri getirilmiştir:

“Bizim, kendilerinden önce nice nesilleri helak ettiğimizi görmediler mi? Yeryüzünde size vermediğimiz imkân (ve yer)leri onlara verdik ve (ihtiyaç anında) üzerlerine semadan bol bol yağmur gönderdik, (evlerinin) alt tarafından akan ırmaklar yaptık. Fakat (âsî oldular da) günahları yüzünden biz de onları (azapla) helak ettik ve onların peşlerinden başka bir nesil meydana getirdik (Enam,6).”

Günümüzde birtakım toplum bilimciler kuşakları toplumsal olaylara, sosyolojik ve kültürel davranış değişimlerine göre kısımlara ayırmıştır. Bunlardan biri olan kuşaklar arası çatışmaları Siyonizm sıklıkla oyunlarında argüman olarak kullanmıştır.

Jenerasyonu dörde ayıran anlayışa göre günümüz kuşağına göz atalım. Bu taksonominin fikir babası Baby Boomer, kuşakları X, Y ve Z şeklinde ayırmıştır. Araştırmalar bu isimlendirme ile ortaya konsa da bugün Siyonizm tarafındansömürülme planı dâhilindeki ülkelere, bölgelere veya kıtalara göre az veya çok değişkenlik gösterebilir.

Günümüzde birtakım toplum bilimciler kuşakları toplumsal olaylara, sosyolojik ve kültürel davranış değişimlerine göre kısımlara ayırmıştır. Bunlardan biri olan kuşaklar arası çatışmaları Siyonizm sıklıkla oyunlarında argüman olarak kullanmıştır.

Yaşayan Kuşaklar ve Belirgin Özellikleri

1- Baby Boomer Kuşağı (1946-1964 Arası Doğanlar)
• İnsan hakları, algıdan ibaret hareketler hâline getirildi. Aslında dünya düzenini bozanlar bunu kılıf olarak kullandı.
• Radyo altın çağını yaşadılar. Bunu algıda fırsat olarak kullananlar oldu.
• Sadakat duyguları yüksekti.
• Kanaat sahibi idiler. Oyuncaklarını kendileri ürettiler. Az şeyle mutlu olmasını bildiler.
• Asker kolluk kuvvetlerinden korkarak büyümüşlerdir.
• Çalıştığı yerde süreklilik vardır.
• İnanca baskıyı yaşamışlardır.
• Teknolojiyi tam benimseyemediler, çoğu uzak kaldı.
• Babaları gibi otoriteye saygı gösterirler.
• Yaşam kalitesini artırma gayret vardır.
• Elektronik ev aletleri ve haberleşme araç gereci geldiği zaman, ekonomik durumları gelişmişti, ömürlerinin uzadığını biliyorlardı, sağlıklı yaşam için sağlık kalitesini artırmak için gayret içindedirler.
• Savaş sonrası kıtlık dönemini bildiklerinden zenginleşmenin tadını aldılar. Sağlık ve güzellik-bakım sektörlerini de patlattılar.

2- X Kuşağı (1965-1979 Arası Doğanlar)
• Teknolojide ciddi sorunlar yaşarlar
• Değişimi kabullenmede zorlanırlar, kurallara uyumludurlar.
• Bir disiplin çerçevesi içerisinde yetişmiş, sabırlı ve otoriteye saygılıdırlar.
• Kendi oyuncağını kendileri üretirler
• Belirli çalışma süresinden sonra kademe atlayabileceklerine inanırlar ve sabırlıdırlar.
• Birçok buluş ve icada şahitlik etmişlerdir. Keyifli yaşamaya çalışırlar.
• İnanç konusunda özgür olmayı hafiften kavramışlardır fakat baskıcı zihniyetten kurtulamamışlardır.
• Dünyaya gözlerini zorluklarla açmışlar; merdaneli çamaşır makinesi, radyo, teyp ve pikapla lüksü yaşarken birden bire internet, akıllı telefon, tablet gibi birçok yeniliklere şahit olmuşlardır.
• Sıkıntılı hayatı yaşadıkları için mutlu olmasını bilirler; bununla birlikte sıkıntılara da göğüs gerebilirler. Dayanıklıdırlar; hemen pes etmezler.

3- Y Kuşağı (1980-1999 Arası Doğanlar)
• İletişim ve medya teknolojileri ile dijital teknolojileri genellikle yoğun kullanırlar.
• Politikada ve ekonomide artış gösteren liberal politikalar eşliğinde büyümüşlerdir.
• Yaşanan ekonomik krizler, işsizliğin artması gibi faktörler bu neslin üzerinde etki bırakmıştır.
• Sadakat duyguları azdır. Bireyci ve girişimcidirler.
• Çalışmaktan hoşlanmazlar; eğlenceyi, kazanmayı daha çok severler.
• Beklentileri yüksektir ama bedelini ödemek istemezler. Hızlı bir tüketim anlayışına sahiptirler.
• İnanca baskıyı kaldırabilecekleri düşüncesi gelişmeye başlamıştır.
• Yağ kuyruklarını, benzin sıkıntısını, karne ile alış verişi bilmezler. Yaşadıkları hayatı hep böyle zannederek yaşarlar; bir sıkıntı görürlerse isyan ederler.
• Birkaç işi birden eş zamanlı yapabilirler. Kitlesel olanı değil, kişiye özel olanı severler.

4- Z Kuşağı -Milenyum Kuşağı Veya İnternet Kuşağı-(2000-2012 Arası Doğanlar)
• İnternet aracığıyla sosyalleşmeyi tercih ederler.
• Oyunları, dünyaları teknolojiden ibarettir.
• Teknoloji ile doğmuşlardır ve onunla yaşarlar.
• Çabuk tüketen bir yapıları vardır. Bir şeyin yarına lazım olup olmayacağını düşünmezler. Anlık yaşarlar.
• Bahaneleri ve sinirleri internete bağlıdır.
• El, göz, kulak vb. gibi motor becerileri yüksektir. Buna paralel olarak dikkatleri ve konsantre olma durumları dezavantajlıdır.
• Hayatlarına yapay zekâ, kodlama girmiştir.
• Diplomaları boldur; buluşlara açıktırlar.
• Otorite kabul etmezler. İsyana eğilimleri vardır.
• Tatminsiz, kararsız ve doğuştan tüketicidirler
• Her şey ellerinin altındadır. Ama mutsuzdurlar.
• Eğitimin bir binaya sıkışmadan yapılabileceğini fark etmişlerdir.
• Geçmişte yaşanan sıkıntılar onlar için masal gibidir. Bu sıkıntıları büyüklerinin hatırlatmasına da tahammülleri yoktur.
• Uygulamalı ve doğrudan öğrenmeye meyillidirler.
• Bilgiye hemen ulaşılabilen kütüphane yerine dijital ciple birlikte olmayı tercih ederler.
• Uzun yazı yazmayı sevmezler; kısaltma işaretleri koyarak yazışırlar.
• Kompozisyon yazmayı değil çabuk okuyup internetten hazır bilgiye erişmeyi severler.
• İslami ve Kur’ani terbiye bazen aşırı davranışlarda bulunmalarını engelleyebilir.
Belki bu oran yaşadığımız pandemi döneminde değişikliğe uğramış olabilir.
Z Kuşağını Ne Mutlu Eder?
94’ü üniversitede ve 100’ü lisede okuyan gençler arasında yaptığım ankette, verilen şıklarda “Sizi ne mutlu eder?“ sorusuna; internetimin ve cep telefonumun olması % 51, sosyal medyada paylaşımımın beğenilmesi veya takip edilmesi %26, arkadaşlarımla bir yerde oturup muhabbet etmek % 16, kararsız %4,6, cevapsız %2 olarak cevaplandırılmıştır.
Bu verileri, Z kuşağının bağımlı yönlerinin bir göstergesi olarak yorumlayabiliriz.

Z Kuşağı Dijital Dünyayı Nasıl Kullanıyor?
Kamuoyuna açık olarak paylaşılan ve 1 milyon 600 bin datayı inceleyerek yaptığı bir araştırma 7-16 yaş aralığındaki çocukların dijital dünyayı kullanma şekli hakkında önemli bilgiler veriyor. Yapılan araştırmaya göre katılımcılar yüzde 97 ile en çok YouTube’da varlık gösteriyor. Konuştuğu konuların başında yüzde 38 oranı ile oyun seçeneği gelirken günün trendlerine uygun eğlenceli videolar üreten kanallara abone oldukları ve sevdikleri oyunların videolarını izledikleri görülüyor. Diğer ilgi alanları ise yüzde 34 ile trendleri ve gündemi takip ettikleri Vlog’lar, yüzde 19 ile yaşıtlarının gündelik aktiviteleri, yüzde 6 ile oyuncaklar ve yüzde 3 ile çocuk kanalları olarak sıralanıyor. Uğraşıları yaşamlarına tesir ediyor. (https://www.hurriyet.com.tr/)
Bu araştırma bize kapitalizmin her dönemi iyi kullandığını bir kez daha gösteriyor. Kapitalizm, bu dönem kuşağına “Daha yenisi en yenisi” ve “Tüket mutlu ol” içerikli reklamları tesir ederek kendisine yeni kaynaklar oluşturuyor.

Z kuşağı Nasıl Yönetilir?
Z kuşağı ile iletişime geçen ebeveyn veya diğer kişilerin yönetim ve ilişkilerde dikkat etmesi gereken hususlar:
• Sadece ödev verip emretmeyin, girişimci ruhunu besleyin.
• Önceki kuşakla yaşadıklarınızdan empati yaparak ödülle motive edin.
• Sosyal sorumluluk projelerinde yoğunluk sağlamasına rehberlik edin.
• Hayatın geçmişi olduğunu, önceki kuşakların yaşadıklarını, bıktırmadan aktarınız.
• Yüz yüze iletişim kurmanın önemine binaen duygularını, hissetmek istediklerini göz önünde bulundurun.
• Sosyal hayatta kendisine de bir takım işler düştüğünü hatırlatın.
• Sorumluluklarını yerine getirip getirmediklerini uzaktan takip edin.
• Duyarsız gibi görünseler de aslında yardım yapmaya meyillidirler.
• Teknolojiyi sizin onlara hitap edeceğiniz şekilde kullanabilecekleri programlar geliştirin.
• İyilikte lider olabilecekleri duygusunu verin.
• İslami duyarlılığı olan arkadaş grubu ile takılmalarını sağlayın.
• Kendi değerlerini hatırlatacak durak, dinlenme alanı, sportif faaliyet yerleri, kütüphane, kıraathane, gençlik merkezi ve külliyelere yönlendirin.
• Bu kuşaktan sonra gelecek kuşak için şimdiden isimler konsa da bu kuşak daha hızlı gelişecek tatmin etme, mutlu etmek ve yönlendirmek için toplum mimarları oluşturulmalı.
• Zihninde yer etmek için aradaki teknolojik mesafeyi kapatın.
• Üniversitelerde bu kuşağa hitap edecek yeni bölümler açılmalıdır. Eğitim sistemi, pedogojik formasyon buna cevap vermelidir.
• Kapitalizmin oyunlarını fark etmelerini sağlayın.
• Kuşak çatışmalarının her an yaşanabileceğini göz önünde bulundurun.
• Onları dinç tutacak bazı uygulamalar bazen gerekli olabilir.
• Şu bir gerçektir ki bazen değerler kaybedilince kıymete binmektedir. İnanç temellerini sarsmadan buna hazırlıklı olun.
• Yeni tatil beldeleri oluşturularak teknoloji olmadan yaşanabileceğini hissettirin; sıkıntıların varlığının, hazır bulmuşluk olmadan da yaşanabileceğinin farkına varmalarını sağlayın. Bunun için akademik çalışmalar yapılmalı, üniversitelerde kürsüler açılmalı ve hayata geçirilmelidir.
Yeni neslimizin durumu budur. Bununla yaşamayı ve ona göre tedbirlerimizi almayı bilmek bizleri daha güçlü toplum yapacaktır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz