Adı Başak Cengiz,
28 yaşında Mimar…
Adı Can Göktuğ Boz,
27 yaşında üniversite öğrencisi…
Aynı yaşlarda iki genç… Biri katil, diğeri ise maktul… Olay 9 Kasım’da İstanbul Ataşehir’de gerçekleşiyor. İki üniversitede birden öğrenci olan Can Göktuğ Boz, birini öldürme arzusuyla internetten aldığı samuray kılıcıyla sokağa çıkıyor. Sokakta karşı koyamaz düşüncesiyle Başak Cengiz’i gözüne kestiriyor ve psikopatik duygularla genç kızı katlediyor. Bu, gazetelerin birinci sayfasına ve tv’lerin ana haber bültenlerine yansıyan boyutu. Biz yansımayan boyutuna bakılım.
Bu cinayette katil belli… Peki ya azmettirici? Bu cinayetin bir azmettiricisi yok mu?
Elbette var.
Hem de birden çok azmettirici var. Dikkat edilirse katil de maktul de aynı yaştalar. Yani her ikisi de yirmi yıllık aynı eğitim sisteminin süzgecinden geçmiş. Çocukken de gençken de aynı tv dizilerine maruz kalmışlar.Aynı bilgisayar oyunları gözlerine ilişmiş. “Kurtlar Vadisi” adlı dizi başladığında katil ve maktul 8 yaşlarındaydı. Bu yaşlardaki çocuklar büyüyüp lise çağına geldiklerinde kimisi Polat Alemdar, kimisi Memati veya Abdülhey olarak okul koridorlarında volta atıyorlardı. Bu serüven 10 yıl kadar sürdü. Ardından TRT yapımı olan “Diriliş Ertuğrul” serüveni başladı. Tabancadan kılıca geçiş süreci böylece başladı. Yıllarca süren bu diziyi “Kuruluş Osman”, “Alparslan Büyük Selçuklu” ve bir Sinbat masalı uyarlaması görünümündeki “Barbaroslar Akdeniz’in Kılıcı” dizileri takip etti.
Bu dizilerin tarihimizi ne derece doğru yansıttığı ayrı bir tartışma konusudur. Aynı kalemden çıkan, aynı yapımcı imalatı olan bu diziler; müzikleri, sahne planlaması ve seyircideki etkisiyle motamot aynı olan diziler aslında. Hollywood yapımı “Cesur Yürek” tadında şiddet ve savaş sahneleriyle biraz da “Robin Hood” kıvamında okçuluk gösterileriyle seyirciyi etkileyen yapımlar. Birçok dizi ve filmde şiddet ve kanlı görüntüler mozaiklenirken veya renksizleştirilirken, bu dizilerde ortalık kan gölüne döndüğü halde hiçbir sansür mekanizmasının devreye sokulmaması da ilginç bir durum. Bu dizilerin beni en rahatsız eden yönü; kahramanlarının kılıçla veya baltayla birini doğrarken aldığı haz duygusunun yakın plan verilerek seyircinin özendirilmesi…
Kesme, biçme ve doğrama planları ağır çekimlerle kutsal bir dansa dönüştürülüyor adeta. Bu dizileri izlerken insanın adeta, kılıç kuşanıp bir iki kefereyi doğrayası geliyor! Nitekim sosyal medyada bu diziler karşısında kılıç kuşanıp tekbir getiren meczupların tiktok videoları sıklıkla yayınlanmıştı.
Uzmanlar, suç ve şiddet içeren dizilerin özellikle çocuk ve gençlerin psikolojisini etkilediğini düşünüyor. Televizyonda yayınlanan dizilerdeki karakterlerin özellikle çocukları negatif etkileyebildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Nevzat Tarhan’a göre, şiddetin giderek artması ruhsal bozukluklara ve çocukluk çağında görülen travmalara sebep oluyor. Yine Tarhan’a göre, medyadaki şiddetin kişiler üzerinde üç türlü etkisi vardır. İlki ‘şiddeti modelleme'. Babasından şiddet gören kendi kardeşine uyguluyor ya da işyerinde patronundan gören kendi memuruna uyguluyor. İkincisi ‘duyarsızlaşma'. Mesela iki kişi kavga ediyor ama daha sonra hiçbir şey olmamış gibi davranıyorlar. Sonuncusu ise ‘korku'dur."
İşin tv ve diziler boyutu böyleyken bir de bilgisayar oyunları boyutu var. Gençlerin çoğunun bildiği ve oynadığı “Metin 2” adlı bir oyun var mesela; kılıç, balta gibi silahlarla yapılan bir tür savaş oyunu.
Bir gencin gününün 18 saatini bu oyun başında geçirdiğini düşünsenize!Ne kalp kalır ne beyin ne de vicdan. “Metin 2” sadece benim bildiğim popüler bir oyun. Bu oyundan farklı, şiddet içeren dünya dolusu oyun mevcut ve bu oyunlar çocuklarımızı, gençlerimizi gerçek dünyadan koparmaktadır.
Uzmanlara göre şiddet içerikli oyunlar psikolojik uyarılmışlık halini arttırmaktadır. Şiddet eğilimine sahip çocuklarda, şiddet içerikli oyunlar oynadıktan sonra, şiddet içerikli davranışa yönelme ihtimali artmaktadır ve şiddete karşı duyarsızlaşmaktadırlar. Bütün bunlardan sonra annesini doğrayanların, babasını kesenlerin veya sırf canı istedi diye sokakta savunmasız bir insanı öldüren canilerin haberlerini tv’lerin ana haber bültenlerinde izlemek zorunda kalıyoruz.Pc oyunlarına ve sanal alışverişe denetim getirmeyen, samuray kılıcı gibi tehlikeli silahların internet üzerinden satışına dahi göz yuman Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu masum mudur?Dizileri yayınlayan başta TRT, ATV ve diğer kanallar ile RTÜK masum mudur?
Şimdi siz söyleyin, bütün bu cinayetlerin azmettiricisi kim?