Ana Sayfa Milli Şuur 55. Sayı GERAGOJİ : YAŞLILAR VE YAŞLI EĞİTİMİ

GERAGOJİ : YAŞLILAR VE YAŞLI EĞİTİMİ

Bir ülkede yaşlıların herkes gibi eşit vatandaş olarak yaşayabilmesi, kendilerine eşit sosyal hakların verilmesi ile mümkündür. Ortalama ömrün uzadığı bir çağda yaşlıların sürekli olarak eğitim alma hakkı da sosyal hakların bir parçasıdır.

218
0

Eğitim denince her nedense aklımıza çoğu zaman çocuklar ve gençler gelir. Hâlbuki eğitim, Peygamberimizin (sav) güzel ve anlamlı tespitleriyle ister erkek isterse kadın olsun, beşikten mezara kadar devam etmesi gereken bir bilgi edinme sürecidir. Biz buna bugün hayat boyu öğrenme veya eğitim diyoruz.

Eğitim, genel manada her yaştan ve alandan insan topluluklarının planlı, sistemli ve örgütlü bir biçimde öğretim ve eğitimlerini ele alan bir bilim dalıdır. Dar manada eğitim (pedagoji), çocuğun eğitimini, terbiyesini ve sosyalleşmesini konu alan disiplindir. Çocukların sağlıklı ortamda zihnî ve fiziki yeteneklerini modern eğitim vasıtalarıyla geliştirerek onların şahsiyet kazanmalarını, sosyalleşmelerini yani topluma uyum sağlamalarını temel hedef olarak alan bilim dalıdır.

Eğitimin bütüncül gayesi, eğer çeşitli beceri ve hevesleri olan fertleri basiret, cesaret, itidal ve adalet gibi faziletlerle donatmak ise eğitimin sürdürebilirliği şarttır. Bu da hayatın her safhasını yaşayan bütün insanları içine almakla ancak mümkündür. Mademki eğitimin asıl hedefi, toplum fertlerinin birbirlerinin dilinden anlamalarını sağlamak ve iyilik düşüncesini hazmetmiş ideal bir millet inşa etmektir, o hâlde toplumun içinde yer alan erkek kadın, genç yaşlı ayrımı yapmaksızın herkesin eğitimin hedef kitlesi olarak hedeflenmesi bir zarurettir.

“Ortalama ömrün uzadığı bir çağda yaşlıların sürekli olarak eğitim alma hakkı da sosyal hakların bir parçasıdır.”

Bu bağlamda eğitimi, sosyal gruplar açısından ele alırsak elbette ilk önce çocuk eğitimine yani pedagojiye vurgu yapmalıyız. Ancak hayat boyu eğitim sürecinde yetişkinler de bunun bir parçasıdır. Ömrün son merhalesine girmiş olan yaşlıların da eğitimden nasibini alması, bilim çağı ile eş anlamlı hâle gelen modern dünyada artık kaçınılmazdır.

Eğitim bilimleri, yetişkinlerin eğitimi ile ilgilenen teorik ve uygulamaya dönük bilim dalını, androgoji olarak tanımlamaktadır. Yaşlılar eğitimi yani geragoji, yaşlılık döneminde toplumsal sorunları ve yaşlılık hâlinde eğitim konularını ve imkânlarını ele alan teorik ve uygulamalı özel bir bilim dalıdır.

Yaşlıların Eğitimden Yararlanma Hakkı: Geragojik Bir Açılım

Yaşlanma sürecinde olan insanları eğitim ve öğretim yoluyla yaşlılığa hazırlamaya yönelik bilimsel ve kültürel etkinliklerin bir başka adı olan gerontagoji kavramı ilk kez Alman filozof ve eğitimci olan Prof. Dr. Otto Friedrich Bollnow (1903-1991) tarafından 1962 yılında geliştirilmiştir.

Alman psikolog Prof. Dr. Hilarion Gottfried Petzoldise gerontagoji kavramından yola çıkarak yaşlıların da bizzat eğitim ve öğretim haklarından yararlanması gerektiğinin altını çizmiş ve geragoji kavramını ortaya atmıştır. Buna göre geragoji, yaşlıların eğitimidir yani yaşlılara yönelik olarak hazırlanan ve yaşlıların istifade ettiği bütün eğitim modülleridir. Dolayısıyla yaşlılar ile ilgili eğitim yapısını şimdilik ikiye ayırmamız mümkündür:

  1. Yaşlılığa Hazırlık Eğitimi (Gerontagoji): Henüz yaşlanmamış ama yaşlanma sürecinde olan yetişkinlere yönelik eğitim programında genelde yaşlılık durumunda doğabilecek psikososyal ve fizyolojik değişimler ele alınmakta ve yaşlılık dönemine yönelik uyuma dair bilgi ve tavsiyeler sunulmaktadır. Bu eğitim programlarında ayrıca emeklilik sonrası sosyoekonomik hayat şartlarına yönelik yeni görev, sorumluluk ve haklar da yer almaktadır. Koruyucu hekimlik kapsamında her türlü olası musibete karşı bir ön bilgilendirme sayesinde kişilerin, yaşlılık hâlinde sadece kronik hastalıklara karşı tedbirli ve bilinçli olmaları sağlanmamaktadır. Aynı zamanda ileride gayri ihtiyari olarak ortaya çıkacak rol ve statü kaybına bağlı olarak duygusal bozuklukların ve manevî boşlukların yaşanmaması ve hayat kalitesinin korunması için, kendilerine önemli bilgiler de sunulmaktadır.
  2. Yaşlı Eğitimi (Geragoji): Yaşlı eğitiminde emekliliğe ayrılmış yaşlılara özel olarak hazırlanmış eğitim programlarıyla yaşlıların hayata bağlılıkları korunmak ve artırılmak istenmektedir. Bu kapsamda “yaşlılar için bilgisayar kursları”, yaşlılar için mesleki tekâmül kursları” ve “yaşlılar için kültür ve bilgi odaklı seyahat programları” gibi değişik bilimsel etkinlikler düzenlenmektedir. Yaşlı eğitiminin gayesi, bilgilendirme yoluyla yaşlıların öz güvenini ve şahsi sorumluluk duygularını güçlendirmek, öz saygılarını korumalarına yönelik manevi bilinci ve kendini değerli görme hissini geliştirmektir.

Yaşlı eğitiminin muhatapları, her ne kadar yaşlılar ise de yaşlı eğitimin müfredatı yine de yaşlıların kendi içindeki değişik ihtiyaç ve taleplerine bağlı olarak çoğu zaman değişik olabilmektedir. Bu durum, hayatın 3. ve 4. safhada olan yaşlılar için özellikle geçerlidir. Hayatının 3. safhasını yaşayan nispeten genç yaşlılar, çalışma hayatından yeni ayrılmış emeklilerden oluşmaktadır. 3. safhaya mensup olanların zihnî ve fiziki gücü hâlen yeterli seviyede olması hasebiyle aktif yaşlılar olarak tanımlamak mümkündür. 4. safhaya ulaşmış olan ileri yaşlılarda ise belirgin bir düzeyde zihnî ve fiziki kayıp söz konusu olduğundan dolayı aktivite ve etkinlik imkânları nispeten daralabilmektedir. Bu doğrultuda yaşlı eğitimi, özel bir sosyal gruba ve hatta şahsa özel bir proje olarak görülebileceği gibi toplum yararına olan genel bir eğitim ve dayanışma faaliyetidir.

Bu iki perspektiften baktığımızda yaşlı eğitiminde birbiriyle bağlantılı dört türden veya tipolojiden bahsedebiliriz:

  1. Sosyal – Duygusal Tip: Eğitim programlarına katılan yaşlıların birbirleriyle kaynaşmalarını sağlayan sosyal aktivite odaklı eğitim.
  2. Dayanışma İçerikli ve Amma Menfaatine Uygun Tip: Yaşlıların kamu veya özel kuruluşlarda gönüllü olarak görev almalarını sağlayan eğitim.
  3. Kendini Bilgi Yönden Tamamlamaya Yönelik Tip: Yaşlıların eğitim hakkından yararlanmalarını, kendilerini sosyokültürel yönden geliştirme ihtiyaç ve taleplerini yerine getirmeyi sağlayan eğitim.
  4. Faydacı ve Amaç Odaklı Tip: Rasyonel ekonomik kaygıları giderme, maddi güvence elde etme, iş ve meslek anlamında kendini geliştirme gibi ihtiyaç ve taleplerden doğan eğitim.

Her yaşta insan, yeni bilgiler elde etme ihtiyacı duyar. Yeni şeyler öğrenme arzusu, alışkanlığı ve etkililiği, hem kişinin bununla ilgili olarak belirli bir eğitimi talep etmesine hem de bu talepleri karşılayacak etkin bir eğitim sisteminin varlığına bağlıdır. Dolayısıyla bir ülkenin eğitim sisteminin de yaşlı eğitim ihtiyacını karşılayacak esnek bir yapıda olması gerekmektedir. Yaşlı eğitim modelinin yapılanmasında ve yaşlılara sunulan/sunulacak olan eğitim programlarında yaşlıların heterojen özellikleri, farklı ihtiyaç ve talepleri de dikkate alınmalıdır.
Bir ülkede yaşlıların herkes gibi eşit vatandaş olarak yaşayabilmesi, kendilerine eşit sosyal hakların verilmesi ile mümkündür. Ortalama ömrün uzadığı bir çağda yaşlıların sürekli olarak eğitim alma hakkı da sosyal hakların bir parçasıdır. Eğitimli bir toplum, manevi oluşumun temeli, sosyal barışın teminatı, kültürel gelişmenin ve iktisadi kalkınmanın bir aracıdır.

Önceki İçerikAİLE SAADETİNİN TEMELİ
Sonraki İçerikPANDEMİM EĞİTİMİM EDEBİM HİCRETİM GELECEĞİM
Prof. Dr. Ali SEYYAR
İktisatçı ve sosyal siyasetçi. 1 Mayıs 1960, Akçapınar köyü / Taraklı / Adapazarı doğumlu. İlkokulu (1968-72), ortaokul ve liseyi Almanya Ulm’da (1972-82) okudu. Yükseköğrenimini Mannheim Üniversitesi İşletme Fakültesinde (1982-84) yaptı. Aynı üniversitenin İktisat Fakültesinden mezun oldu (1988). Yüksek lisansını Mannheim Üniversitesi İktisat Fakültesinde “Geldpolitische Fehler und Optionen in der Weltwirtschaftskrise 1929-1933 / 1929-1933 Dünya Ekonomik Krizinde Malî Politikalar ile İlgili Hatalar ve Tercihler” adlı teziy-le (1988-90), doktora eğitimini ise İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisat Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümünde “F. Almanya’da Bakıma Muhtaçların Sosyal Güvenliği” adlı çalışmasıyla (1994-97) tamamladı. Almanya Ludwigshafen Belediyesinde Yabancılar Danışma Meclisi üyeliği, Eğitim Komisyonu başkanlığı ve Yabancılar Danışma Meclisi başkan yardımcılığı yaptı (1990-91). Aynı dönemde Batı Almanya Goethe Enstitüsünün yabancı dil uzmanı olarak Mannheim Akşam Akademisinde yetişkin yabancılara Almanca dersleri verdi. 1991-93 yılları arasında Doğu Almanya Saksonya Eyaletinde, Almanya İş Kurumu ve Sanayi Odasının meslek eğitim uzmanı olarak özel bir meslek akademisinde işletme ve sanayi asistanlığı dalında iki yıl meslekî eğitime tâbi tutulan yetişkin Alman öğrencilerine işletme-büro organizasyonu-sosyal güvenlik-muhasebe-insan kaynakları yönetimi ve meslekî İngilizce dersleri verdi. Çalışmalarını 1993-97 yılları arasında İstanbul’da sürdürdü ve 1997-98 yıllarında SÜ Geyve Meslek Yüksek Okulunda iktisat İngilizcesi dalında okutmanlık yaptı. 1998’de Sakarya Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü Sosyal Siyaset ve Sosyal Güvenlik Anabilim Dalına yardımcı doçent olarak atandı. Aynı yıl KÜ İİBF İktisat Bölümünde misafir öğretim üyesi olarak sosyal politika dersi verdi. 1999’da SÜ Sosyal Siyaset ve Sosyal Güvenlik Anabilim Dalı Başkanlığına atandı. Kasım 2000’de doçent, sonra profesör oldu. 2003’ten itibaren Başbakanlık Özürlüler Dairesi Başkanlığının danışmanlığını yaptı. ESERLERİ: ÇEVİRİ: Yengeç Kitabı-Çocuğunu-zu Yanlış Terbiye Ediyorsunuz (Christian Gotthilf Salzmann’dan, 1995). ARAŞTIRMA: Bakıma Muhtaçların Sosyal Güvenliği (1999), Sosyal Siyaset Açısından Kadın ve Aile-Politikaları (1999), Sosyal Siyaset Açısından Özürlülüğe Karşı Mücadele (2000), Sosyal Siyaset Açısından Özürlüler Politikası (2001), Teorik ve Pratik Boyutuyla Sosyal Bakım. ANSİKLOPEDİK SÖZLÜK: Sosyal Siyaset Terimleri (2002), Ahlâk Terimleri (2003), Davranış Bilimleri Terimleri (2004), Sosyal Güvenlik Terimleri. KAYNAK: İhsan Işık / Resimli ve Metin Örnekli Türkiye Edebiyatçılar ve Kültür Adamları Ansiklopedisi (2. bas., 2009).

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz